Gıda Bülteni Sektörden Çikolatanın reçetesi değişiyor: Rafine şeker ve emülgatörsüz çikolata mümkün mü?

Çikolatanın reçetesi değişiyor: Rafine şeker ve emülgatörsüz çikolata mümkün mü?

Son yıllarda tüketicilerin içerik okumaya başlaması, ultra işlenmiş gıda tartışmaları ve daha sade içerikli ürünlere yönelik talep, gıda şirketlerini klasik ürünlerin reçetesini yeniden tasarlamaya yöneltiyor. Bunun son örneklerinden biri Züber’in iki yılı aşkın Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirdiği çikolata serisi oldu. Şirket, rafine şeker, soya lesitini, emülgatör ve koruyucu kullanmadan geliştirdiği ürünlerle, uzun yıllardır “tatlı kaçamak” olarak görülen çikolatayı daha dengeli bir atıştırmalık formuna yaklaştırmayı hedefliyor.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Atıştırmalık sektöründe son yılların en belirgin eğilimlerinden biri, ürünlerin yalnızca lezzet veya kalori üzerinden değil, içerik listesi üzerinden de değerlendirilmeye başlanması oldu. 

Sağlıklı atıştırmalık eğilimi

“Şekersiz”, “ilave şekersiz”, “yüksek proteinli”, “yüksek lifli” ve “katkısız” ifadeleri raflarda giderek daha görünür hale gelirken şirketlerin Ar-Ge çalışmaları da bu taleplere göre şekilleniyor.

Türkiye’de sağlıklı atıştırmalık kategorisinin öncü markalarından Züber de bu kez klasik bir ürün grubuna, çikolataya yöneldi. 

Şirket, iki yılı aşkın Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirdiği beş çeşit çikolatada rafine şeker, soya lesitini, emülgatör ve koruyucu kullanmadığını; tatlandırmanın hurmadan sağlandığını belirtiyor.

Ar-Ge artık yalnız raf ömrüne değil reçeteye de odaklanıyor

Çikolatada kullanılan şeker ve emülgatörler yalnızca tat vermek için değil, ürünün dokusu, akışkanlığı ve ağız hissi gibi teknolojik özelliklerini sağlamak için de kullanılıyor. 

Bu nedenle bu bileşenlerin reçeteden çıkarılması, yalnızca bir içeriğin yerine başka bir içerik koymaktan daha kapsamlı bir ürün geliştirme sürecini gerektiriyor.

Bu yönüyle Züber’in çalışması, gıda sektöründe Ar-Ge’nin değişen yönüne de işaret ediyor. Bir dönem raf ömrünü uzatma, üretimi standartlaştırma ve maliyeti düşürme öne çıkarken, bugün bunlara daha kısa ve tüketicinin daha kolay anlayabildiği içerik listeleriyle ürün geliştirme hedefi de ekleniyor.

Tatlı kaçamaktan daha dengeli atıştırmalığa; çikolata

Çikolata, yüksek enerji ve şeker içeriği nedeniyle uzun yıllardır daha çok “tatlı kaçamak” kategorisinde değerlendirilen ürünlerden biri. 

Yeni nesil Ar-Ge çalışmaları ise bu algıyı değiştirmeye çalışıyor. Züber’in yeni serisinde rafine şeker yerine hurma kullanılırken, ürünlere göre 100 gramdaki şeker miktarı 25-34 gram arasında değişiyor.

ZÜBER ÇİKOLATA'NIN BESİN DEĞERİ NE?

Özellikle Antep fıstıklı çeşitte şeker miktarı 25 grama kadar gerilerken, protein miktarı 12 grama, lif miktarı ise 9,1 grama ulaşıyor. 

Bitter çeşitte lif miktarı 100 gramda 12 gram seviyesinde. Enerji değerleri ise 100 gramda yaklaşık 549-567 kalori arasında değişiyor. 

42 gramlık bir paket ne getiriyor?

Ambalaj 42 gram. Tüm paketin tüketildiğini düşünürsek yaklaşık değerler şöyle:

Ürün – 42 g paketKaloriŞekerDoymuş yağLifProtein
Sütlü231 kcal14,3 g10,9 g3,7 g3,7 g
Bitter238 kcal13,0 g11,8 g5,0 g1,9 g
Pirinç patlaklı236 kcal13,4 g10,5 g3,5 g3,7 g
Antep fıstıklı232 kcal10,5 g8,8 g3,8 g5,0 g

Ar-Ge'nin yeni hedefi: Çikolatayı dönüştürmek

Sağlıklı atıştırmalık pazarı ilk olarak barlar, kuruyemiş bazlı ürünler ve proteinli atıştırmalıklarla büyüdü. Ancak yeni dönemde bu yaklaşım klasik ürün kategorilerine de taşınıyor. Çikolata da bu dönüşümün en dikkat çekici alanlarından biri.

Şirketler aynı lezzet deneyimini korurken şekerin kaynağını değiştirmeye, lif ve protein gibi besin öğelerini artırmaya ve tüketicinin kaçınmak istediği bazı bileşenleri reçeteden çıkamaya çalışıyor.

Çikolata reçetesi değişiyor mu?

Züber Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Görkem Özer

Züber’in iki yılı aşan Ar-Ge çalışması bu açıdan yalnızca yeni bir ürün lansmanı değil; çikolatanın besin profilini ve içerik yapısını yeniden düşünme çabasının Türkiye’deki örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Züber Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Görkem Özer'in, ““Çikolata kategorisinde yıllardır bazı içeriklerin vazgeçilmez olduğu kabul ediliyordu. Biz bu kabulleri yeniden sorguladık. Rafine şekersiz, soya lesitinsiz ve emülgatörsüz bir çikolata üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik” sözleri de çikolata reçetesindeki dönüşümün ayak sesleri niteliğinde.

Sağlıklı atıştırmalık markalarının klasik ürün kategorilerine girmesiyle birlikte rekabetin yönü de değişebilir. Önümüzdeki dönemde çikolata üreticileri yalnızca lezzet ve çeşit üzerinden değil; daha az şeker, daha yüksek lif ve protein, daha sade içerik listesi ve farklı hammaddeler üzerinden de yarışabilir. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *