ABD'de hızla büyüyen yüksek proteinli yoğurt pazarı, iki dev üreticiyi mahkemelik etti.
Danone, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde açtığı davada, Chobani'nin "20g Protein" ibaresiyle sattığı yüksek proteinli Yunan yoğurtlarının gerçekte tüketicilerin düşündüğü kadar yoğun protein içermediğini öne sürdü.
Şirketin iddiasına göre Chobani, ürünün protein yoğunluğunu artırmak yerine porsiyon tanımını büyüterek etikette daha yüksek protein değeri göstermeyi tercih etti.
Tartışmanın merkezinde 20 gram eşiği var
Dava dosyasına göre ABD'de yüksek proteinli ürün pazarında porsiyon başına 20 gram protein önemli bir psikolojik eşik haline geldi.
Protein tüketimine yönelik ilginin hızla artması nedeniyle tüketiciler ürünleri artık yalnızca kalori veya yağ oranına göre değil, protein miktarına göre de değerlendiriyor.
Danone, kendi Oikos Pro serisinin bu eşiği gerçek protein yoğunluğu ile geçtiğini, Chobani'nin ise daha büyük porsiyon tanımlayarak aynı kategoriye girdiğini savunuyor.
Danone'nin iddiası ne?
Danone'ye göre Chobani'nin 32 onsluk aile boyu kaplarında kullanılan porsiyon büyüklüğü FDA'nın standart referans değerlerinden farklı hesaplanıyor.
Bu sayede ürün etiketinde "20 gram protein" ifadesi yer alabiliyor.
Ancak Danone'nin hesaplamasına göre ürünün protein yoğunluğu Oikos Pro'nun gerisinde kalıyor.
Şirket, vanilyalı Oikos Pro'nun ons başına yaklaşık yüzde 26 daha fazla protein içerdiğini, sade versiyonda ise farkın yüzde 39'a ulaştığını iddia ediyor.
Danone ayrıca yüksek proteinli yoğurt üretiminin özel teknoloji, gelişmiş filtrasyon sistemleri ve ciddi yatırım gerektirdiğini savunarak Chobani'nin bu yatırımları yapmadan aynı kategoride görünmeye çalıştığını öne sürüyor.
Chobani neden hedefte?
İlginç olan nokta, Chobani'nin tek porsiyonluk ürünlerinin dava kapsamında olmaması. Çünkü bu ürünler fiziksel olarak daha büyük porsiyonlar içeriyor ve 20 gram protein iddiasını hacimsel olarak karşılıyor.
Sorun, aile boyu paketlerdeki porsiyon tanımı ve bunun tüketici algısına etkisi.
Danone'nin temel argümanı şu: "Tüketici paketin ön yüzünde 20 gram protein gördüğünde ultra yüksek proteinli bir ürün satın aldığını düşünüyor."
Chobani cephesi ise kamuoyuna yansıyan dava dosyasına yönelik herhangi bir açıklama yapmadı.
CHOBANİ'NİN SAHİBİ TÜRK İŞ İNSANI HAMDİ ULUKAYA?

Chobani'nin sahibi ve kurucusu, aslen Erzincan doğumlu Türk girişimci ve iş insanı Hamdi Ulukaya. Ulukaya, Chobani markasını 2005 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde kurdu. "Greek yogurt" ibaresiyle satılan Chobani ürünleri, tüketiciden büyük takdir gördü ve Chobani küresel çapta tanınan bir gıda devi haline geldi. Zaman zaman Türkiye'ye gelen Hamdi Ulukaya, geçtiğimiz yıl Chobani markasıyla Fenerbahçe Spor Kulübü'ne sponsor oldu.
Protein artık yeni pazarlama silahı
Dava, aslında yoğurt sektöründeki çok daha büyük bir dönüşümün sonucu. Future Market Insights verilerine göre yüksek proteinli yoğurt pazarı 2025 yılında 42,4 milyar doları aşmış durumda.
Pazarın 2036 yılına kadar yaklaşık 97 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Protein artık yalnızca sporcuların değil, geniş tüketici kitlesinin satın alma kararlarını etkileyen bir kriter haline geldi.
Bu nedenle yoğurt üreticileri arasında yaşanan rekabet artık tat, yağ oranı veya fiyat üzerinden değil, protein yoğunluğu üzerinden şekilleniyor.
Kim haklı?
Hukuki kararı mahkeme verecek.
Ancak dava dosyaları, gıda sektöründe yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.
Artık yalnızca ürünün içinde ne olduğu değil, o bilginin tüketiciye nasıl sunulduğu da rekabetin konusu haline geliyor.
Başka bir ifadeyle, yoğurt savaşları artık sütle değil, protein gramlarıyla yapılıyor.
