Gıda Bülteni Beslenme Probiyotik kullananların çoğu aynı hatayı yapıyor

Probiyotik kullananların çoğu aynı hatayı yapıyor

Bağırsak sağlığı için probiyotik takviyelerine ilgi hızla artıyor. ABD'de 54 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmaya göre probiyotik kullanımı 14 yılda yetişkinlerde yüzde 287, çocuk ve gençlerde yüzde 786 arttı. Ancak araştırmacıların dikkat çektiği önemli bir sorun var: Probiyotik kullananların büyük bölümü, bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaların ihtiyaç duyduğu lifi hâlâ yeterince tüketmiyor.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Bağırsak sağlığını desteklemek isteyenler kapsüllere ve probiyotik ürünlere giderek daha fazla yöneliyor. Peki beslenme alışkanlıklarımız da aynı hızla değişiyor mu?

Clinical Gastroenterology and Hepatology dergisinde yayımlanan yeni araştırmanın yanıtı dikkat çekici: Hayır.

Michigan Üniversitesi araştırmacıları, ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması'nın 2009-2023 dönemindeki yedi araştırma döngüsünden 54 bin 776 kişinin verilerini analiz etti. Araştırmaya göre 20 yaş altındakilerde probiyotik takviyesi kullananların oranı yüzde 0,63'ten yüzde 5,58'e çıktı. Bu, 14 yılda yüzde 786'lık artış anlamına geliyor.

20 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde ise kullanım yüzde 1,8'den yüzde 6,96'ya yükseldi; artış yüzde 287 oldu.

Probiyotik kullananların yaptığı hata ne?

Probiyotik kullanımındaki büyük artışa karşın bağırsak sağlığı açısından önemli bir başka göstergede aynı değişim yaşanmadı: Lif tüketimi.

Araştırmada probiyotik kullananların, kullanmayanlara kıyasla her 1000 kaloride ortalama 1,35 gram daha fazla lif aldığı belirlendi. Ancak probiyotik kullananlar dahil bütün gruplarda ortalama lif tüketimi önerilen 1000 kalori başına 14 gramın altında kaldı.

Dahası, 14 yıllık dönemde lif tüketiminde anlamlı bir iyileşme görülmedi. Mikrobiyal içeriği yüksek gıdaların tüketimindeki artış da oldukça sınırlı kaldı.

Araştırmanın başyazarı Dr. Kira Newman'a göre temel sorunlardan biri, bağırsaklara eklenen yararlı mikroorganizmaların uygun bir beslenme ortamına da ihtiyaç duyması. Bu nedenle probiyotik takviyesine yönelirken lif açısından yetersiz beslenmeye devam etmek beklenen yararı sınırlayabilir.

Lifli beslenme bağırsak sağlığı için neden önemli?

Bağırsakta yaşayan mikroorganizmaların bir bölümü, insanların sindiremediği bazı karbonhidratları ve lifleri kullanabiliyor. Bu nedenle sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllardan gelen farklı lif kaynakları, bağırsak mikrobiyotasının beslenmesi açısından önem taşıyor.

Araştırmacılar da tek bir takviyeye odaklanmak yerine sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllardan zengin, çeşitli bir beslenmenin önemine dikkat çekiyor.

Newman bunu çarpıcı bir benzetmeyle anlatıyor: Tek başına takviyeye yönelmek, “gökkuşağından yalnızca bir renk seçmeye” benziyor.

Probiyotik nedir?

Kelime anlamı “yaşam için” olan probiyotikler,  bağırsak florasının sağlıklı işleyişini düzenleyen canlı mikroorganizmalardır.

En sık probiyotikler, Lactobacillus ve Bifidobacterium grubu yararlı bakterilerdir. Ancak her probiyotik aynı etkiye sahip değil; farklı tür ve suşların vücuttaki etkileri de farklı olabiliyor.

Probiyotik gıdalar neler?

Probiyotik gıda da; içerisinde raf ömrü sonuna kadar yeterli miktarlarda canlı probiyotik mikroorganizma (108 cfu/gram) içeren gıdalardır.

Yoğurt, kefir ve turşu gibi bazı fermente gıdalar canlı mikroorganizmalar içerir. Probiyotik yani yararlı-dost bakteriler binlerce yıldır besin maddeleri ile alınmaktadır.

Enerjisini karbonhidratların fermantasyonundan sağlayan laktik asit bakterileri (Lactobacillus ve Bifidobacterium v.s.) yararlı-dost bakteriler olarak kabul edilir. 

PROBİYOTİK ZENGİNİ GIDALAR HANGİLERİ?

Probiyotikler yoğurt, ayran, kefir, yumuşak yıllanmış peynir, fermente süt, keçi sütü, sirke, lahana ve salatalık turşusu, kombu çayı, bitter çikolata, tereyağında bulunur. Tahılların fermentasyonu ile tarhana, boza, şalgam suyu gibi besinler de probiyotik özellik taşımaktadır.

Prebiyotikten zengin besinler hindiba kökü, domates, muz, çekirdeksiz etli meyveler, yer elması, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, yulaf, arpa, sarımsak, soğan, pırasa, enginar, arpa
kepeği/tahıllar, buğday kepeği, keten tohumu, kakao, kuşkonmazdır. 

Probiyotiklerin yararları neler?

Probiyotiklerin etkisi kullanılan mikroorganizmaya göre değişiyor. Bazı probiyotikler özellikle antibiyotik kullanımıyla ilişkili ishal gibi belirli durumlarda yarar gösterebiliyor. 

Obezite, gebelik, erken doğum riski, hassas bağırsak sendromu, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, kolorektal kanser, alerji, nezleden korunma gibi durumlar için probiyotiklerin yararı ortaya
konmuştur.

Probiyotikler vücutta doğal mukoza koruyucusu olarak yer almaktadır. Özellikle besinlerle vücuda girmekte olan patojen bakteriler ve mayalara karşı sindirim sistemini koruyarak vücudun immün sistemini desteklerler. Ayrıca probiyotikler sayesinde bağırsaklarda birçok vitamin üretilir. Özellikle B12, K2 ve B kompleks vitaminleri bağırsakların bir ürünüdür. 

Prebiyotik nedir, probiyotikten farkı ne?

İki kavram sık sık birbirine karıştırılıyor.

Probiyotik, canlı mikroorganizmayı ifade ediyor. Prebiyotik ise bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaların büyümesini veya faaliyetini destekleyen, sindirilmeyen gıda bileşenlerine verilen isim.

Basitleştirildiğinde; probiyotik yararlı mikroorganizma, prebiyotik ise bu mikroorganizmaların kullanabileceği besin kaynağı olarak düşünülebilir.

Yeni araştırmanın ortaya koyduğu tablo da tam olarak burada dikkat çekiyor: Probiyotik kullanımı hızla yükselirken, bağırsaktaki mikroorganizmaları besleyen gıdaların tüketimi aynı hızda artmıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *