Gıda Bülteni Genel Yemek saatini değiştirmek erkeklerin kalbini yoruyor; Yeme 'jetlag'ı kriz riskini artırıyor

Yemek saatini değiştirmek erkeklerin kalbini yoruyor; Yeme 'jetlag'ı kriz riskini artırıyor

Hafta içi ile hafta sonu öğün saatleri arasındaki farkın büyümesi, erkeklerde kalp-damar hastalığı riskinin yükselmesiyle ilişkilendirildi. 104 binden fazla yetişkinin izlendiği araştırma, yalnızca geç yemek yemenin değil, sofraya oturma saatlerindeki düzensizliğin de önemli olabileceğini gösterdi.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Hafta sonu kahvaltısını öğlene bırakmak ya da akşam yemeğini hafta içine göre çok daha geç yemek masum bir program değişikliği gibi görünebilir. Ancak Fransa’da yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, bilim insanlarının “yeme jetlagı” adını verdiği bu alışkanlığın erkeklerin kalp sağlığıyla bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

Communications Medicine dergisinde 1 Eylül 2026’da yayımlanan çalışmada, NutriNet-Santé araştırmasına katılan 104 bin 806 yetişkinin verileri incelendi. Katılımcıların sağlık durumu ortanca 8,1 yıl takip edilirken 2 bin 368 kalp-damar hastalığı vakası kaydedildi. Bunların 1.270’i koroner kalp hastalığı, 1.098’i ise beyin damarlarıyla ilişkili vakalardı. Araştırmanın tam metni

Her bir saatlik fark riski yükseltti

Araştırmacılar, katılımcıların hafta içi ve hafta sonundaki ilk ve son kalori alım saatlerinden günlük “yeme zamanının orta noktasını” hesapladı. İki dönem arasındaki fark, yeme jetlagının büyüklüğünü gösterdi.

Erkeklerde bu farkın her bir saat artması; Genel kalp-damar hastalığı riskinde yüzde 14, koroner kalp hastalığı riskinde yüzde 21 daha yüksek göreli riskle ilişkilendirildi.

Kadınlarda ise aynı yönde istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantı görülmedi. Araştırma ekibi bu farkın erkekler ve kadınlar arasındaki biyolojik saat, hormonlar, günlük yaşam düzeni ve kalp hastalıklarının temel görülme sıklığındaki farklılıklardan kaynaklanabileceğini değerlendiriyor.

Yalnızca geç yemek değil, saati değiştirmek de önemli

Katılımcıların yüzde 71’i hafta içi ve hafta sonu yemek düzenini bir saatlik aralık içinde korudu. Yaklaşık yüzde 24’ü hafta sonları öğünlerini bir saatten fazla geciktirirken yüzde 5’e yakın bir grup yemek saatlerini bir saatten fazla öne çekti.

Dikkat çekici sonuç, yalnızca geç yiyenlerde ortaya çıkmadı. Hafta sonu öğünlerini hafta içine göre belirgin biçimde erkene alan erkeklerde de risk yükseldi. Düzenli yemek saatlerini koruyan erkeklerle karşılaştırıldığında:

Öğünlerini ortalama iki saat erkene alanlarda genel kalp-damar hastalığı riski yüzde 44, koroner kalp hastalığı riski yüzde 68 daha yüksekti.
Öğünlerini ortalama 1 saat 40 dakika geciktirenlerde koroner kalp hastalığı riski yüzde 36 daha yüksekti.

Risk artışının yaklaşık 1,5 saatlik yeme jetlagından sonra belirgin bir eşiğe ulaştığı görüldü. Bulgular uyku süresi, yatış saati, beslenme kalitesi, fiziksel aktivite, sigara, alkol ve “sosyal jetlag” hesaba katıldığında da büyük ölçüde korundu.

“Düzenli yemek saati biyolojik ritmi yeniden eşitleyebilir”

Araştırmanın yöneticilerinden INRAE Araştırma Direktörü Bernard Srour, yeni bulgunun daha önceki geç yemek araştırmalarını tamamladığını belirtti:

“Yalnızca geç yemek değil, hafta içi ve hafta sonunda tutarlı öğün saatlerini korumak da önemli olabilir.”

Srour’a göre bağlantının uyku süresinden bağımsız görünmesi, düzenli öğünlerin biyolojik ritmin yeniden eşitlenmesine yardımcı olabileceği düşüncesini güçlendiriyor. 

Yemek saati vücudu nasıl etkiliyor?

Işık, beynimizdeki merkezî biyolojik saati ayarlarken yemek zamanı karaciğer, pankreas, böbrek ve kalp gibi organlardaki çevresel saatler için güçlü bir zaman işareti oluşturuyor. Öğün saatlerinin sürekli değişmesi, bu saatlerin birbiriyle uyumunu bozabiliyor.

Bu uyumsuzluğun kan basıncı ritmi, insülin duyarlılığı, glikoz kullanımı, yağ metabolizması ve kalp hücrelerinin enerji üretimi üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor.

GEÇ AKŞAM YEMEĞİ HASTALIK RİSKİNİ YÜKSELTİYOR

Aynı NutriNet-Santé kohortunda 2023’te yayımlanan bir başka araştırma da günün ilk öğününün her bir saat gecikmesini genel kalp-damar hastalığı riskinde yüzde 6 artışla ilişkilendirmişti. 

Akşam 21.00’den sonra son öğününü yiyenlerde beyin damarlarıyla ilişkili hastalık riski, saat 20.00’den önce yiyenlere göre yüzde 28 daha yüksek bulunmuştu. 

Yeni çalışma bu tabloya farklı bir boyut ekliyor: Kalp sağlığı açısından mesele yalnızca ne kadar geç yemek yediğimiz değil, hafta boyunca yemek saatlerimizi ne ölçüde değiştirdiğimiz de olabilir.

Araştırma, tekrarlanan 24 saatlik beslenme kayıtlarına dayanan gözlemsel bir kohort çalışması olduğu için nedensellik göstermiyor; yeme jetlagının doğrudan kalp hastalığına yol açıp açmadığının klinik çalışmalarla sınanması gerekiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *