Yapılan laboratuvar analizlerinde, iki gemideki ürünlerin Türkiye’nin yasal gıda güvenliği limitlerini aşan tarım ilacı kalıntıları içerdiği ve küf oluşumu bulunduğu belirtildi. Sadece 33 bin ton kapasiteli tek bir geminin tüm kontrolleri geçerek limana kabul edildiği aktarıldı.
İki gemi geri çevrildi
Sektör kaynaklarına göre Türkiye’ye ulaşan sevkiyatlarda uygulanan analizler sonucunda, iki gemi yüksek pestisit kalıntısı ve küf nedeniyle reddedildi. Bir geminin ise mevzuata uygun bulunarak tahliyesine izin verildi.
Yetkililerin özellikle ithal yağlı tohumlarda pestisit ve mikotoksin analizlerini sıkılaştırdığı belirtiliyor.
Bulgaristan da aynı sorunla karşılaştı
Rapora göre sorun yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Bulgaristan’ın da Arjantin menşeli ayçiçeği sevkiyatlarında benzer şekilde yüksek pestisit kalıntılarıyla karşılaştığı ifade edildi.
Sektör temsilcileri, kalite problemlerinin özellikle ayçiçek yağı üretim süreçlerinde ticari risk yarattığını ve ithalatçı firmaların daha temkinli hareket etmeye başladığını belirtiyor.
Türkiye ayçiçeğinde dev ithalatçı konumunda
Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerine göre Türkiye, 2025/26 sezonunun Eylül-Nisan döneminde toplam 1,3 milyon ton yağlı tohum ithalatı gerçekleştirdi.
Türkiye’nin ayçiçeği tedarikinde, Romanya yüzde 48 ile ilk sırada, Moldova yüzde 28 ile ikinci sırada,
Bulgaristan ise yüzde 15 payla üçüncü sırada yer aldı.
Arjantin’den yapılan ithalatın ise özellikle son dönemde arz açığını dengelemek amacıyla gündeme geldiği belirtiliyor.
Ayçiçek yağı fiyatları geriledi
Piyasadaki kalite tartışmaları ve artan arz hareketliliği sonrası ayçiçek yağı fiyatlarında da düşüş yaşandı. Sektör verilerine göre FOB Türkiye bazında ayçiçek yağı fiyatları ton başına 1380-1400 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Uzmanlar, ithal edilen ürünlerde yaşanan pestisit ve küf sorunlarının yalnızca ticari değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da kritik risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Pestisit ve küf neden riskli?
Ayçiçeği gibi yağlı tohumlarda tespit edilen yüksek pestisit kalıntıları, uzun vadede insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bazı pestisitler, hormonal sistemi etkileyebiliyor, sinir sistemi üzerinde toksik etki yaratabiliyor, karaciğer ve böbrek üzerinde yük oluşturabiliyor.
Küf kaynaklı mikotoksinler ise özellikle sıcak ve nemli depolama koşullarında oluşabiliyor. Uzmanlara göre bazı küf toksinleri karaciğer hasarı ve kanser riskiyle ilişkilendiriliyor.
Türkiye’de son dönemde hem ithal ürünlerde hem de iç piyasada pestisit kalıntıları ve küf kaynaklı gıda güvenliği sorunlarına ilişkin denetimlerin sıkılaştırıldığı görülüyor. Ayçiçek yağındaki pestisit ve küf tehdidi, yağın gıda üretiminde kullanılması nedeniyle diğer gıdalara da sirayet etme riski barındırıyor.
