Gıda Bülteni Tarım İthal gıda halkı ikiye böldü; Referandumda "evet" kazanırsa her şey değişecek!

İthal gıda halkı ikiye böldü; Referandumda "evet" kazanırsa her şey değişecek!

İsviçre halkı, savaşların ve iklim krizinin gıda tedarikini yeniden tartışmaya açtığı bir dönemde, ülkenin yediği gıdanın en az yüzde 70’ini kendi topraklarında üretip üretmemesi gerektiğine karar verecek. 27 Eylül’de yapılacak halk oylamasından “evet” çıkarsa, gıda üretiminde kendi kendine yeterlilik için ülkede 10 yıllık dönüşüm başlayacak.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

27 Eylül’de yapılacak halk oylamasından “evet” çıkarsa, yalnızca tarımsal üretim artırılmayacak. İsviçre’nin tarlalarında hayvan yemi yerine daha fazla insan gıdası yetiştirilmesi, üretimin hayvansal ürünlerden bitkisel ürünlere kaydırılması ve tarımın su ile toprak üzerindeki baskısının azaltılması için on yıllık bir dönüşüm başlayacak.

Sofradaki her 100 kalorinin 58’i dışarıdan geliyor

Resmî adı “Sürdürülebilir yerli üretimin güçlendirilmesi, daha fazla bitkisel gıda ve temiz içme suyu yoluyla güvenli beslenme” olan girişim, İsviçre’nin net gıda öz yeterlilik oranının en az yüzde 70’e çıkarılmasını istiyor.

İsviçre Federal Hükümetine göre ülkedeki tarımsal üretim, tüketilen gıdanın bugün yarısından biraz daha azını karşılıyor. İsviçre kamu yayıncısı SRF’nin aktardığı 2024 verisine göre, İsviçre’de tüketilen her 100 kalorinin yaklaşık 58’i doğrudan ithal gıdalara veya ithal girdilere dayanıyor.

Teklif kabul edilirse bu oranın on yıl içinde en az yüzde 70’e çıkarılması anayasal hedef haline gelecek. 

Ancak halk doğrudan uygulanacak yasaları değil, devletin ulaşması gereken yönü oylayacak. 

Daha az hayvan yemi, daha fazla insan gıdası

Girişimin savunucularına göre İsviçre’nin sorunu ekilebilir arazi yetersizliğinden çok, toprağın nasıl kullanıldığı. Tarım arazilerinin önemli bir bölümü hayvancılık için yem üretimine ayrılıyor; hayvanların tükettiği yemin bir kısmı da ithal ediliyor.

Öneri, aynı tarım alanıyla daha fazla insanın beslenebilmesi için üretimin daha fazla tahıl, bakliyat, sebze ve diğer bitkisel gıdalara yönelmesini istiyor. Gıda israfının azaltılması, toprağın verimliliğinin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, pestisit ve gübre kullanımının düşürülmesi de hedefler arasında. Hedefin gerçekleşmesi, İsviçre tarımında hayvansal üretimin ağırlığının azalması ve tüketimin daha bitki ağırlıklı hale gelmesi anlamına gelebilir.

Hükümet ve parlamentodan oybirliğiyle “hayır”

Girişime en güçlü itiraz İsviçre hükümeti ve parlamentosundan geldi. Federal Konsey, yüzde 70 hedefinin çevreyi daha fazla koruma şartıyla birlikte on yılda gerçekleştirilmesini gerçekçi bulmuyor.

Hükümete göre teklif kabul edilirse devlet, üreticilerin ne üreteceğine ve tüketicilerin ne yiyeceğine daha fazla müdahale etmek zorunda kalabilir. 

Parlamentodaki karşı çıkış dikkat çekici boyutta: Ulusal Konsey girişimi 194’e karşı sıfır, Kantonlar Konseyi ise 44’e karşı sıfır oyla reddetti. Hükümet ve parlamento, seçmene “hayır” oyu vermesini öneriyor.

Halk ikiye bölünmüş durumda

Buna karşılık seçmenin yaklaşımı parlamento kadar kesin değil. İsviçre kamu yayıncısı SRG adına GFS Bern tarafından 3–16 Ağustos arasında 17 binden fazla seçmenle yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 47’si girişime destek verirken yüzde 49’u karşı çıktı; yüzde 4 kararsız kaldı. Araştırmanın hata payı dikkate alındığında yarış başa baş görünüyor.

Teklif özellikle kadınlardan, gençlerden ve Yeşiller’e yakın seçmenlerden daha fazla destek alıyor. “Gıdada dışa bağımlılığın azaltılması” ve kriz dönemlerinde ülkenin kendi halkını besleyebilmesi geniş kabul görürken, hedefe ulaşmak için devletin üretim ve tüketim üzerindeki etkisinin artması seçmeni endişelendiriyor. 

Aynı dönemde Tamedia ve 20 Minuten için yapılan başka bir araştırmada ise destek yüzde 31, karşıtlık yüzde 65 ölçüldü. 

“Evet” çıkarsa ertesi gün ne olacak?

Referandum kabul edilirse İsviçre bir gecede gıda ithalatını kesmeyecek ve yüzde 70 oranına hemen ulaşmayacak. Federal yönetim ve parlamento, anayasal hedefleri hayata geçirecek kanunları ve destek araçlarını hazırlayacak. Hedeflerin tamamlanması için on yıllık süre başlayacak.

Bir halk girişiminin kabulü için ülke genelindeki oyların çoğunluğu tek başına yeterli değil; kantonların da çoğunluğunun “evet” demesi gerekiyor. Dolayısıyla büyük kentlerde oluşabilecek destek, kırsal kantonlardaki itirazı aşamazsa teklif kabul edilmeyebilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *