Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, gıda etiketlerindeki yağ ifadeleri konusunda dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
“Yağda Şeffaflık, Tercihte Netlik” mesajıyla yapılan bilgilendirmede, içerisinde farklı bitkisel yağlarla birlikte tereyağı veya zeytinyağı bulunan ürünlerin yalnızca bu bileşenler öne çıkarılarak “tereyağlı” veya “zeytinyağlı” olarak adlandırılmasının yasak olduğu hatırlatıldı.
Düzenlemenin ayrıntıları Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu'nda yer alıyor. Gıda işletmelerinin yalnızca Yönetmeliğe değil, Bakanlığın yayımladığı Kılavuz hükümlerine de uyması gerekiyor.
Her tereyağı içeren bisküviye “tereyağlı” denilemeyecek
Kılavuzda yer alan hükümlere göre, bir bisküvinin içindeki yağlar miktarlarına göre sıralandığında palm yağı, kanola yağı ve ardından tereyağı geliyorsa; ürünün adında yalnızca “Tereyağlı Bisküvi” ifadesi kullanılamayacak.
Bunun yerine ürünün “Bisküvi”, “Palm, Kanola Yağlı ve Tereyağlı Bisküvi” veya daha genel ifadeyle “Bitkisel Yağlı ve Tereyağlı Bisküvi” şeklinde adlandırılması gerekiyor.
Dolayısıyla tüketicinin ambalajın önünde gördüğü “tereyağlı” ifadesinin arkasında, üründe başka hangi yağların bulunduğu önem taşıyor.
Zeytinyağlı krakerde de aynı kural
Aynı düzenleme zeytinyağı için de geçerli. Örneğin bir krakerin yağ bileşiminin önemli bölümünü palm, kanola, pamuk veya ayçiçek yağı oluştururken daha düşük miktarda zeytinyağı kullanılmışsa, ürünün yalnızca “zeytinyağlı kraker” şeklinde adlandırılması mümkün değil. Bakanlığın son paylaşımındaki uyarının temelinde de bu durum bulunuyor.
Amaç, tüketicinin ürünün ön yüzünde “zeytinyağlı” ifadesini görerek kullanılan temel yağın zeytinyağı olduğu izlenimine kapılmasını engellemek.
Gıdalarda “tereyağlı” veya “zeytinyağlı” ifadesi nasıl kullanılabilir?
Burada yağların üründeki miktar sıralaması belirleyici hale geliyor. Kılavuza göre üründe tereyağı veya zeytinyağı miktar olarak önce, palm ve ayçiçek yağı gibi diğer yağlar ise daha sonra geliyorsa ürün adında bunların birlikte belirtilmesine izin veriliyor.
Örneğin; “Tereyağlı ve Bitkisel Yağlı” veya “Zeytinyağlı ve Bitkisel Yağlı” ifadeleri kullanılabilecek. Bu durumda son üründeki tereyağı veya zeytinyağı oranının yüzde olarak ambalajın temel görüş alanında belirtilmesi de mümkün.
İçindekiler listesinin sırası neden önemli?
Tüketici açısından burada önemli bir etiket okuma yöntemi ortaya çıkıyor.
Gıdalarda bileşenler genel olarak ürünün üretiminde kullanılan miktarlarına göre azalan sırayla içindekiler listesinde gösteriliyor.
Bu nedenle ön yüzünde büyük harflerle “tereyağlı” veya “zeytinyağlı” yazan bir ürünü alırken arka yüzdeki “İçindekiler” bölümüne bakmak ürünün gerçek yağ bileşimi hakkında daha fazla bilgi veriyor.
Örneğin listenin başlarında palm yağı veya kanola yağı bulunuyor, tereyağı ise bunlardan sonra geliyorsa tüketicinin yalnızca ön yüzdeki tereyağı vurgusuna bakarak karar vermemesi gerekiyor.
Aroma ile gerçek bileşen de birbirinden ayrılıyor
Kılavuz yalnızca yağlar konusunda değil, ürünün tadını veya lezzetini tanımlayan ifadeler konusunda da kurallar getiriyor.
Örneğin latte aroması kullanılan bir bisküvide “latte aromalı” ifadesine yer verilmesi koşuluyla “latte tadında” veya “latte lezzetinde” ifadeleri kullanılabiliyor.
Benzer şekilde barbekü aromalı bir krakerde “barbekü aromalı” bilgisi verilmek şartıyla “barbekü tadında” denilebiliyor.
Böylece tüketicinin üründe gerçekten söz konusu gıdanın bulunduğu izlenimine kapılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Etiketler için kritik tarih: 31 Aralık 2026
Yeni etiket düzenlemelerine gıda üreticilerini uyum sağlaması için tanınan süre 31 Aralık 2026'da sona eriyor. Yönetmelik ve Kılavuza uygun etiketi bulunmayan gıdalar, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026'dan sonra piyasadan toplanacak.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde bisküvi, kraker, margarin ve diğer işlenmiş gıdaların ambalajlarında tüketicinin alışık olduğu bazı “tereyağlı” ve “zeytinyağlı” ifadelerinin değişmesi gündeme gelebilir.
