Gıda Bülteni Gündem 2040’a kadar dünya çocuk obezitesi 228 milyona çıkacak: Türkiye’de durum ne?

2040’a kadar dünya çocuk obezitesi 228 milyona çıkacak: Türkiye’de durum ne?

Dünya Obezite Federasyonu’nun yayımladığı 2026 Dünya Obezite Atlası raporu, küresel çapta çocukluk çağı obezitesinin çok hızlı arttığını ortaya koydu. Mevcut eğilimler devam ederse, 5-19 yaş arası obez çocuk ve ergen sayısının 2025’te 177 milyondan 2040’ta 228 milyona çıkacağı öngörülüyor. Bu tablo, çocukluk çağı obezitesinin dünya genelinde ciddi bir salgına dönüşeceğine işaret ediyor. Raporda, obezite oranlarının artık sadece yüksek gelirli ülkelerin sorunu olmadığı, düşük ve orta gelirli ülkelerde de hızla yükseldiği vurgulanıyor

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Evde sofraya konan yemek, çocuğun eline verilen harçlık, ekran başında geçirilen saatler… Çocukluk çağı obezitesi yalnızca bireysel tercihlerle değil, aile içindeki günlük alışkanlıklarla şekilleniyor. Uzmanlar, ebeveynlerin beslenme ve yaşam tarzı konusundaki tutumlarının, çocukların kilo riskini doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor. Yeni yayımlanan küresel rapor ise bu konuda alarm zillerinin çaldığını ortaya koyuyor.

Dünya Obezite Federasyonu tarafından yayımlanan 2026 Dünya Obezite Atlası raporuna göre, dünya genelinde obeziteyle yaşayan 5-19 yaş arası çocuk ve ergen sayısının 2025’te 177 milyondan 2040 yılında 228 milyona çıkması bekleniyor. Bu artış, çocuk ve ergenlerde obezite oranının yüzde 8,7’den yüzde 11,9’a yükselmesi anlamına geliyor.

Rapora göre 2027 yılından önce obeziteyle yaşayan çocuk sayısı, yetersiz beslenme nedeniyle düşük kilolu çocuk sayısını geride bırakacak. Bu durum, küresel beslenme eğilimlerinde tarihi bir kırılmaya işaret ediyor.

Türkiye’de Çocukluk Çağı Obezitesi Ne Durumda?

Türkiye’de yapılan saha araştırmaları, çocukluk çağı obezitesinin giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Farklı bölgesel çalışmalarda obezite oranları yüzde 10’un üzerine çıkarken, bazı büyük şehirlerde her 5 çocuktan 1’inin fazla kilolu veya obez olduğu belirtiliyor.

Türk Kalp Vakfı ise çocukluk çağı obezitesinin ilerleyen yaşlarda kalp-damar hastalıkları riskini artırdığına dikkat çekerek aileleri erken önlem almaya çağırıyor. Vakıf, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının çocuk yaşta damar yapısını olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Türkiye’de erişkin nüfusta obezite oranının yüzde 25’lere ulaşmış olması da, çocukların riskli bir çevrede büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Ailelerin Tutumu Belirleyici Rol Oynuyor

Beslenme uzmanları, çocukların tabağını belirleyenlerin ebeveynler olduğunu hatırlatarak “Evde ne varsa çocuk onu yer” gerçeğine dikkat çekiyor. Ödül olarak abur cubur verilmesi, porsiyon kontrolünün yapılmaması ve hareketsiz yaşam tarzı, riski katlıyor. Uzmanlara göre çocuklarda obezite riskini artıran başlıca faktörler şunlar:

  • Hamilelik döneminde annenin beslenme ve sigara alışkanlığı
  • İlk 6 ayda yeterli anne sütü alınmaması
  • Evde yüksek kalorili, işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi
  • Uzun ekran süresi ve yetersiz fiziksel aktivite
  • Okul kantinlerinde sağlıksız seçeneklerin yaygınlığı

2040’ta 120 Milyon Çocuk Kronik Hastalık Riskiyle Karşı Karşıya

Rapora göre mevcut eğilim sürerse 2040 yılına kadar en az 120 milyon okul çağındaki çocukta yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) kaynaklı karaciğer yağlanması, hipertansiyon ve tip 2 diyabet riski görülebilir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise obezitenin yalnızca fiziksel değil, psikososyal sonuçları da olduğuna dikkat çekiyor. Akran zorbalığı, damgalanma ve özgüven kaybı, çocukların akademik başarısını ve ruh sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor.

çocukluk çağı obezitesi çözümü nedir?

Uzmanlar, sadece bireysel beslenme önerilerinin yeterli olmayacağını; okul yemeklerinden gıda pazarlamasına, şehir planlamasından spor alanlarına kadar geniş kapsamlı politikaların devreye alınması gerektiğini belirtiyor.

DSÖ’nün 2025-2030 Küresel Beslenme Hedefleri kapsamında ise ilk 6 ay sadece anne sütü oranının yüzde 60’a çıkarılması, çocuklarda aşırı kilo artışının azaltılması ve sağlıklı gıdaya erişimin artırılması amaçlanıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *