Gıda Bülteni Gıda Çayınızı soğumadan içmeyin! Araştırmada damar sağlığıyla ilgili dikkat çeken sonuç

Çayınızı soğumadan içmeyin! Araştırmada damar sağlığıyla ilgili dikkat çeken sonuç

Yaklaşık 500 bin kişinin ortalama dokuz yıl boyunca izlendiği araştırmada, düzenli çay tüketimi daha düşük kalp-damar hastalığı riskiyle ilişkilendirildi. Haftada en az üç kez çay içenlerde genel damar hastalığı riski yüzde 11,2 daha düşük bulunurken, iskemik inme riskindeki azalma yüzde 36,6’ya ulaştı. Ancak ağzı yakacak kadar sıcak çay içmek, damar hastalığı riskindeki yüzde 16’lık artışla ilişkilendirildi.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Sabah kahvaltısında, öğle arasında ya da akşam yemeğinden sonra… Ülkemizde günün farklı saatlerinde tüketilen çay, yalnızca bir içecek değil, günlük beslenme alışkanlıklarının da önemli bir parçası. Ancak çayın miktarı, türü ve hangi sıcaklıkta içildiği sağlık üzerindeki etkileri bakımından araştırmacıların da dikkatini çekiyor. 

Yeni bir araştırma, düzenli çay tüketimi ile inme ve diğer kalp-damar hastalıklarının görülme riski arasında ilişki bulunduğunu ortaya koyarken, aşırı sıcak çay tüketimine yönelik uyarıları da gündeme taşıdı.

Yaklaşık 500 bin kişi dokuz yıl boyunca izlendi

Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, yaklaşık 500 bin Çinli katılımcının çay tüketim alışkanlıkları ve takip süresince ortaya çıkan hastalıklar incelendi. Katılımcılar ortalama dokuz yıl boyunca izlendi.

Araştırma sonuçlarına göre, haftada en az üç kez çay içen kişilerde genel damar hastalığı riski, daha seyrek çay tüketenlere kıyasla yüzde 11,2 daha düşük bulundu.

Çay tüketimiyle en güçlü ilişki iskemik inme açısından görüldü. Beyindeki bir damarın tıkanması sonucunda gelişen iskemik inme riski yüzde 36,6 daha düşük hesaplandı. Beyin damarlarını etkileyen hastalıklar grubunda ise yüzde 19,1’lik daha düşük risk ilişkisi saptandı.

Siyah çay ve yeşil çay arasındaki fark var mı?

Araştırmada siyah çay, damar hastalıklarıyla en güçlü ve tutarlı koruyucu ilişkiyi gösteren çay türü oldu. Yeşil çay da bu ilişkiyle öne çıktı.

Bilim insanları, çayda bulunan polifenoller ve flavonoidler gibi biyoaktif bileşiklerin antioksidan ve iltihaplanmayı azaltıcı özelliklerine dikkat çekiyor. Bu bileşikler, damarların iç yüzeyinin korunması ve kan dolaşımının desteklenmesiyle ilişkilendiriliyor.

Siyah çayda işleme ve oksidasyon sürecinde oluşan teaflavinler gibi bileşiklerin de bu sonuçlarda rol oynayabileceği belirtiliyor. Ancak araştırma, çayın içeriğindeki belirli bir bileşiğin tek başına hastalık riskini düşürdüğünü göstermiyor.

Çok sıcak çay, damar hastalığı riskiyle ilişkilendirildi

Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de çayın içilme sıcaklığı oldu. Sonuçlara göre, ağzı yakacak kadar sıcak çay tüketimi, damar hastalığı riskinde yüzde 16 artışla ilişkili bulundu.

Araştırmacılar, orta yoğunlukta demlenmiş ve kaynar olmayacak sıcaklığa gelmiş çayın daha olumlu sonuçlarla ilişkili olduğunu bildirdi.

Çok sıcak içecek tüketimi, daha önceki araştırmalarda yemek borusu kanseri riskiyle de ilişkilendirilmişti. Bu nedenle çayın henüz kaynar durumdayken tüketilmesi yerine bir miktar soğumasını beklemek, aşırı sıcak içeceklerden kaçınmak açısından önem taşıyor.

Günde kaç fincan çay içenlerde risk daha düşük bulundu?

Araştırmada katılımcıların günlük çay tüketimi çoğunlukla iki ila üç fincan düzeyindeydi. Bununla birlikte, haftalık çay tüketenler arasında en düşük tahmini damar hastalığı riski, günde yaklaşık altı ila sekiz fincan çay içenlerde hesaplandı. 

Araştırmacılar, bu bulgunun herkesin günde altı ila sekiz fincan çay içmesi gerektiği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Çay tüketiminin sağlıkla ilişkisi; içeceğin türü, dem yoğunluğu, sıcaklığı ve kişinin diğer yaşam alışkanlıklarıyla birlikte değerlendiriliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *