Gıda Bülteni Sektörden Gıda takviyeleri düzenlemesi netleşti; Vitamin, mineral ve balık yağlarına yeniden onay şartı!

Gıda takviyeleri düzenlemesi netleşti; Vitamin, mineral ve balık yağlarına yeniden onay şartı!

Takviye edici gıdalarda iki bakanlıklı onay sistemine geçişi öngören düzenlemenin ayrıntıları netleşiyor. Yönetmelik ve Sağlık Bakanlığının hazırladığı kanun taslağını inceleyen Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Başkanı Samet Serttaş, Gıda Bülteni'ne yaptığı değerlendirmede, bugüne kadar onay verilen yaklaşık 28 bin ürün için altı ay içinde yeniden başvuru yapılmaması halinde onayların iptal edilmiş sayılacağını ve bu sürecin sektör firmalarına yaklaşık 2,8 milyar TL'lik yeni bir onay maliyeti çıkarabileceğini söyledi; “Bu düzenleme özellikle küçük ve orta ölçekli üreticileri silip süpürür.”

7 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye'de vitamin, mineral, balık yağı ve bitkisel takviyeleri kapsayan takviye edici gıda sektöründe köklü değişiklikler gündemde. 

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve sektör temsilcileriyle paylaşılmaya başlanan kanun taslağı, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun takviye edici gıdalara ilişkin 28. maddesini baştan yazıyor. 

Kanun taslağı ve buna bağlı yönetmelik taslakları, mevcut ürün onaylarının geleceğinden internet üzerinden satışlara kadar birçok alanda değişiklik öngörüyor.

TAKVİYE GIDALARA YENİDEN ONAY ZORUNLULUĞU

Gıda Bülteni'ne özel açıklamalarda bulunan Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği (GTBD) Yönetim Kurulu Başkanı Samet Serttaş, kendisine ulaşan kanun ve yönetmelik taslaklarını incelediğini belirterek düzenlemenin sektöre etkilerini anlattı.

Gıda Takviyesi Beslenme Derneği Başkanı Samet Serttaş, Gıda Bülteni'ne özel açıklamalarda bulundu

RUHSATLI 28 BİN GIDA TAKVİYESİ VAR

Serttaş'ın verdiği bilgilere göre, bugüne kadar Tarım ve Orman Bakanlığından onay alan, yaklaşık 23 bini yerli ve 4 bin 500'ü ithal 28 bin takviye edici gıda için yeniden başvuru zorunluluğu getiriliyor. Bu ürünleri piyasaya süren 517 üretici ve 1.252 ithalatçı işletme de süreçten doğrudan etkilenecek.

Başvurmayan ürünün onayı iptal, ürünleri toplatılacak

Kanun taslağının geçici maddesine göre, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce onaylanmış takviye edici gıdalar için altı ay içinde yeni kurulacak Takviye Edici Gıda Değerlendirme ve Belirleme Komisyonu'na başvurulması gerekecek. Bu süre içinde başvurusu yapılmayan ürünlerin mevcut onayları iptal edilmiş sayılacak.

VİTAMİN VE MİNERALLER VE OMEGA 3'LER İÇİN YENİDEN ONAY SÜRECİ

Komisyon başvuruları bir yıl içinde sonuçlandıracak, komisyonun belirleyeceği ürünlerde bu süre iki yıl olacak. Komisyonun Tarım ve Orman Bakanlığına bıraktığı ürünlerde mevcut onay devam edecek. 

Sağlık Bakanlığına yönlendirilen ürünler ise bu bakanlıktan yeniden onay almak zorunda kalacak. Bu süreç tamamlanana kadar ürünlerin satışı sürecek, ancak Sağlık Bakanlığının başvurusunu reddettiği ürünlerin onayı iptal edilmiş sayılacak.

ONAYLANMAYAN TAKVİYE EDİCİ GIDALARA İMHA  

Onayı iptal edilen ürünler, masrafları firmaya ait olmak üzere piyasadan toplatılacak ve imha edilmek üzere mülkiyetlerinin kamuya geçirilmesine karar verilecek.

Serttaş, mevzuata uygun şekilde onay almış, yatırım yapmış, üretim tesisi kurmuş ve personel istihdam etmiş firmaların bu hükümle belirsizliğe sürüklendiğini belirterek, devletin verdiği onaylara güvenerek faaliyet gösteren işletmelerin kazanılmış haklarının korunması gerektiğini söyledi.

28 bin ürün için 2,8 milyar TL'lik onay maliyeti

Yeni düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri, mevcut ürünlerin yeniden onaylanması için firmaların karşılaşacağı maliyet olacak.

Taslakta komisyona yapılacak bu ilk başvurulardan ücret alınmayacağı yer alıyor. Ancak Serttaş'a göre asıl yük başvuru harcında değil. 

Sağlık Bakanlığına yönlendirilecek ürünler için yeni onay dosyaları hazırlanacak, analizler ve stabilite çalışmaları yeniden yaptırılacak. Komisyonun değerlendirme kriterleri ve sonraki başvuru ücretleri ise henüz çıkarılmamış ortak bir yönetmelikle belirlenecek.

Her bir ürünün onay sürecinde firmaların yaklaşık 100 bin TL harcama yaptığını belirten Serttaş, 28 bin ürünün yeniden başvuruya tabi tutulmasının sektör genelinde yaklaşık 2 milyar 800 milyon TL'lik maliyet yaratabileceğini söyledi.

“KÜÇÜK ÜRETİCİLER MALİ AÇIDAN ZORLANABİLİR”

Serttaş, düzenlemenin özellikle KOBİ ölçeğindeki üreticileri zor durumda bırakabileceğini vurgulayarak, "Bunu büyük firmalar belki göğüsleyebilir ama yeni gelişen KOBİ statüsündeki takviye edici gıda üreticilerini tamamen silip süpürecek bir düzenleme yapılmak isteniyor" dedi.

Mevcut izinlerin topluca iptal edilmesi yaklaşımının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Serttaş, daha önce onay almış ürünler için yeni bir mali yük oluşturulmasına karşı çıktı.

Hangi ürünün hangi bakanlığa gideceğine 13 kişilik komisyon karar verecek

Kanun taslağının merkezinde yeni kurulacak Takviye Edici Gıda Değerlendirme ve Belirleme Komisyonu bulunuyor. Komisyon, onay başvurusu yapılan ürünlerin etken maddelerini ve miktarlarını halk sağlığı açısından değerlendirecek ve ürüne hangi bakanlığın onay vereceğini belirleyecek.

Komisyonda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından beşer, Ticaret Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden birer üye olmak üzere 13 kişi yer alacak. Komisyonun sekretaryasını Sağlık Bakanlığı yürütecek. Komisyon kararlarına 30 gün içinde itiraz edilebilecek, itiraz üzerine verilen kararlar kesin olacak.

Serttaş, Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin de yer aldığı bir Takviye Edici Gıda Komisyonunun 2013'ten bu yana zaten çalıştığını ve bugünkü onayların bu komisyonun belirlediği etken maddelere göre verildiğini hatırlattı. Yılda en az iki kez toplanması öngörülen bir kurulun 28 bin ürünü bir yıl içinde değerlendirmesinin de gerçekçi olmadığını söyledi.

Vitaminler Sağlık Bakanlığına, bitkisel takviyeler Tarım Bakanlığına

Taslakta dikkat çeken bir diğer değişiklik ise takviye edici gıdaların onay süreçlerinin iki bakanlık arasında paylaştırılması.

Kanun taslağı bu ayrımı komisyonun kararına bırakıyor. Serttaş'ın aktardığına göre yönetmelik taslaklarında ise vitamin, mineral ve balık yağı ürünlerinin onay süreçleri Sağlık Bakanlığına geçerken, bitkisel takviyelerin onay yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığında kalacak.

Bu ayrımı eleştiren Serttaş, uluslararası standartları ve kullanım limitleri büyük ölçüde belirlenmiş vitamin ve mineral ürünlerinin Sağlık Bakanlığına devredilirken, bilimsel değerlendirmeye daha fazla ihtiyaç duyulan bitkisel takviyelerin mevcut bakanlıkta bırakılmasını anlaşılır bulmadığını söyledi.

Bitkisel takviyelerde dozlar, bileşen kalitesi ve ilaç etkileşimleri konusunda uluslararası düzeyde görüş ayrılıkları bulunduğunu hatırlatan Serttaş, özellikle konsantre bitkisel içeriklerin değerlendirilmesinde bilimsel incelemenin önemine dikkat çekti.

Sağlık beyanları da yeniden değerlendirilecek

Yeni düzenleme yalnızca ürün onaylarını değil, takviye edici gıdaların ambalajlarında ve tanıtımlarında kullanılan sağlık beyanlarını da kapsıyor.

Serttaş, mevcut sağlık beyanlarının iptal edilerek yeniden başvuru sürecinin başlatılmasının öngörüldüğünü belirtti.

Vitamin ve minerallerle ilgili sağlık beyanlarının önemli bölümünün uluslararası standartlara dayandığını anlatan Serttaş, Avrupa'da kabul edilen 282 sağlık beyanından 210'unun Türkiye'de de kullanıldığını ifade etti.

Örneğin C vitamininin bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunduğuna ilişkin beyanın belirli kullanım koşulları çerçevesinde kabul edildiğini hatırlattı.

İnternetten satışlara yeni sınırlama

Taslakta internet üzerinden takviye edici gıda satışlarını etkileyecek hükümler de bulunuyor. Kanun taslağı, her iki bakanlığa da onay verdiği ürünlerin hangi mecralarda satılabileceğini yönetmelikle belirleme yetkisi tanıyor.

Serttaş'ın açıklamasına göre yeni sistemde firmaların ürünlerini yalnızca kendi internet satış kanalları üzerinden pazarlamasına izin verilmesi öngörülüyor.

Bu yaklaşımın bağımsız satıcıları ve takviye edici gıda ticareti yapan işletmeleri olumsuz etkileyebileceğini belirten Serttaş, düzenlemenin mevcut satış ağlarında ciddi kayıplara yol açabileceği uyarısında bulundu.

"İlaç mevzuatı takviye edici gıdalara uygulanmak isteniyor"

Düzenlemenin hazırlanış biçimini de eleştiren Serttaş, takviye edici gıdaların ilaçlardan farklı bir ürün grubu olduğuna dikkat çekti. Takviye edici gıdaların Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde gıda sınıfında yer aldığını hatırlattı.

Taslakta ilaçların onay süreçlerine benzer hükümlerin kullanıldığını savunan Serttaş, mevcut ilaç ruhsatlandırma yaklaşımının takviye edici gıdalara uyarlanmasının sektörün yapısına uygun olmadığını ifade etti. 

Komisyon üyeleri için sayılan uzmanlık alanlarının başında farmakoloji, toksikoloji ve farmakognozinin yer almasını da bu yaklaşımın bir yansıması olarak değerlendirdi.

Düzenlemenin kasım sonunda Meclise gelmesi bekleniyor

Serttaş'ın verdiği bilgiye göre taslağın kasım ayı sonunda TBMM gündemine getirilmesi hedefleniyor. Düzenleme kanunlaşırsa firmalara mevcut ürünleri için komisyona başvurmak üzere altı ay süre tanınacak, başvuruların sonuçlanması ise bir ila iki yıl sürecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *