Matlı Şirketler Grubu, İzmir Çiğli’de Rus milyardere ait Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ sektöründe büyüme hedefine odaklandı.
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekledi.
Altınyağ markasının sahibi KİM?
Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor.
Egeli, Özsoy, Tuntaş ve Başer, Kutsallar ve Kaya ailelerinin ortaklığıyla kurulan Altınyağ, 2001 yılında İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasındaydı.
ALTINYAĞ NASIL YAKAMOZ OLDU?

Ancak yaşanan finansal sıkıntılar nedeniyle şirkete ihtiyati haciz geldi ve Altınyağ, 2107 yılında Rusya’nın en zengin isimlerinden Aleksandre Lutsenko tarafından 34 milyon dolara satın alındı.
Şirketin ismi de bu satışla birlikte, Yakamoz Yağ olarak değiştirildi.
Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip. Ayırca ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor.
Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor.
'MATLI GIDA PROTEİN ŞİRKETİ OLACAK'

Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, "Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Bu satın alma ile Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”
Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor.
Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor.
