Gıda Bülteni Gündem Görünmeyen tehlike büyüyor: Pestisitler kanser riskini katlayabilir!

Görünmeyen tehlike büyüyor: Pestisitler kanser riskini katlayabilir!

Institut Pasteur öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir araştırma, pestisitlere yoğun çevresel maruziyetin bazı kanser türlerinde riski yüzde150’ye kadar artırabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, “tekli kimyasal güvenlidir” yaklaşımının gerçek hayattaki karışım etkilerini göz ardı ettiğine dikkat çekiyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Fransa’daki Institut Pasteur, IRD, Toulouse Üniversitesi ve Peru Ulusal Neoplastik Hastalıklar Enstitüsü (INEN) tarafından yürütülen geniş kapsamlı araştırma, pestisit maruziyeti ile kanser riski arasında dikkat çekici bir ilişki ortaya koydu.

Çalışmada 2007–2020 yılları arasında 150 binden fazla kanser vakası incelendi ve 31 farklı pestisitin çevresel yayılımı modellendi. Sonuçlar, pestisit yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde bazı kanser türlerinin görülme oranlarının belirgin şekilde arttığını gösterdi.

Araştırmaya göre, yüksek pestisit maruziyetine sahip bölgelerde yaşayan bireylerde kanser riskinin ortalama yüzde 150’ye kadar daha yüksek olabileceği tespit edildi.

Bilim insanları özellikle tek tek kimyasalların değil, “karışım halinde maruziyetin” etkisinin altını çiziyor. Çünkü gerçek yaşamda insanlar aynı anda çok sayıda pestisite maruz kalabiliyor.

Sessiz Tehlike: Etki Yıllar Önce Başlıyor

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise pestisitlerin etkisinin uzun vadeli ve sinsi ilerlemesi. Uzmanlara göre bu kimyasallar; hücresel işleyişi bozabiliyor, karaciğer gibi detoks organlarını etkileyebiliyor ve tümör oluşumundan yıllar önce biyolojik değişikliklere yol açabiliyor. Bu değişimler çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor ve hastalık ortaya çıkana kadar fark edilmiyor.

Pestisitlerden Nasıl Korunabiliriz?

Uzmanlar, günlük yaşamda alınabilecek bazı önlemlerle pestisit maruziyetinin azaltılabileceğini vurguluyor:

Meyve ve sebzeleri iyi yıkayın: Sadece su değil, karbonatlı su veya sirkeli suda bekletme bazı kalıntıları azaltabilir.

Mevsiminde ve yerel ürünleri tercih edin: Aşırı pestisit kullanımının olduğu ithal veya sera ürünlerine dikkat edin.

Organik ürünleri mümkün olduğunca tercih edin: Özellikle kabuğuyla tüketilen ürünlerde organik seçenekler daha güvenli olabilir.

Çeşitli beslenin: Tek tip ürün tüketmek yerine çeşitlilik, belirli kimyasallara yoğun maruziyeti azaltır.

Evde temizlik ve depolamaya dikkat edin: Kalıntıların birikmesini önlemek için ürünleri uygun koşullarda saklayın.

Hangi Ürünlerde Pestisit Riski Daha Yüksek?

Pestisit kalıntıları en çok yüzey alanı geniş, ince kabuklu ve zararlılara açık meyve ve sebzelerde görülüyor. Uzmanlara göre özellikle çilek, elma, üzüm, şeftali ve kiraz gibi meyveler, pestisit kalıntısı açısından en riskli ürün grupları arasında yer alıyor. Bu ürünler, tatlı yapıları ve hassas yüzeyleri nedeniyle tarım ilaçlarına daha yoğun maruz kalabiliyor.

Sebze grubunda ise ıspanak, marul, lahana, biber ve domates gibi ürünler öne çıkıyor. Özellikle yapraklı sebzeler, pestisit kalıntısını daha fazla tutma eğiliminde olduğu için dikkat edilmesi gereken ürünler arasında bulunuyor.

Ayrıca sera üretimiyle yetiştirilen domates ve biber gibi ürünlerde, hızlı üretim ve yoğun tarımsal mücadele nedeniyle kalıntı riski artabiliyor. İthal edilen bazı tropikal meyvelerde de benzer durumlar görülebiliyor.

Türkiye’de durum ne?

Türkiye’de tarımsal üretimde pestisit kullanımı uzun yıllardır gündemde olan bir konu. Özellikle, sera üretiminin yoğun olduğu bölgelerde, ihracata yönelik hızlı üretim yapılan tarım alanlarında, böcek ve hastalık baskısının yüksek olduğu meyve-sebze üretiminde pestisit kullanımının arttığı biliniyor.

Resmi kurumlar belirlenen maksimum kalıntı limitleri (MRL) üzerinden denetim yapıyor. Ancak uzmanlara göre sorun yalnızca “limit aşımı” değil, düşük dozda ve uzun süreli karışım maruziyeti. Gıda güvenliği uzmanları, Türkiye’de denetimlerin güçlü olduğunu ancak tüketicinin de bilinçli hareket etmesinin kritik olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *