Gıda Bülteni Yazarlar Herkes longevity diyor… Peki gerçekten neyi konuşuyoruz?

Herkes longevity diyor… Peki gerçekten neyi konuşuyoruz?

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Son zamanlarda dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum ama ben nereye baksam aynı kelimeyle karşılaşıyorum.

Longevity...

Televizyonda bir doktor anlatıyor, longevity diyor.

Sosyal medyada bir beslenme uzmanı anlatıyor, longevity diyor.

Spor eğitmeni de aynı kelimeyi kullanıyor, estetik merkezleri de…

Hatta artık "longevity uzmanı" unvanıyla karşımıza çıkan isimler bile var.

İtiraf edeyim, ben de bir süredir kendi kendime aynı soruyu soruyorum:

Acaba longevity gerçekten yeni keşfedilmiş bir bilim dalı mı, yoksa yıllardır bildiğimiz sağlıklı yaşamın yeni adı mı?

Kelimenin anlamı aslında oldukça basit.

Türkçeye "uzun yaşam" ya da "uzun ömür" olarak çevriliyor.

Ama bana göre bu tanım eksik kalıyor.

Çünkü burada amaç sadece daha uzun yaşamak değil.

Asıl hedef; yaş aldıkça bağımsız kalabilmek, yürüyebilmek, düşünebilmek, üretmeye devam edebilmek ve yaşam kalitesini koruyabilmek.

Yani mesele takvimde kaç yıl yazdığı değil.

O yılları nasıl yaşadığımız.

İşte longevity tam da bunu anlatıyor.

Fakat son dönemde beni düşündüren başka bir konu daha var.

Bu kavram öylesine popüler hale geldi ki, neredeyse her ürünün üzerine yapıştırılmaya başladı.

Bir takviye gıda longevity için öneriliyor.

Bir cilt bakım ürünü longevity vaadiyle satılıyor.

Bir beslenme modeli "longevity diyeti" olarak sunuluyor.

Hatta bazen öyle anlatılıyor ki, sanki tek bir kapsül ya da tek bir besin bizi uzun ve sağlıklı yaşatacakmış gibi...

Oysa gerçekten böyle olabilir mi?

Bence hayır.

Çünkü uzun ve sağlıklı yaşam tek bir mucize ürüne sığacak kadar basit değil.

Sabah kaçta uyandığınız...

Ne kadar hareket ettiğiniz...

Nasıl beslendiğiniz...

Ne kadar uyuduğunuz...

Stresle nasıl baş ettiğiniz...

Sosyal ilişkileriniz...

Hatta yalnız olup olmadığınız bile bu tablonun bir parçası.

Yani longevity dediğimiz şey aslında tek bir disiplinin konusu değil.

Kardiyolojiyi ilgilendiriyor.

Nörolojiyi ilgilendiriyor.

Gastroenterolojiyi ilgilendiriyor.

Beslenmeyi, egzersizi, psikolojiyi ve halk sağlığını da...

Belki de bu nedenle "longevity uzmanı" ifadesini duyduğumda durup düşünüyorum.

Gerçekten böyle ayrı bir uzmanlık alanı mı oluştu?

Yoksa farklı bilim dallarının aynı hedefte buluştuğu yeni bir yaklaşımı mı konuşuyoruz?

Bence cevabı ikinci seçenek.

Çünkü uzun yaşamın sırrını yıllardır biliyoruz aslında.

Daha fazla sebze yemek.

Kaslarımızı koruyacak kadar hareket etmek.

Yeterince uyumak.

Sigara içmemek.

Gereksiz stresten uzak durmaya çalışmak.

Düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek.

Bunların hiçbiri yeni değil.

Sadece bugün hepsini tek bir kelimenin içine yerleştirdik.

Belki de longevity'nin en büyük başarısı bize yeni bir bilgi öğretmesi değil.

Yıllardır bildiğimiz ama uygulamayı ihmal ettiğimiz gerçekleri yeniden hatırlatması.

Çünkü sağlıklı yaşam modayla açıklanacak kadar yüzeysel değildir.

Bir etikete sığmaz.

Tek bir ürüne indirgenemez.

Ve hiçbir zaman sadece havalı bir kelimeden ibaret olamaz.

Belki longevity yeni bir kelime... Ama anlattığı hikâye, insanlık kadar eski.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *