Gıda Bülteni Tarım Dünya Çiftçiler Günü'nde çarpıcı tablo: Yol parası bile yok!

Dünya Çiftçiler Günü'nde çarpıcı tablo: Yol parası bile yok!

Türkiye’de sayıları 1 milyonu aşan mevsimlik tarım işçileri; kuraklık, zirai don, aşırı sıcak ve sel felaketlerinin ardından şimdi de işsizlik, gelir kaybı ve göç baskısıyla karşı karşıya. Dünya Çiftçiler Günü öncesi yayımlanan bilimsel çalışma, iklim krizinin yalnızca ürünü değil, tarladaki emeği de vurduğunu ortaya koydu.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye’de iklim krizinin etkileri artık sadece üreticiyi değil, tarımın görünmeyen emekçilerini de doğrudan etkiliyor. 

Özellikle mevsimlik tarım işçileri; aşırı sıcaklar, sel, don olayları ve ürün kayıpları nedeniyle hem çalışma koşullarını hem de gelir kaynaklarını kaybetmeye başladı.

İklim Masası için hazırlanan ve Dr. Sinem Kavak imzasını taşıyan değerlendirmeye göre, Türkiye’de sayıları 1 milyonu aştığı tahmin edilen gezici mevsimlik tarım işçileri, iklim değişikliğinin en kırılgan grupları arasında yer alıyor.

Zirai don sadece ürünü değil işçiyi de vurdu

2025 yılında Malatya’daki kayısı üretiminde, Karadeniz’deki fındıkta ve Ege Bölgesi’ndeki üzüm, kiraz ve şeftalide yaşanan zirai don felaketleri yalnızca çiftçiyi değil, o bölgelerde çalışmayı planlayan binlerce tarım işçisini de etkiledi.

Çünkü mevsimlik işçilerin geliri doğrudan çalıştıkları gün sayısına bağlı. Hasat zarar gördüğünde iş de ortadan kalkıyor.

Raporda, ürün kaybının sadece tarımsal üretimi değil; işçi hareketliliğini, gelir dağılımını ve bölgesel iş dengesini de bozduğu vurgulandı.

Çadırlarda yaşayan işçiler aşırı sıcaklara karşı korunmasız

Bilimsel değerlendirmeye göre mevsimlik işçilerin büyük bölümü açık alanlara kurulan çadırlarda yaşıyor. Bu durum özellikle aşırı sıcaklarda ciddi sağlık riski oluşturuyor.

Araştırmada bazı bölgelerde işçilerin gün boyunca temiz içme suyuna bile erişemediği belirtildi. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve hamile kadınların sıcak hava dalgalarından daha ağır etkilendiği ifade edildi.

İş bulamayan işçiler başka illere göç ediyor

İklim kaynaklı ürün kayıpları, tarım işçilerinin yıllardır oluşan çalışma düzenini de bozuyor.

Örneğin bir bölgede don veya kuraklık nedeniyle hasat yapılamazsa işçiler başka illere yöneliyor. Bu durum bazı bölgelerde işçi fazlasına neden olurken, ücretlerin düşmesine yol açabiliyor.

Araştırmaya göre bu süreç, “sistemsel şok” etkisi yaratıyor. Bazı aileler ise yol masrafını karşılayamadığı için göç edemez hale geliyor.

İklim krizi eşitsizliği derinleştiriyor

Uzmanlara göre iklim değişikliği, toplumdaki mevcut eşitsizlikleri daha da büyütüyor.

Tarım işçileri çoğu zaman; sosyal güvenceden yoksun, düşük gelirli, sağlıksız barınma koşullarında yaşayan, kayıt dışı çalışan gruplardan oluşuyor.

Bu nedenle iklim krizinin etkileri en sert şekilde bu kesimde hissediliyor.

“Sorun sadece tarım değil, insan meselesi”

Araştırmada dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise iklim politikalarının yalnızca ürünü korumaya odaklanmasının yeterli olmadığı oldu.

Uzmanlar, tarım işçilerinin; temiz suya erişim, güvenli barınma, düzenli gelir, sağlık hizmeti,
sosyal güvence gibi temel haklara erişiminin sağlanması gerektiğini vurguluyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *