AB Gıda Alarm Sistemi (RASFF) kayıtlarına göre, Hindistan’dan gelen çörek otunda, 0,37 mg/kg klorpirifos bulundu.
Oysa Avrupa Birliği’nde bu madde için izin verilen maksimum kalıntı limiti 0,01 mg/kg seviyesinde. Bu da limitin yaklaşık 37 kat aşıldığı anlamına geliyor.
Klorpirifos, birçok ülkede yasaklanmış veya ciddi şekilde sınırlandırılmış bir pestisit olarak biliniyor.
Türkiye neden doğrudan etkileniyor?

Türkiye’de çörek otu üretimi yapılmasına rağmen, iç piyasadaki talep büyük ölçüde ithalatla karşılanıyor.
Son yıllarda çörek otu ithalatı dikkat çekici şekilde artış gösterdi. 2013 yılında yaklaşık 2.648 ton olan ithalat, 2021 yılında 4.000 tona yükseldi. Aynı dönemde ithalat değeri de 2,2 milyon dolardan 3,85 milyon dolara çıktı.
Hindistan bağımlılığı riski artırıyor
Dünya çörek otu ticaretinde en büyük tedarikçilerden biri olan Hindistan, aynı zamanda Türkiye’nin de önemli ithalat kaynakları arasında yer alıyor.
Küresel pazarda Hindistan’ın güçlü üretim ve ihracat payı, bu ülkeden gelen ürünlerde ortaya çıkan pestisit risklerinin Türkiye’ye de yansımasına neden oluyor.
Yerli üretim artıyor ama yeterli değil
Türkiye’de çörek otu üretimi son yıllarda artış gösterse de talebi karşılamakta yetersiz kalıyor.
2012 yılında 5 ilde yapılan üretim, 2019 itibarıyla 24 ile yayılırken; üretim miktarı 161 tondan 3.603 tona yükseldi. Çörek otu yetiştiriciliğinde lider olan il ise; Burdur.
Klorpirifos riski: sağlık açısından neden önemli?
Klorpirifos, sinir sistemi üzerinde etkili bir pestisit olarak biliniyor. Bilimsel çalışmalarda bu etken madde; nörolojik gelişim bozuklukları, hormon sistemi etkileri, uzun vadeli sağlık riskleri ile ilişkilendiriliyor. Bu nedenle Avrupa Birliği ile Türkiye'de klorpirifos kullanımı yasaklanmış durumda. Klorpirifos maruziyeti, anne karnında gelişimini sürdüren bebekleri dahi etkileyebiliyor.
Baharat denetimi sıkılaşıyor

Türkiye’de de baharat ve tohum ithalatına yönelik denetimler artırılıyor.Resmi Gazete’de yayımlanan yeni tebliğe göre; kimyon, kişniş, rezene, zerdeçal, kekik gibi ürünler, Tarım ve Orman Bakanlığı denetimine daha sıkı şekilde tabi olacak.
Yeni kurallar 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girecek.
Sonuç: baharatta görünmeyen risk
Kimyon gibi günlük tüketilen baharatlar, düşük miktarlarda kullanılsa da yüksek kalıntı seviyeleri nedeniyle dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre risk sadece miktarda değil, sürekli maruziyette
AB’de tespit edilen bu son olay, ithal baharatlarda pestisit denetimlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
