Gıda Bülteni Gündem Artan yağışlar orman yangını riskini büyütebilir!

Artan yağışlar orman yangını riskini büyütebilir!

Uzmanlara göre yağışlı geçen kış mevsimi, sanılanın aksine orman yangını riskini azaltmayabilir. Yağışlarla hızla büyüyen ot ve çalılar, yazın kuruyarak dev bir yakıt deposuna dönüşüyor. Üstelik bu yıl beklenen El Niño koşulları da sıcak hava dalgaları ve kuraklık riskini artırabilir.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye'de kış aylarında etkili olan yağışlar, tarımsal kuraklık açısından umut verse de uzmanlar yaklaşan yaz sezonu için farklı bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yağışlarla birlikte hızla büyüyen otsu bitkiler ve çalılar, yaz sıcaklarının etkisiyle kuruyarak orman yangınlarını besleyen büyük bir yakıt yüküne dönüşebilir.

Yangın ekolojisi ve risk yönetimi alanında çalışmalar yürüten Doç. Dr. Okan Ürker'e göre, yağışlı geçen bir kış mevsimi her zaman daha sakin bir yangın sezonu anlamına gelmiyor. Tam tersine, yağışlarla büyüyen bitki örtüsünün yaz aylarında kuruması, yangınların daha hızlı yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

Yangınlar artık sadece ormanların sorunu değil

Son yıllarda Türkiye'de yaşanan büyük yangınların önemli bir bölümü doğrudan orman içinde başlamadı. Tarım alanları, yol kenarları, boş araziler ve yerleşim alanlarının çevresinde başlayan yangınlar daha sonra ormanlık alanlara sıçradı.

Uzmanlara göre risk altındaki bölgeler arasında, tarım ve anız alanları, yol kenarları, boş parseller,
yazlık siteler, enerji nakil hatlarının çevresi, ormanla iç içe geçmiş yerleşimler yer alıyor.

Bu nedenle yangınlarla mücadele artık yalnızca Orman Genel Müdürlüğü'nün değil, belediyelerin, çiftçilerin ve vatandaşların da sorumluluğu olarak görülüyor.

El Niño riski yakından izleniyor

Yangın sezonu öncesinde dikkat çeken bir diğer unsur ise Pasifik Okyanusu'nda gelişmesi beklenen El Niño koşulları.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nin (NOAA) Mayıs 2026 değerlendirmesine göre Temmuz ayına kadar El Niño oluşma ihtimali yüzde 82 seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar El Niño'nun Türkiye üzerinde doğrudan ve her zaman aynı etkiyi yaratmadığını vurgulasa da, küresel sıcaklıkları artırarak Akdeniz Havzası'nda sıcak hava dalgaları ve kuraklık riskini yükseltebileceğine dikkat çekiyor.

Bu durum özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yangın riskini daha da artırabilir.

Asıl mesele uçak sayısı değil

Türkiye'de orman yangınları tartışmalarında genellikle uçak ve helikopter sayısı gündeme geliyor. Ancak uzmanlar yangınla mücadelede asıl başarının yangın çıkmadan önce yapılan hazırlıklarla ölçülmesi gerektiğini belirtiyor.

Doç. Dr. Ürker'e göre yangının oluşabilmesi için üç unsur gerekiyor: Isı, oksijen ve yanıcı madde. Oksijen kontrol edilemezken, tutuşma kaynakları tamamen ortadan kaldırılamıyor. Bu nedenle yönetilebilen en önemli unsur, yangını besleyen yanıcı madde miktarı oluyor.

Yakıt yükü yönetimi neden önemli?

Uzmanların "yakıt yükü yönetimi" olarak tanımladığı uygulamalar; kuru otların temizlenmesi, budama artıklarının kaldırılması, enerji hatları çevresindeki yanıcı örtünün azaltılması ve bazı bölgelerde kontrollü otlatma gibi çalışmaları kapsıyor.

Amaç doğayı temizlemek değil, yangının afete dönüşmesini önleyecek daha dirençli bir peyzaj oluşturmak.

Bu kapsamda vatandaşlara da önemli görevler düşüyor. Evlerin çevresindeki kuru otların temizlenmesi, odun ve yanıcı malzemelerin binalardan uzak tutulması, bahçelerde biriken yaprakların kaldırılması ve sıcak günlerde riskli faaliyetlerden kaçınılması öneriliyor.

Avrupa'da da tablo endişe verici

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verileri de riskin büyüdüğüne işaret ediyor. 2025 yılında Avrupa Birliği'nde yanan alan miktarı, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Uzmanlar, Akdeniz Havzası'nda yangın sezonlarının artık daha erken başladığını, daha uzun sürdüğünü ve daha yıkıcı hale geldiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre 2026 yazına girerken verilmesi gereken en önemli mesaj şu: Yangın sezonuna yalnızca uçak ve helikopterlerle hazırlanmak yeterli değil. Risk azaltımı, yakıt yükü yönetimi ve yerel hazırlıklar yaz başlamadan tamamlanmalı. Çünkü yangınlar artık sadece ormanların değil; tarımın, turizmin, enerji altyapısının ve gıda üretiminin de en önemli tehditlerinden biri haline gelmiş durumda.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *