Gıda Bülteni Gıda Gıda sahteciliğinde bir ilk; Polis destekli baskınlarda 73 kişi yakalandı

Gıda sahteciliğinde bir ilk; Polis destekli baskınlarda 73 kişi yakalandı

Gıda sahteciliğiyle mücadelede polis de sahaya indi. Emniyet Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 81 ilde düzenlediği ortak operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 61 milyon TL olan tağşişli ürün ele geçirildi, 73 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyon, gıda denetimlerinde kolluk kuvvetlerinin operasyonel imkânlarından yararlanılmasının önemini yeniden gündeme getirdi.

2 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye'de gıda sahteciliğiyle mücadele yalnızca ürünlerden numune alınması ve laboratuvar analizleriyle sınırlı değil. Sahte marka ve etiket kullanımı, insan sağlığını tehlikeye sokacak taklit ürünlerin üretilmesi ve piyasaya sürülmesi gibi faaliyetler, kolluk kuvvetlerinin de devreye girmesini gerektiriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen operasyon, kurumlar arası iş birliğinin geniş çaplı örneklerinden biri oldu.

3 bin personelle 1908 adrese denetim

81 ilde gerçekleştirilen operasyona 1700 emniyet personeli ile 1350 Tarım ve Orman Bakanlığı personeli katıldı.

Toplam 3050 personelin görev aldığı çalışmada 1908 adreste kontrol ve denetim gerçekleştirildi.

Denetimlerde piyasa değeri yaklaşık 61 milyon TL olan çok sayıda gıda, içecek ve takviye edici ürünün yanı sıra üretim, dolum, etiketleme ve ambalajlamada kullanılan materyal ele geçirildi.

Operasyon kapsamında 73 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Gıda sahteciliğinde polis neden önemli?

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda işletmelerini denetleme ve mevzuata aykırı ürünleri tespit etme konusunda temel yetkili kurum. Ancak organize biçimde yürütülen sahtecilik faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, klasik gıda denetimlerinin ötesinde imkânlar gerektirebiliyor.

Polisin devreye girmesiyle, gerekli hukuki şartlar ve adli makamların kararları çerçevesinde teknik takip, araç hareketlerinin izlenmesi ve eş zamanlı operasyon gibi yöntemlerden de yararlanılabiliyor.

Böylece yalnızca piyasaya sürülmüş ürünlerin tespiti değil, şüpheli üretim ve dağıtım faaliyetlerinin kaynağında araştırılması da mümkün olabiliyor.

Yalnızca gıda güvenliği değil, ekonomik suç boyutu da var

Taklit ve tağşiş edilmiş gıdalar tüketicinin sağlığını riske atabildiği gibi, satın aldığı ürünün içeriği konusunda yanıltılmasına da neden oluyor.

Özellikle sahte marka, etiket ve ambalaj kullanımı, gıda güvenliğinin yanında tüketicinin ekonomik olarak zarara uğratılması ve fikri mülkiyet haklarının ihlali boyutlarını da gündeme getiriyor.

Bu tür faaliyetlerin hangi suçları oluşturduğu ise somut olayın özelliklerine ve adli soruşturmanın sonuçlarına göre belirleniyor.

81 ildeki ortak operasyon, gıda sahteciliğiyle mücadelede denetim, istihbarat ve adli soruşturma imkânlarının birlikte kullanılabileceğini gösteriyor.

Bundan sonraki süreçte operasyonların sürekliliği kadar, ele geçirilen ürünlerin türlerinin, tespit edilen sahtecilik yöntemlerinin ve adli işlemlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması da önem taşıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *