ABD'nin İran'a yönelik başlattığı hava saldırısı, sadece askeri anlamda değil ekonomik anlamda da dünya dengelerini sarsacak.
ABD-İran savaşının, Türkiye'deki petrol ve gübre fiyatlarında ciddi bir yükselişe neden olmasından endişe ediliyor.
ABD İRAN SAVAŞI GÜBRE KRİZİNE YOL AÇAR MI?
İran, Türkiye'deki gübre üreticilerinin ham madde temin ettiği ülkelerin başında geliyor. GÜBRETAŞ'ın (Gübre Fabrikaları T.AŞ) İan'daki bağlı ortaklığı Razi Petrochemical Co. da savaştan etkilenecek şirketler arasında yer alıyor.
Geçtiğimiz yıl İsral'in İran'a yönelik düzenlediği kısa süreli saldırılarda bile Türkiye, bölgedeki gelişmeden en çok etkilenen ülkelerden bir olmuştu.
İran'a yönelik başlatılan savaşın enerji, gübre dolayısıyla tarım ve gıdayı doğrudan etkilemesi bekleniyor. Geçtiğimiz yaz İsrail - İran gerginliğinde gübre sektörü, Mısır’daki üre ve LNG tesisleri üretimini durması nedeniyle büyük sıkıntı yaşamıştı.
Üre fiyatlarında ciddi artış bekleniyor
İran’dan gelen petrol arzı riski (Hürmüz Boğazı) nedeniyle brent petrol fiyatı artmış, bu nedenle gübrede navlun ve üretim maliyetleri de yükselmişti.
Savaş nedeniyle üre fiyatlarında artış yaşanmasıyla birlikte birçok firma gübre satışını durdurmuş, amonyak fiyatı ve doğalgaz maliyeti de yükselmişti.
İran'daki savaşın Türkiye'deki gıda fiyatlarına etkisini Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şöyle değerlendirmişti: “13 Haziran’da başlayan İran-İsrail savaşının gübre fiyatlarını artırdı. Türkiye kimyasal gübre hammaddesinin yüzde 90’ından fazlasını ithal ediyor ve gübre piyasaları hem dış piyasalara hem de dolar kuruna bağımlı. ÜRE gübresi fiyatı bir ayda yüzde 38,5 arttı. DAP gübresinin fiyatı yüzde 12,9 arttı. Sadece 1 ayda kompoze gübresi yüzde 10,7, amonyum sülfat yüzde 6, amonyum nitrat ise yüzde 3,1 oranında zamlandı.”
Tarımda verim kaybına neden olabilir
Gübre arzının daralması, doğrudan verim kaybı riskini beraberinde getiriyor. Buğday, mısır ve pirinç gibi stratejik ürünlerde yeterli gübre kullanılmazsa, rekolte düşecek. Bu da dünya genelinde gıda fiyatlarının artmasına ve özellikle yoksul bölgelerde gıda güvensizliğinin tırmanmasına neden olabilir.
