Çocukların ve yetişkinlerin pratik bir kahvaltı seçeneği olarak tükettiği kahvaltılık gevrekler; pestisitler, ağır metaller ve yüksek sıcaklıkta işleme sırasında oluşabilen akrilamid açısından mercek altına alındı.
Tüketici ürünlerini çevresel kirleticiler bakımından inceleyen Clean Label Project, aralarında General Mills, Kellogg’s ve Post gibi büyük üreticilerin ürünlerinin de bulunduğu 77 farklı kahvaltılık gevrek satın alarak laboratuvar analizine gönderdi.
Ürünlerde arsenik ve kurşun gibi ağır metallerin yanı sıra glifosat, klormekuat ve diğer pestisitler, akrilamid ile ambalaj kaynaklı olabilen BPA ve BPS araştırıldı.
Pirinçli gevreklerde 12 kat fazla arsenik
Testin en dikkat çekici sonucu pirinç bazlı kahvaltılık gevreklerde ortaya çıktı. Kuruluşun açıklamasına göre pirinç içeren gevreklerde porsiyon başına ölçülen arsenik miktarı, incelenen diğer kahvaltılık gevreklerin ortalamasından 12 kat daha yüksek bulundu.
Pirinç, yetiştiği koşullar nedeniyle toprakta ve sulama suyunda bulunan arseniği diğer birçok tahıla göre daha fazla bünyesine alabiliyor. Bu nedenle pirinç ve pirinçten üretilen gıdalardaki inorganik arsenik düzeyi, özellikle çocukların sık tükettiği ürünlerde yakından izleniyor.
Ancak araştırmada hangi üründe ne kadar arsenik bulunduğu, ölçülen arseniğin ne kadarının daha toksik kabul edilen inorganik arsenik olduğu ve sonuçların mevcut yasal sınırlarla nasıl karşılaştırıldığı açıklanmadı.
Çikolatalı 13 gevreğin 12’sinde kurşun
Kakao, çikolata veya kakao türevi bileşen içeren gevreklerde de kurşun düzeyinin daha yüksek olduğu bildirildi. Bu ürünlerde porsiyon başına ölçülen kurşun miktarı, çikolata içermeyen gevreklere göre genel olarak iki kattan fazlaydı.
İncelenen çikolatalı 13 kahvaltılık gevreğin 12’sinde ölçülebilir düzeyde kurşun tespit edildi. Kakao bitkisi yetiştiği topraktan ağır metalleri alabiliyor; ayrıca hasat ve kurutma gibi işlemler sırasında çevresel bulaşma meydana gelebiliyor. Bununla birlikte “tespit edilebilir düzey”, tek başına mevzuat sınırının aşıldığını göstermiyor. Testi yapan kuruluş, hangi ürünlerde ne kadar kurşun bulunduğunu ve sonuçların kabul edilen sınırlarla karşılaştırmasını kamuoyuyla paylaşmadı.
Glifosatın yüzde 81’i dört üründe toplandı
Analizlerde tahıl üretiminde kullanılan farklı tarım kimyasallarına da rastlandı. Tespit edilen maddeler arasında glifosat, klormekuat, metoksifenozid, asetamiprid ve metalaksil yer aldı.
Testin en çarpıcı pestisit bulgusu glifosatla ilgiliydi. Kuruluş, bütün gevreklerde ölçülen toplam glifosat miktarının yüzde 81’inin yalnızca dört üründen kaynaklandığını açıkladı.
77 gevreğin 76’sında akrilamid
Test edilen 77 kahvaltılık gevreğin biri dışında tamamında akrilamid belirlendi. Ürünler arasındaki fark ise oldukça büyüktü: En yüksek akrilamid miktarına sahip gevrek ile en düşük miktara sahip ürün arasında 21 kata varan fark bulundu.
Buğday veya yulaf bazlı gevreklerde porsiyon başına ölçülen akrilamid miktarı, pirinç veya mısır bazlı ürünlerden yaklaşık 2,5 kat daha yüksekti.
Akrilamid, nişasta içeren gıdaların kızartma, kavurma ve fırınlama gibi yüksek sıcaklıklı işlemlerden geçirilmesi sırasında doğal olarak oluşabiliyor.
Testin iyi haberi: BPA ve BPS bulunmadı
İncelemede bütün sonuçlar olumsuz değildi. Test edilen 77 ürünün hiçbirinde ölçülebilir düzeyde BPA veya BPS tespit edilmedi.
Clean Label Project, bu sonucu 2018–2019 döneminde gerçekleştirdiği önceki incelemeye kıyasla kahvaltılık gevreklerde ambalaj kaynaklı kimyasalların azaltılması yönünde ilerleme sağlandığının işareti olarak değerlendirdi.
Kahvaltılık gevrekler sağlıklı mı?
Test geniş bir ürün grubunu kapsasa da sonuçların en önemli eksikliği, marka ve ürün bazındaki laboratuvar verilerinin paylaşılmaması oldu.
Kuruluş; test edilen ürünlerin listesini ve kendi değerlendirmesine göre başarılı bulunan bazı gevrekleri açıklarken, arsenik, kurşun, akrilamid ve pestisit tespit edilen ürünlerin ayrı ayrı ölçüm değerlerini yayımlamadı.
Numune sayısı, ölçüm belirsizliği ve sonuçların yasal sınırlarla karşılaştırması da kamuya açık özette yer almadı.
Üstelik çalışma hakem değerlendirmesinden geçmiş akademik bir araştırma değil. Clean Label Project aynı zamanda belirli ölçütleri karşılayan ürünlere sertifika veren bir kuruluş. Bu nedenle bulguların bağımsız biçimde değerlendirilebilmesi için marka bazlı ham laboratuvar sonuçlarının açıklanması gerekiyor.
Clean Label Project’in test sonuçları, kahvaltılık gevreklerin ağır metaller ve pestisitler bakımından daha yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Ancak mevcut veriler belirli bir markanın ürününün sağlıksız olduğunu, yasal sınırları aştığını veya geri çağrılması gerektiğini kanıtlamıyor.
Tüketici açısından en makul yaklaşım ise gevreğin yalnızca kirletici testlerine değil; şeker miktarına, lif ve protein içeriğine, porsiyon büyüklüğüne ve tüketim sıklığına da bakmak. Çünkü düşük kirletici düzeyine sahip olması, yüksek şekerli bir gevreği tek başına sağlıklı hale getirmiyor.
