Termometrelerin 35 dereceyi aştığı, asfaltın adeta eridiği günlerde serin bir içeceğin cazibesi tartışılmaz. Buzlu kahveler, limonatalar, meyveli içecekler ve soğuk çaylar sıcakla mücadelede ilk sıraya yerleşiyor. Ancak bardakların içinde yüzen o masum buz küpleri, bazı durumlarda görünmeyen bir sağlık riskine dönüşebiliyor.
Bilim insanları yıllardır buzun mikrobiyolojik kalitesini araştırıyor. Sonuçlar ise dikkat çekici: Sorun çoğu zaman kullanılan su değil, buzun üretildiği ve saklandığı ortamlar.
Türkiye'deki buzlar mikroplu çıktı
Türkiye'de farklı gıda işletmelerinde gerçekleştirilen bir araştırmada restoranlar, fast-food işletmeleri, barlar ve balık satış noktalarından alınan 105 buz örneği incelendi. Araştırmada buz örneklerinin yüzde 6,7'sinde E. coli bakterisi tespit edilirken, buz makinelerinin yüzeylerinde bu oran yüzde 21,9'a ulaştı. Koliform bakteriler ise buz örneklerinin yarısından fazlasında bulundu. Araştırmacılar, buz kalitesini belirleyen en önemli unsurun buz makinelerinin düzenli temizliği olduğunu belirtti.
Buz mikrop mu barındırıyor?
İtalya'da yürütülen bir araştırmada ev tipi, endüstriyel ve restoranlarda üretilen toplam 60 buz örneği incelendi. Araştırmacılar, özellikle bar ve restoranlarda üretilen buzlarda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek bakteri yoğunluğunun diğer örneklere göre daha yüksek olduğunu belirledi. 
2023 yılında yayımlanan başka bir araştırmada ise gıdalarla doğrudan temas eden buzların mikrobiyolojik yapısı incelendi. Çalışmada yüksek düzeyde bakteri yükü tespit edilirken, özellikle Staphylococcus aureus gibi gıda kaynaklı enfeksiyonlarla ilişkilendirilen mikroorganizmaların buzlarda bulunabildiği ortaya kondu. Araştırmacılar, buzların depolama ve kullanım sırasında çapraz bulaşma riski taşıdığına dikkat çekti.
İtalya'nın Apulia bölgesinde 2023 yılında gerçekleştirilen ve geçen yıl yayımlanan başka bir çalışmada ise restoran ve barlardan alınan 108 buz örneği incelendi. Sonuçlar, kullanılan suyun mikrobiyolojik kalitesi uygun olsa bile buzlarda bakteri ve mantar yükünün daha yüksek olabildiğini gösterdi. Araştırmacılar, sorunun su kaynağından çok buz makinelerinin temizliği ve bakımından kaynaklandığını vurguladı.
Şeffaf olması temiz olduğu anlamına gelmiyor
Uzmanlar, tüketicilerin en sık yaptığı hatalardan birinin buzun görüntüsüne güvenmek olduğunu belirtiyor. Oysa mikrobiyolojik kirlenme çıplak gözle görülemiyor. Berrak ve temiz görünen bir buz küpü, uygun olmayan koşullarda üretildiyse risk taşıyabiliyor. Gıda güvenliği uzmanlarına göre buz da tıpkı içme suyu gibi bir gıda olarak değerlendirilmeli ve aynı titizlikle denetlenmeli.
Sıcak havalarda serinlerken nelere dikkat etmeli?
Sıcak havalarda tüketimi artan bazı ürünler de hijyen açısından dikkat gerektiriyor. Uzmanlar, özellikle sıcaklığın yükseldiği dönemlerde bakterilerin daha hızlı çoğalabildiğini ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskinin arttığını belirtiyor.
- Açıkta satılan kesilmiş karpuz ve kavunlar
- Yol kenarında satılan limonata ve meyve suları
- Yetersiz temizlenen dondurma makineleri
- Açıkta bekletilen meyve tabakları
- Buz bazlı aromalı içecekler
- Uzun süre güneş altında bekleyen soğuk içecekler
Sağlıklı serinlemenin yolu nedir?
- Susamayı beklemeden düzenli su tüketin.
- Ayran, kefir ve sade maden suyunu tercih edin.
- Karpuz, salatalık ve kavun gibi su oranı yüksek meyveleri tüketin.
- Evde hazırlanmış şekersiz soğuk çaylar içebilirsiniz.
- Çok şekerli ve aşırı kafeinli içeceklerden uzak durun.
- Açıkta satılan buzlu içecekler yerine güvenilir işletmeleri tercih edin.
- Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmeli.
