Market raflarında “füme”, “isli”, “barbekü” veya “odun ateşi lezzeti” gibi ifadelerle satılan bir ürünün o tadı mutlaka geleneksel tütsüleme yöntemiyle elde edilmiş olmayabilir.
Gıda sanayisinde et ve peynirden balık ürünlerine, soslardan cipslere kadar farklı ürünlere isli tat ve koku kazandırmak amacıyla tütsü aroma vericileri kullanılabiliyor.
Ancak Avrupa'da yapılan son bilimsel değerlendirmeler, bu maddelerden bazılarını tartışmanın merkezine taşıdı.
Tütsü aromaları neden yasaklanıyor?
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), izin süreleri dolan sekiz tütsü aroma vericisini yeniden değerlendirdi. EFSA'nın vardığı sonuç dikkat çekiciydi: Değerlendirilen sekiz ürünün hiçbirinde genotoksisiteye ilişkin endişeler tamamen dışlanamadı.
Genotoksisite, bir maddenin hücrelerin genetik materyali olan DNA'ya zarar verme potansiyelini ifade ediyor.
HANGİ TÜTSÜ AROMALARI YASAKLANDI?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. EFSA'nın değerlendirmesi, “bu aromayı içeren bir ürünü tüketen kişi kanser olur” anlamına gelmiyor. Bilimsel değerlendirmede ortaya konulan sorun, söz konusu maddeler açısından genotoksisite endişesinin mevcut verilerle güvenli biçimde ortadan kaldırılamaması.
Bu değerlendirmelerin ardından Avrupa Komisyonu 2024/2067 sayılı düzenlemeyle SF-001 ile SF-010 arasındaki 10 birincil tütsü aroma vericisini Birlik Listesi'nden çıkardı.
Türkiye de tütsü aromasını raflardan kaldırıyor
Şimdi benzer bir süreç Türkiye'de başlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün sektör kuruluşlarına gönderdiği yazıya göre, AB'nin tütsü aroma vericilerine ilişkin düzenlemesi Türkiye mevzuatına doğrudan aktarılmış değil. Buna karşılık bu ürünlerin ithalatında ve resmi kontrollerinde Avrupa Birliği uygulamaları referans alınıyor.
Bakanlık, EFSA'nın bilimsel değerlendirmelerini ve Avrupa Komisyonu'nun kararını dikkate alarak Türkiye'de uygulanacak yeni geçiş sürelerini belirledi.
Gerekçe ise açık biçimde “mevcut bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda insan sağlığının korunması” olarak ifade ediliyor.
Yasak var ama ürünler hemen raflardan kalkmayacak
Tüketici açısından haberin en önemli noktası burada. Yeni karar, tütsü aroma vericisi içeren bütün gıdaların bugünden itibaren marketlerden kaldırılacağı anlamına gelmiyor.
Aksine oldukça uzun bir geçiş dönemi bulunuyor. Peynir ve peynir ürünleri, et ve et ürünleri ile işlenmiş balık ve su ürünlerinde söz konusu tütsü aroma vericileri ve bunları içeren preparatların ithalatı ve piyasaya arzı 1 Haziran 2028'e kadar mümkün olacak.
Bu aromaları içeren gıdaların üretimi, ithalatı ve piyasaya arzı açısından son tarih ise 1 Ağustos 2028 olarak belirlendi.
Diğer gıdalarda 1 Ekim'de başlıyor
Et, peynir ve belirli balık ürünlerinin dışında kalan gıdalarda ise takvim çok daha yakın.
Tütsü aroma vericileri ve bunları içeren aroma preparatlarının diğer gıda kategorileri için ithalatı ve piyasaya arzı 1 Ekim 2026'da, işletmeler arasındaki satışı ise 1 Aralık 2026'da sona erecek.
Bu aromaları içeren gıdaların üretimi, ithalatı ve piyasaya arzına ise 1 Ocak 2027'den itibaren izin verilmeyecek.
Etikette hangi ifadeye bakılmalı?
Bu nedenle önümüzdeki aylarda tüketicilerin özellikle isli ve füme lezzet iddiasıyla satılan ürünlerin içerik listesini kontrol etmesi anlamlı hale geliyor.
Ancak yalnızca ambalajın ön yüzündeki “füme”, “isli” veya “barbekü” ifadelerine bakarak karar vermek doğru değil. Çünkü gerçek tütsüleme yöntemiyle üretilmiş bir gıda ile tütsü aroma vericisi kullanılmış bir ürün aynı şey değil.
Asıl bakılması gereken yer ürünün içindekiler listesi.
Etikette tütsü aroma vericisi kullanıldığına ilişkin bir ifade bulunması, ürünün isli tadının aroma vericisi kullanılarak elde edildiğini gösterebilir. Tüketici bu tür ürünler yerine aynı kategoride söz konusu aroma vericilerini içermeyen alternatifleri tercih edebilir.
2028'den sonra bile rafta görülebilir
Üstelik geçiş tarihleri geldiğinde bile bu ürünlerin tamamı bir anda raflardan kaybolmayacak.
Bakanlığın yazısında, belirlenen tarihlerden önce piyasaya arz edilmiş ürünlerin raf ömürlerinin sonuna kadar piyasada bulunabileceği açıkça belirtiliyor.
Dolayısıyla özellikle uzun raf ömrüne sahip bazı gıdalarda tütsü aroma vericisi içeren ürünlerle belirlenen son tarihlerden sonra da karşılaşılması mümkün.
Bu nedenle yeni düzenleme yalnızca gıda üreticilerini ilgilendiren teknik bir mevzuat değişikliği değil. EFSA'nın güvenlik endişesini dışlayamadığı ve Avrupa Birliği'nin izin verilenler listesinden çıkardığı tütsü aroma vericileri, geçiş dönemi boyunca Türkiye'deki tüketicinin karşısına çıkmaya devam edebilecek.
Bu süreçte tüketicinin yapabileceği en basit şey ise ambalajın önündeki “isli lezzet” vaadinden önce arkasındaki içindekiler listesini okumak.
