Avrupa Komisyonu, Macaristan'ın tavuk, süt, ayçiçek yağı, şeker ve bazı temel gıda ürünlerinde uyguladığı yüzde 10 kâr marjı sınırının Avrupa Birliği kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle ülkeyi Avrupa Birliği Adalet Divanı'na sevk etti.
Komisyon, söz konusu uygulamanın serbest piyasa ilkelerini zedelediğini ve özellikle büyük perakende zincirlerini zararına satış yapmak zorunda bıraktığını savundu.
Marketlerin kârına yüzde 10 sınırı getirilmişti
Macaristan'da eski Başbakan Viktor Orbán hükümeti, yüksek gıda enflasyonunu frenlemek amacıyla 2025 yılında tartışmalı bir karar almıştı.
Düzenleme kapsamında süpermarketlerin; tavuk, süt, ayçiçek yağı, şeker, yumurta başta olmak üzere çok sayıda temel gıda ürününde uygulayabileceği kâr marjı yüzde 10 ile sınırlandırılmıştı.
Göreve gelen yeni Başbakan Péter Magyar hükümeti de uygulamayı kaldırmayarak yürürlükte tutmayı tercih etti.
Avrupa Komisyonu: Marketler zararına satış yapmak zorunda kalıyor
Komisyon açıklamasında, marketlerin yalnızca ürün alış fiyatı üzerinden değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada; personel giderleri, kira, enerji maliyetleri, lojistik, depolama, soğuk zincir gibi işletme maliyetlerinin de bulunduğu belirtilerek, yüzde 10'luk marjın birçok işletmenin maliyetlerini karşılamaya yetmediği ifade edildi.
Komisyona göre mevcut sistem bazı ürünlerde marketleri fiilen zararına satış yapmaya zorluyor.
"Yabancı zincirler daha fazla etkileniyor"
Avrupa Komisyonu'nun dikkat çektiği bir diğer konu ise uygulamanın yabancı sermayeli zincirler üzerindeki etkisi oldu.
Komisyon, düzenlemede kullanılan ciro kriterleri nedeniyle; SPAR, Lidl, Aldi, Tesco gibi büyük uluslararası zincirlerin uygulamadan etkilenirken, birçok küçük yerel Macar işletmesinin kapsam dışında kaldığını belirtti.
Bu durumun Avrupa Birliği'nin rekabet ve eşit muamele ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.
SPAR: Büyük ekonomik zarar oluştu
Macaristan'da faaliyet gösteren SPAR yönetimi de uygulamaya uzun süredir itiraz ediyor.
Şirket yetkilileri, kâr marjı sınırlamaları ve ek perakende vergilerinin büyük ekonomik kayıplara neden olduğunu belirterek düzenlemenin kaldırılmasını talep ediyor.
Enflasyon düştü, kaldırılması tartışılıyor
Macaristan Merkez Bankası Başkanı Mihály Varga da son açıklamalarında ülkedeki enflasyon görünümünün iyileştiğini belirterek fiyat kontrollerinin kademeli olarak kaldırılabileceğini söyledi.
Buna rağmen hükümet, fiyatların yeniden yükselmesinden çekindiği için uygulamayı sürdürmeyi tercih ediyor.
Daha önce de benzer karar çıkmıştı
Avrupa Birliği Adalet Divanı kısa süre önce Macaristan'ın perakendecilere zorunlu indirim uygulatan ve belirli stok seviyelerini koruma yükümlülüğü getiren eski düzenlemesini de AB hukukuna aykırı bulmuştu.
Yeni dava ise doğrudan marketlerin uygulayabileceği kâr marjına ilişkin en önemli hukuki süreçlerden biri olarak görülüyor.
Türkiye açısından ne anlama geliyor?
Macaristan'daki dava, gıda fiyatlarına devlet müdahalesinin sınırları konusunda Türkiye açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Türkiye'de son yıllarda artan gıda fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla; Ticaret Bakanlığı'nın yoğun fiyat denetimleri, fahiş fiyat cezaları, stokçulukla mücadele uygulamaları, Et ve Süt Kurumu'nun piyasa regülasyonları, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri ve zaman zaman kamu destekli uygun fiyat satış kampanyaları, geçmişte uygulanan tanzim satış noktaları gibi çeşitli araçlar devreye alınmıştı.
Macaristan örneği ise fiyat artışlarını idari kararlarla sınırlamaya yönelik politikaların, tüketiciyi koruma amacı taşısa bile rekabet hukuku ve piyasa işleyişi açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebildiğini ortaya koyuyor.
Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın vereceği kararın, yalnızca Macaristan için değil, gıda fiyatlarına doğrudan müdahale eden politikaları uygulayan diğer ülkeler açısından da emsal niteliği taşıması bekleniyor.
