Atıştırmalık sektöründe son yılların en belirgin eğilimlerinden biri, ürünlerin yalnızca lezzet veya kalori üzerinden değil, içerik listesi üzerinden de değerlendirilmeye başlanması oldu.
Sağlıklı atıştırmalık eğilimi
“Şekersiz”, “ilave şekersiz”, “yüksek proteinli”, “yüksek lifli” ve “katkısız” ifadeleri raflarda giderek daha görünür hale gelirken şirketlerin Ar-Ge çalışmaları da bu taleplere göre şekilleniyor.
Türkiye’de sağlıklı atıştırmalık kategorisinin öncü markalarından Züber de bu kez klasik bir ürün grubuna, çikolataya yöneldi.
Şirket, iki yılı aşkın Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirdiği beş çeşit çikolatada rafine şeker, soya lesitini, emülgatör ve koruyucu kullanmadığını; tatlandırmanın hurmadan sağlandığını belirtiyor.
Ar-Ge artık yalnız raf ömrüne değil reçeteye de odaklanıyor
Çikolatada kullanılan şeker ve emülgatörler yalnızca tat vermek için değil, ürünün dokusu, akışkanlığı ve ağız hissi gibi teknolojik özelliklerini sağlamak için de kullanılıyor.
Bu nedenle bu bileşenlerin reçeteden çıkarılması, yalnızca bir içeriğin yerine başka bir içerik koymaktan daha kapsamlı bir ürün geliştirme sürecini gerektiriyor.
Bu yönüyle Züber’in çalışması, gıda sektöründe Ar-Ge’nin değişen yönüne de işaret ediyor. Bir dönem raf ömrünü uzatma, üretimi standartlaştırma ve maliyeti düşürme öne çıkarken, bugün bunlara daha kısa ve tüketicinin daha kolay anlayabildiği içerik listeleriyle ürün geliştirme hedefi de ekleniyor.
Tatlı kaçamaktan daha dengeli atıştırmalığa; çikolata
Çikolata, yüksek enerji ve şeker içeriği nedeniyle uzun yıllardır daha çok “tatlı kaçamak” kategorisinde değerlendirilen ürünlerden biri.
Yeni nesil Ar-Ge çalışmaları ise bu algıyı değiştirmeye çalışıyor. Züber’in yeni serisinde rafine şeker yerine hurma kullanılırken, ürünlere göre 100 gramdaki şeker miktarı 25-34 gram arasında değişiyor.
ZÜBER ÇİKOLATA'NIN BESİN DEĞERİ NE?
Özellikle Antep fıstıklı çeşitte şeker miktarı 25 grama kadar gerilerken, protein miktarı 12 grama, lif miktarı ise 9,1 grama ulaşıyor.
Bitter çeşitte lif miktarı 100 gramda 12 gram seviyesinde. Enerji değerleri ise 100 gramda yaklaşık 549-567 kalori arasında değişiyor.
42 gramlık bir paket ne getiriyor?
Ambalaj 42 gram. Tüm paketin tüketildiğini düşünürsek yaklaşık değerler şöyle:
| Ürün – 42 g paket | Kalori | Şeker | Doymuş yağ | Lif | Protein |
|---|---|---|---|---|---|
| Sütlü | 231 kcal | 14,3 g | 10,9 g | 3,7 g | 3,7 g |
| Bitter | 238 kcal | 13,0 g | 11,8 g | 5,0 g | 1,9 g |
| Pirinç patlaklı | 236 kcal | 13,4 g | 10,5 g | 3,5 g | 3,7 g |
| Antep fıstıklı | 232 kcal | 10,5 g | 8,8 g | 3,8 g | 5,0 g |
Ar-Ge'nin yeni hedefi: Çikolatayı dönüştürmek
Sağlıklı atıştırmalık pazarı ilk olarak barlar, kuruyemiş bazlı ürünler ve proteinli atıştırmalıklarla büyüdü. Ancak yeni dönemde bu yaklaşım klasik ürün kategorilerine de taşınıyor. Çikolata da bu dönüşümün en dikkat çekici alanlarından biri.
Şirketler aynı lezzet deneyimini korurken şekerin kaynağını değiştirmeye, lif ve protein gibi besin öğelerini artırmaya ve tüketicinin kaçınmak istediği bazı bileşenleri reçeteden çıkamaya çalışıyor.
Çikolata reçetesi değişiyor mu?

Züber’in iki yılı aşan Ar-Ge çalışması bu açıdan yalnızca yeni bir ürün lansmanı değil; çikolatanın besin profilini ve içerik yapısını yeniden düşünme çabasının Türkiye’deki örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Züber Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Görkem Özer'in, ““Çikolata kategorisinde yıllardır bazı içeriklerin vazgeçilmez olduğu kabul ediliyordu. Biz bu kabulleri yeniden sorguladık. Rafine şekersiz, soya lesitinsiz ve emülgatörsüz bir çikolata üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik” sözleri de çikolata reçetesindeki dönüşümün ayak sesleri niteliğinde.
Sağlıklı atıştırmalık markalarının klasik ürün kategorilerine girmesiyle birlikte rekabetin yönü de değişebilir. Önümüzdeki dönemde çikolata üreticileri yalnızca lezzet ve çeşit üzerinden değil; daha az şeker, daha yüksek lif ve protein, daha sade içerik listesi ve farklı hammaddeler üzerinden de yarışabilir.
