Avrupa Birliği'nde yıllardır tartışılan Bisfenol A (BPA) yasağı yürürlüğe girdi. Temmuz 2026 itibarıyla BPA veya benzeri bisfenol türevleri içeren gıda ambalajları ve gıda ile temas eden ürünler Avrupa Birliği pazarında satılamayacak.
Karar yalnızca tek kullanımlık ambalajları değil; konserve kutularını, plastik su şişelerini, saklama kaplarını ve çeşitli mutfak ekipmanlarını da kapsıyor.
BPA HANGİ GIDA AMBALAJLARINDA VAR?
BPA, sert ve şeffaf plastiklerin üretiminde kullanılan polikarbonatların yanı sıra epoksi reçinelerin üretiminde de yaygın olarak kullanılıyor.
Bu reçineler özellikle konserve kutularının iç yüzeylerinde yer alıyor. Amaç metalin paslanmasını ve gıdayla doğrudan temas etmesini önlemek.
Ancak bilim insanları yıllardır BPA'nın bu yüzeylerden gıdalara geçebildiğini ve insanların maruziyetine neden olduğunu belirtiyor.
BPA ayrıca bazı plastik kaplarda, yeniden kullanılabilir şişelerde, baskı mürekkeplerinde ve yapıştırıcılarda da bulunabiliyor.
İnsanların yüzde 92'sinde tespit edildi
Avrupa Çevre Ajansı'nın araştırmalarına göre incelenen 11 Avrupa ülkesindeki yetişkinlerin yüzde 92'sinin idrarında BPA izlerine rastlandı.
ABD'de yapılan benzer çalışmalarda da katılımcıların yüzde 93'ünde BPA tespit edildi.
Bu sonuçlar, BPA maruziyetinin istisnai değil, neredeyse evrensel hale geldiğini ortaya koyuyor.
Hormon sistemini etkiliyor
Bilimsel çalışmalar BPA'nın bir endokrin bozucu olduğunu gösteriyor. Başka bir ifadeyle BPA, insan hormon sistemine müdahale edebiliyor.
Araştırmalara göre BPA; Östrojen hormonunu taklit edebiliyor, kadın ve erkeklerde doğurganlığı etkileyebiliyor, ergenlik gelişimini değiştirebiliyor, bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor, obezite ve diyabet riskini artırabiliyor, bazı kanser türleriyle ilişkilendiriliyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), BPA'nın her yaş grubunda sağlık riski oluşturabileceği sonucuna ulaşmıştı.
Konserve kutuları en önemli kaynaklardan biri
Uzmanlara göre BPA maruziyetinin önemli kaynaklarından biri konserve ambalajları.
Konserve kutularının iç yüzeylerinde kullanılan epoksi reçineler zamanla gıdaya çok düşük miktarlarda BPA geçişine neden olabiliyor.
Özellikle uzun süre depolanan ürünlerde bu geçişin daha fazla önem kazandığı belirtiliyor.
Araştırmalar, polikarbonat plastik kaplar ve bazı sert plastik şişelerin de BPA maruziyetine katkı sağlayabildiğini gösteriyor.
Türkiye'yi de etkileyecek
AB'nin kararı yalnızca Avrupa'daki tüketicileri ilgilendirmiyor. Avrupa'ya ihracat yapan Türk gıda üreticileri ve ambalaj sanayisi için de yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.
İhracatçıların BPA içermeyen alternatif ambalaj sistemlerine yönelmesi gerekecek. Özellikle konserve, içecek, hazır gıda ve plastik ambalaj sektörlerinde alternatif malzeme kullanımının hızlanmasını bekliyor.
Sırada diğer kimyasallar var
Uzmanlar BPA yasağının tek başına bir son olmadığını belirtiyor. Son yıllarda PFAS olarak bilinen ve "sonsuz kimyasallar" olarak adlandırılan bileşikler de Avrupa'da yoğun tartışma konusu haline geldi.
Gıda güvenliği otoriteleri, önümüzdeki yıllarda gıda ambalajlarında kullanılan diğer kimyasallara yönelik düzenlemelerin de sıkılaşabileceğine dikkat çekiyor.
