Gıda Bülteni Gıda Aldatıcı ambalajla gizli zâm nasıl farkedilir?

Aldatıcı ambalajla gizli zâm nasıl farkedilir?

Yarım dolu cips poşetleri, küçülen çikolatalar, aynı ambalajla satılan daha hafif ürünler… Dünyada “shrinkflation” olarak adlandırılan gizli fiyat artışı uygulamaları büyürken, tüketici örgütleri market raflarında sistematik bir “aldatıcı ambalaj” dönemi yaşandığına dikkat çekiyor. Peki gramajı fazla gösteren yanıltıcı ambalajlar nasıl anlaşılır? Aldatıcı ambalajı fark edebilmek için nelere dikkat etmek gerekir? Yanıltıcı ambalajlar şikayet edilebilir mi? İşte yanıtları..

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Market rafında gördüğünüz büyük paket gerçekten o kadar dolu mu? Son dönemde yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da “aldatıcı ambalaj” ve “küçülme enflasyonu” tartışmaları büyüyor.

Özellikle cips, çikolata, deterjan, kahve ve atıştırmalık ürünlerde fiyat sabit tutulurken ürün miktarının sessizce azaltılması, tüketici örgütlerini harekete geçirdi.

Almanya’da “Mogelpackung” yani “hileli paket” olarak adlandırılan uygulamalar artık mahkeme kararlarına konu oluyor. Tüketici dernekleri, özellikle aynı ambalaj içinde daha az ürün sunulmasının tüketici algısını bilinçli biçimde yönlendirdiğini savunuyor.

Shrinkflation nedir?

“Shrinkflation”, İngilizce “shrink” (küçülmek) ve “inflation” (enflasyon) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Sistem oldukça basit işliyor: Ürünün fiyatı aynı kalıyor ya da sınırlı artıyor ancak gramaj azaltılıyor.

Tüketici ise rafta aynı boyuttaki paketi gördüğü için çoğu zaman değişikliği fark etmiyor.

Araştırmalara göre market ürünlerinin yaklaşık üçte biri son yıllarda farklı seviyelerde shrinkflasyona uğradı. Özellikle atıştırmalık ürünlerde birim maliyet artışlarının yüzde 30’u aştığı örnekler bulunuyor.

Uzmanlara göre shrinkflasyonun bir başka versiyonu da “skimpflation.” Bu yöntemde ürün miktarı aynı görünse de içerikte kullanılan malzemelerin kalitesi düşürülüyor. Daha ucuz yağlar, daha düşük kakao oranı veya daha fazla aroma verici kullanılması bu yöntemler arasında gösteriliyor.

Büyük ambalaj her zaman daha fazla ürün anlamına gelmiyor

Tüketici danışma merkezlerine göre market raflarında görülen aşırı büyük ambalajların tamamı yasa dışı sayılmıyor. Ancak ambalaj ile içerik arasındaki farkın tüketiciyi yanıltacak boyuta ulaşması tartışma yaratıyor.

Almanya’daki uygulamalara göre genel kural, ambalajın yüzde 30’dan fazla boşluk içermemesi yönünde. Buna rağmen özellikle cips, kahvaltılık ürünler ve kozmetiklerde içeriğe kıyasla çok büyük paketler kullanılabiliyor.

Uzmanlar, “hava dolu paket” eleştirilerinin yalnızca sosyal medya tartışması olmadığını, bunun tüketici algısını etkileyen bilinçli bir pazarlama yöntemi olduğunu belirtiyor.

“Yeni tarif” ifadesi fiyat artışını gizleyebiliyor

Tüketici örgütlerine göre market raflarında dikkat edilmesi gereken bir başka alan ise “yeni tarif”, “geliştirilmiş kalite”, “özel seri” gibi ifadeler.

Uzmanlar, bazı markaların ürün miktarını azaltırken veya içeriği değiştirirken bunu “yenilik” algısıyla sunduğunu belirtiyor.

Almanya’da tüketici kuruluşları, bazı meyve suyu ve atıştırmalık markalarının bu yöntemi kullanarak gizli fiyat artışı yaptığını savunuyor.

Birim fiyat detayı kritik önem taşıyor

Uzmanlara göre tüketicinin en önemli savunma araçlarından biri “birim fiyat” bilgisi.

Avrupa’daki düzenlemelerde perakendecilerin, kilogram veya litre bazında satılan ürünlerde toplam fiyatın yanında birim fiyatı da göstermesi gerekiyor. Böylece tüketici farklı markaları gerçek maliyet üzerinden karşılaştırabiliyor.

Ancak tüketici örgütleri pratikte bu bilgilerin eksik, yanlış veya okunamayacak kadar küçük yazıldığını belirtiyor.

Özellikle indirim kampanyalarında büyük paket algısı yaratılırken birim fiyatın gerçekte daha pahalı olabildiği ifade ediliyor.

En yaygın aldatıcı ambalaj yöntemleri

Uzmanların dikkat çektiği yöntemlerden bazıları şöyle:

Şişe veya kavanoz diplerinin içe doğru yükseltilmesi,

Büyük kutu içinde küçük ürün kullanılması,

Ambalaj aynı kalırken gramajın düşürülmesi,

Şeffaf bölümün yalnızca dolu kısmı göstermesi,

“Doğal”, “ev yapımı”, “geleneksel” gibi algı oluşturan ifadeler,

Porsiyon miktarının küçültülmesi,

Karmaşık içerik listeleriyle ucuz bileşenlerin gizlenmesi,

Milka davası Avrupa’da tartışma yarattı

Shrinkflasyon tartışmalarını büyüten gelişmelerden biri Almanya’daki Milka davası oldu.

Bremen Bölge Mahkemesi, Milka’nın bazı çikolatalarında gramajı 100 gramdan 90 grama düşürmesine rağmen ambalajı büyük ölçüde aynı bırakmasının tüketiciyi yanıltabileceğine hükmetti.

Davayı açan Hamburg Tüketici Merkezi, ürün miktarının azaltıldığının yeterince açık biçimde belirtilmediğini savundu.

Karar doğrudan toplatma anlamına gelmese de Avrupa’da shrinkflasyona yönelik yeni tartışmaları başlattı.

Türkiye’de özel düzenleme bulunmuyor

Türkiye’de shrinkflasyona özel bir yasa bulunmuyor. Ancak genel tüketici koruma mevzuatı ve etiketleme düzenlemeleri geçerliliğini sürdürüyor.

Uzmanlara göre yüksek gıda enflasyonu nedeniyle tüketiciler çoğu zaman yalnızca etiket fiyatına odaklanıyor ve gramaj küçülmesini fark etmek zorlaşıyor.

Özellikle düzenli alınan ürünlerde net ağırlığın takip edilmesi gerektiği belirtiliyor. Çünkü ambalaj boyutu aynı kalsa bile içerik sessizce azaltılabiliyor.

Tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Uzmanlara göre tüketicilerin şu noktalara dikkat etmesi gerekiyor:

Toplam fiyat yerine kilogram/litre başına fiyatı karşılaştırın

Sürekli aldığınız ürünlerin gramajını kontrol edin

Büyük ambalajın gerçekten ekonomik olduğunu varsaymayın

İçeriği görünmeyen büyük kutulara dikkat edin

Şüpheli değişiklikleri belgeleyin ve tüketici hakem heyetlerine başvurun

Araştırmalar, shrinkflasyonu fark eden tüketicilerin markalara olan güveninin ciddi biçimde azaldığını gösteriyor. Uzmanlara göre artık ambalaj yalnızca pazarlama değil, doğrudan bir “güven” meselesi haline geliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *