İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki baskısı her geçen yıl artarken, Anadolu'nun binlerce yıllık zeytin mirasının geleceğini korumaya yönelik politika önerileri Ankara'da düzenlenen "Zeytinâlem: Anadolu'nun Dirençli Zeytinleri – İklim Değişikliği Çağında Zeytincilik Zirvesi"nde ele alındı.
Proje Evi Kooperatifi tarafından Avrupa Birliği'nin finansal desteğiyle, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) ve Slow Food ortaklığında yürütülen ANATOLİVAR Projesi kapsamında gerçekleştirilen zirve, kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve sektör paydaşlarını bir araya getirdi.

Etkinlikte Avrupa Komisyonu IPARD Türkiye Masası Sorumlusu Krzystof Sulima, AB Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda geleneksel tarıma sağlanan kırsal kalkınma desteklerini ve çevre tedbirlerini anlattı.
Zeytinlikler sadece üretim alanı değil
Zirvede öne çıkan başlıklardan biri, geleneksel zeytinliklerin yalnızca zeytin üretimi yapılan tarım alanları olarak değil, aynı zamanda biyoçeşitliliği koruyan ve karbon depolayan ekosistemler olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki yaklaşım oldu.
Proje Evi Kooperatifi ortağı ve Yeşil Dönüşüm Uzmanı Ferdi Akarsu, zeytinliklerin güçlü karbon yutak alanları olduğunu belirterek, bu kapasitenin ekonomik değere dönüştürülebileceğini söyledi.

Akarsu'ya göre zeytinliklerin karbon tutma kapasitesinin ölçülmesi ve uygun mekanizmaların geliştirilmesi halinde üreticiler, yalnızca zeytin ve zeytinyağı üretiminden değil, iklim dostu uygulamalardan da gelir elde edebilecek.
Bu yaklaşımın Türkiye'nin net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayabileceği de vurgulandı.
Yerel çeşitler için "yerinde koruma" çağrısı
Zirvede ayrıca Anadolu'nun sahip olduğu yüzlerce yerel zeytin çeşidinin korunması konusu da gündeme geldi.
Proje Evi Kooperatifi ortaklarından Itri Levent Erkol, iklim değişikliğine dayanıklılık açısından büyük önem taşıyan yerel çeşitlerin doğal yetişme alanlarında korunması gerektiğini belirtti.
