Temel İhtiyaç Derneği’nin (TİDER) düzenlediği Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde paylaşılan veriler, sorunun boyutunu ortaya koydu.
Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur’a göre, kayıplar yalnızca tüketici tarafında değil; üretim, hasat, depolama ve lojistik süreçlerinde de birikerek büyüyor.
Bu zincirleme kayıp, küresel ölçekte toplam gıdanın yaklaşık yüzde 40’ının israf edilmesine neden oluyor.
Türkiye’de gıda bankacılığı büyüyor
İsrafı azaltmaya yönelik çözümlerden biri olan gıda bankacılığı modeli de Türkiye’de yaygınlaşıyor.
TİDER verilerine göre, 45 şehirde 80 gıda bankası faaliyet gösteriyor ve 1 milyondan fazla ihtiyaç sahibine ulaşılıyor. Gıda bankalarına 47 milyon TL’nin üzerinde ayni bağış sağlandı ve 13 bin tonun üzerinde karbon salımı engellendi.
Bu model, hem sosyal destek hem de çevresel fayda açısından kritik rol oynuyor.
Perakende zincirleri de sürece dahil oluyor
Gıda israfının azaltılmasında perakende sektörünün rolü giderek artıyor. Bu alanda dikkat çeken örneklerden biri Migros oldu.
Şirket, 2030 yılı için belirlediği gıda atığını yüzde 50 azaltma hedefini 5 yıl erken tamamlayarak son 5 yılda yüzde 55’in üzerinde azaltım sağladı.
MİGROS: 180 milyon öğünlük gıda kurtarDIK
Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın'ın paylaştığı son verilere göre şirket, yürüttüğü çalışmalar kapsamında bugüne kadar yaklaşık 180 milyon öğünlük gıdayı israf olmaktan kurtardı.
Bu süreçte, Son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin indirimli satışı, gıda bağışları, dijital stok ve talep yönetimi, biyogaz ve geri kazanım uygulamaları gibi yöntemler kullanıldı.
İsraf fiyatları da etkiliyor
Uzmanlara göre gıda israfı yalnızca çevresel değil, ekonomik bir sorun.
Üretimden tüketime kadar yaşanan kayıplar, arzı daraltarak fiyatları yukarı çekiyor. Özellikle son dönemde artan gıda enflasyonunda, israfın da önemli payı olduğu değerlendiriliyor.
