Gıda Bülteni Tarım Türkiye neden Angusçu oldu; "Angus bizim için biçilmiş kaftan"

Türkiye neden Angusçu oldu; "Angus bizim için biçilmiş kaftan"

Türkiye 2026'da 500 bin baş besilik sığır ithalatı planlarken, Türkiye'de besicilere anaç sığır temin eden TİGEM etçi ırklarda yerli üretimi artırmak için Angus yetiştiriciliğini genişletiyor. Bugüne kadar 17 bin 885 Angus'un üreticiyle buluşturulduğunu kaydeden TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, Türkiye'nin sığır tercihinin neden Angus olduğunu Gıda Bülteni'ne açıkladı. Gezginç'e göre Angus tercihinin ilk nedeni; daha az yemle daha çok kilo artışının sağlanması. Tercihin bir diğer nedeni de; Türkiye'nin değişen et tüketimi. Peki TİGEM neden yerli inek ırkları tercih etmiyor? Türkiye'de Angus ithalatı neden artıyor? İşte yanıtları..

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye'nin kırmızı et ihtiyacını karşılamak amacıyla yıllardır başvurduğu canlı hayvan ithalatı 2026 yılında da devam ediyor. 

Tarım ve Orman Bakanlığı bu yıl 500 bin baş besilik sığır ithalatı planlarken, kamuya ait Türkiye'nin en büyük tarımsal üretim kuruluşu TİGEM ise etçi hayvan üretiminde farklı bir model üzerinde çalışıyor.

"TİGEM Angusçu olmadı"

Modelin merkezinde son yıllarda Türkiye'de adı sıkça ithalatla birlikte anılan Angus bulunuyor. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, Karacabey Tarım İşletmesi'nde düzenlenen “Tarım Varsa Hayat Var” buluşmasında Gıda Bülteni'nin de aralarında bulunduğu basın mensuplarına yaptığı açıklamada, TİGEM'in neden Angus yetiştiriciliğine yöneldiğini anlattı. Gezginç, kamuoyunda oluşan algıya karşı özellikle “TİGEM Angusçu olmadı. Süt hayvancılığında damızlığımız da arttı, ondan hiç taviz vermedik. Ama Angus'a da girdik. Neden? Çünkü Angus daha küçük, meraya uygun.” vurgusunu yaptı.

IĞDIR TÜRKİYE'NİN TEKSASI OLACAK

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Güvenilir Ürün Platformu tarafından yürütülen “Tarım Varsa Hayat Var” projesi kapsamında tarım ve gıda sektörü temsilcileri TİGEM Karacabey İşletmesi’nde bir araya geldi. TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç, Gıda Bülteni'ne açıklamalarda bulundu.

Gezginç'in verdiği bilgiye göre bugüne kadar 17 bin 885 Angus üreticiyle buluşturuldu. TİGEM'in Angus yetiştiriciliğinde dikkat çeken merkezlerinden biri ise Türkiye'nin en doğusunda, Iğdır'daki Kazın Karabekir Tarım İşletmesi.

Yaklaşık 180 bin dekarlık işletmede hayvanların kapalı tesislerden ziyade geniş mera alanlarından yararlanabileceği bir üretim modeli uygulanıyor.

Gezginç, modeli anlatırken ABD'deki geniş mera hayvancılığı uygulamalarına işaret ederek: “Teksas'ta nasıl yapılıyorsa, açık alanda mera şartlarında üretim yapmaya başladık.” diyor.

TİGEM'in bazı dönemlerde bu sistemdeki hayvan sayısının 20 bin başa kadar çıkabildiğini belirten Gezginç, Angus tercihinin önemli nedenlerinden birinin de hayvanın mera şartlarına uygunluğu olduğunu söyledi.

“Angus ülkemiz için biçilmiş kaftan”

Gezginç'e göre Angus'un Türkiye açısından avantajı yalnızca et verimi değil. Angus'un dayanıklı bir ırk olduğunu, mera koşullarından etkin biçimde yararlanabildiğini belirten Gezginç, hayvanların diğer bazı sığırların değerlendirmekte zorlandığı çalımsı bitkilerden dahi faydalanabildiğine dikkat çekti.

Gezginç: “Angus hayvanlarda diğer hayvanların faydalanamayacağı çalımsı bitkiler dahil her şeyi yiyebiliyor ve çok hızlı et üretiyor. Ülkemiz için biçilmiş kaftan diye düşündük ve bu çalışmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin et tercihi küçükbaştan büyükbaşa kaydı

TİGEM'in Angus stratejisinin arkasındaki bir diğer neden ise Gezginç'e göre Türkiye'deki tüketim alışkanlıklarının değişmesi.

Gezginç'in toplantıda verdiği rakamlara göre 2000 yılında Türkiye'de kişi başına yıllık kırmızı et tüketimi yaklaşık 7,5 kilogramdı.

Bunun yaklaşık 4 kilogramını küçükbaş, 3,5 kilogramını büyükbaş eti oluşturuyordu.

Bugün ise kişi başına tüketimin yaklaşık 14,5 kilograma yükseldiğini söyleyen Gezginç, bunun yaklaşık 10 kilogramının büyükbaş etinden geldiğini belirtti.

Gezginç, buna karşılık Türkiye'nin küçükbaş hayvan varlığının tarihsel olarak oldukça yüksek seviyelerde bulunduğuna dikkat çekerek, 58 milyon civarındaki küçükbaş varlığına rağmen tüketimde büyükbaş etinin ağırlığının arttığını söyledi.

Angus ithalatına alternatif yerli inek ırkı üretimi mümkün mü?

Bu soruya TİGEM Genel Müdürü Gezginç'in yanıtı şöyle; “Bir ırk geliştirmek gelişmişliğin bir işareti değildir. ‘Bizim ırkımız yok’ diye geri kalmış değiliz. 

Bugün hayvancılıkta en ileri kıta Amerika ama Amerika kıtasında keşiften önce inek yoktu. Şöyle düşünün.. Yerli bir ırkımız var. 10 kilo yem yedirdiğimizde 1 kilo canlı ağırlık artışı sağlıyor. Ama Angus diye bir ırk var 5-6 kilo yemle aynı ağırlık artışını sağlıyor. 

Yerli ırk takıntıısnın dışında kalmamız lazım. Evet bizim de ıslah çalışmaları var, bizim de yerli ırklarımız var. Ama birşeyin en yüksek kaliteli ve verimlisini elde etmek başarı getirir. Sizin elde ettikleriniz bir miktar geri kaldırğında, e o zaman ben başka bir ırkı kullanmayacak mıyız? Bu bir devletin, milletin değil ki. Bütün insanlığın kazanımları bunlar."

Türkiye 2026'da 500 bin besilik sığır ithal edecek

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün 2026 yılı Besilik Sığır İthalatı Başvuru ve Değerlendirme Talimatı'na göre bu yıl 500 bin baş besilik sığır ithalatı planlandı.

Bunun 392 bin başı, 200 baş ve üzerinde kapasiteye sahip işletmelere; 108 bin başı ise 200 başın altındaki işletmelere ayrıldı. İthalatı Et ve Süt Kurumu gerçekleştiriyor.

Angus da ithalatına izin verilen başlıca etçi ırklar arasında bulunuyor. Ancak 500 bin başlık kontenjan yalnızca Angus'tan oluşmuyor. Bakanlığın listesinde Angus'un yanında Charolais, Limousin, Hereford, Belgium Blue ve farklı etçi ve kombine ırklar da bulunuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *