Sağlıklı yaşamın "süper gıdası" olarak pazarlanan keten tohumu, Avrupa Birliği'nin gıda alarm sisteminde peş peşe yayımlanan siyanür bildirimleriyle yeniden gündemde. Son 1 yılda RASFF kayıtlarına göre keten tohumuna ilişkin en az 15 siyanür uyarısı yayımlandı.
Bazı ürünlerde siyanür seviyesi yasal limitin iki katına kadar çıkarken, Hollanda ve Lüksemburg'da bir organik keten tohumu markası için geri çağırma kararı alındı. Uzmanlar ise kaynağı belirsiz ve analiz edilmemiş keten tohumlarının yarardan çok zarar getirebileceği konusunda uyarıyor.
Keten tohumu neden yeniden gündemde?

Omega-3 yağ asitleri, lif ve lignan içeriği nedeniyle son yıllarda kahvaltılık karışımlardan ekmeklere, smoothielerden yoğurtlara kadar birçok üründe kullanılan keten tohumu, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi'nin (RASFF) kayıtlarında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
RASFF verilerine göre 2025 yılı başından bu yana keten tohumlarıyla ilgili çok sayıda siyanür bildirimi yayımlandı. Bildirimlerin önemli bölümü Avrupa pazarına giren keten tohumlarında tespit edilen yüksek hidrojen siyanür seviyeleriyle ilgili.
Son alarm Malta'dan geldi
8 Haziran 2026 tarihinde Malta tarafından yayımlanan son bildirime göre, kökeni belirlenemeyen bir keten tohumu partisinde yüksek düzeyde hidrojen siyanür tespit edildi.

Analiz sonucunda, ölçülen değer: 228 ± 50 mg/kg, referans limit: 150 mg/kg olarak açıklandı. Yetkililer ürün için "potansiyel olarak ciddi risk" değerlendirmesinde bulundu.
Organik keten tohumunda bile çıktı
RASFF kayıtlarında dikkat çeken olaylardan biri de Hollanda kaynaklı bir geri çağırma kararı oldu.
25 Haziran 2025 tarihli bildirime göre Hollanda'da satılan ve Naturaline markasını taşıyan organik keten tohumunda, 300 ± 75 mg/kg hidrojen siyanür tespit edildi. Bu değer yasal referans seviyesinin yaklaşık iki katına ulaştı.
Bunun üzerine ürün için, piyasadan toplatma, geri çağırma kararı uygulanırken, ürünün Hollanda ve Lüksemburg pazarlarından çekildiği bildirildi.
İspanya, Malta, Hollanda, Belçika...
Son 1 yıllık RASFF kayıtlarında siyanür nedeniyle bildirime konu olan keten tohumlarının kökenleri arasında, Kazakistan, Hollanda, Fransa, Almanya, Rusya, Ukrayna ve belirsiz kökenli ürünler yer aldı.
Bildirim yapan ülkeler arasında ise, Malta, Belçika, Hollanda, İspanya, Avusturya, Almanya bulunuyor.
Bazı partilerde ölçülen siyanür seviyeleri, 228 mg/kg, 241 mg/kg, 300 mg/kg seviyelerine kadar çıktı.
Keten tohumunda siyanür neden oluşuyor?
Keten tohumu doğal olarak siyanojenik glikozit adı verilen bileşikleri içeriyor. Bunlar arasında: Linustatin, Neolinustatin, Linamarin gibi maddeler bulunuyor.
Tohum kırıldığında, öğütüldüğünde veya sindirim sisteminde parçalandığında bu bileşikler hidrojen siyanüre dönüşebiliyor.
Bu nedenle keten tohumu tamamen güvenli kabul edilmiyor ve özellikle yoğun tüketimde dikkatli olunması öneriliyor.
Siyanür vücutta neye yol açıyor?
Siyanür, hücrelerin oksijen kullanmasını engelleyen en güçlü toksik maddelerden biri olarak biliniyor. Yüksek miktarlarda alındığında vücudun enerji üretim mekanizmasını bozarak dokuların oksijensiz kalmasına neden olabiliyor.
Uzmanlara göre siyanür maruziyetinin belirtileri alınan miktara bağlı olarak değişiyor. Hafif maruziyetlerde, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma ve çarpıntı görülebiliyor.
Daha yüksek dozlarda ise, solunum güçlüğü, bilinç bulanıklığı, düşük tansiyon, kalp ritim bozuklukları ve koma gelişebiliyor. Ağır siyanür zehirlenmeleri ölümle sonuçlanabiliyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ne diyor?
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), öğütülmüş keten tohumunun aşırı tüketiminin siyanür maruziyetini artırabileceğini belirtiyor.
EFSA'nın önerilerine göre; yetişkinler tek öğünde yaklaşık 15 gramdan fazla öğütülmüş keten tohumu tüketmemeli. Çocuklarda önerilen miktarlar çok daha düşük. Dört yaş altındaki çocuklara öğütülmüş keten tohumu verilmesi tavsiye edilmiyor.
Kaynağı belirsiz ürünlerde risk büyüyor
Gıda güvenliği kaynaklarına göre, normal miktarlarda tüketilen ve güvenilir kaynaklardan temin edilen keten tohumlarının akut siyanür zehirlenmesine yol açması beklenmez. Ancak yüksek siyanür içeren partilerin uzun süre ve kontrolsüz tüketilmesi riski artırabiliyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), bu nedenle öğütülmüş keten tohumu tüketimine sınır getirilmesini öneriyor. Özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve tiroid hastaları daha hassas gruplar arasında yer alıyor.
AÇIKTA SATILAN KETEN TOHUMU GÜVENLİ Mİ?
Özellikle, açıkta satılan ürünler, menşei belirtilmeyen ithal ürünler, internet üzerinden satılan kayıt dışı karışımlar, analiz raporu bulunmayan takviye ürünleri daha yüksek risk taşıyabiliyor.
Son dönemde Avrupa'da yayımlanan siyanür bildirimleri, "doğal" veya "organik" etiketinin tek başına güvenlik garantisi olmadığını da ortaya koyuyor.
Süper gıda mı, kontrollü tüketilmesi gereken bir ürün mü?
Beslenme uzmanları keten tohumunun tamamen zararlı bir ürün olmadığını, ancak sosyal medyada oluşturulan "sınırsız tüketilebilen süper gıda" algısının doğru olmadığını vurguluyor.
Omega-3, lif ve bitkisel bileşenler açısından önemli avantajlar sunan keten tohumu, yanlış miktarda veya kontrolsüz tüketildiğinde siyanür maruziyeti, sindirim sorunları ve bazı hassas gruplarda sağlık riskleri oluşturabiliyor.
Avrupa'da son 18 ayda yayımlanan 15 ayrı siyanür bildirimi ise, tüketicilerin özellikle kaynağı belli olmayan ve analiz edilmemiş keten tohumlarına karşı daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.
