Türkiye, kuru meyvelerde önemli bir gıda güvenliği sorunu olan okratoksin A (OTA) bulaşmasının önlenmesine yönelik uluslararası standart çalışmalarında yeni bir aşamaya geçti.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 5 Kasım 2026 tarihli gıda kodeksi raporuna göre, Türkiye'nin başkanlığını yürüttüğü elektronik çalışma grubu tarafından hazırlanan yeni çalışma önerisi, Codex Alimentarius Gıdalarda Bulaşanlar Kodeks Komitesi'nin (CCCF) 19'uncu toplantısında tam destek gördü.
Mısır'da 19-23 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen toplantıda, kurutulmuş meyvelerde okratoksin A kontaminasyonunun önlenmesi ve azaltılması için bir uygulama kılavuzu geliştirilmesine yönelik proje belgesinin, onay için Codex Alimentarius Komisyonu'na gönderilmesi kararlaştırıldı.
Uluslararası Kuru Yemiş ve Kuru Meyve Konseyi'nin (INC) toplantıya ilişkin açıklamasında da çalışmanın kapsamının, yeterli bilimsel ve teknik bilgi bulunması halinde kurutulmuş mango, ananas ve muz gibi tropikal meyveleri de içerebileceği belirtildi.
Kuru incir ve kuru üzüm ihracatı açısından okratoksin neden önemli?
Okratoksin A, Aspergillus ve Penicillium türü bazı küflerin oluşturduğu, gıdalarda bulunabilen doğal bir toksin. Tahıllar, kahve, kurutulmuş meyveler, baharatlar ve çeşitli gıda ürünleri bu toksinin görülebildiği ürünler arasında yer alıyor.
Özellikle kuru meyvelerde hasat sonrası işlemler, kurutma, nem kontrolü, depolama ve taşıma koşulları küf gelişiminin önlenmesi bakımından önem taşıyor.
Türkiye'nin kuru incir ve kuru üzüm başta olmak üzere kuru meyve üretimi ve ihracatındaki konumu, okratoksin A riskinin uluslararası düzeyde ele alınmasını sektör açısından önemli hale getiriyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), okratoksin A'nın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesinde böbrekleri hedef alan toksik etkileri ve kanserojenlik potansiyelini ortaya koyan bilimsel verileri incelemişti.
Türkiye, uluslararası kılavuz hazırlığına başkanlık ediyor
Türkiye'nin çalışmadaki rolü yeni değil. 2025 yılında gerçekleştirilen Codex Alimentarius Bulaşanlar Komitesi'nin 18'inci toplantısında, kuru meyvelerde okratoksin A bulaşmasının önlenmesi ve azaltılmasına yönelik bir uygulama kılavuzu geliştirilmesi için elektronik çalışma grubu kurulmasına karar verilmişti.
Çalışma grubunun başkanlığını Türkiye, eş başkanlığını ise İngiltere üstlendi.
Türkiye'nin koordinasyonunda hazırlanan proje belgesi, 2026 yılındaki 19'uncu komite toplantısında değerlendirildi. Komite üyeleri yeni çalışma önerisini desteklerken, belgenin bazı değişikliklerle Codex Alimentarius Komisyonu'nun 50'nci toplantısına sunulmasına karar verdi.
2027 yılında yapılması planlanan Komisyon toplantısında yeni çalışma önerisinin onaylanması halinde, uygulama kılavuzunun hazırlanmasına yönelik süreç devam edecek.
okratoksin A limiti ne olacak?
Çalışmanın sektör açısından dikkat çeken yönlerinden biri de kuru meyvelerde okratoksin A limitleriyle ilgili uluslararası mevzuat farklılıkları.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın daha önceki açıklamalarında, Avrupa Birliği'nin kuru meyveler için belirlediği okratoksin A maksimum seviyelerinin Türkiye'deki oluşum verilerini yeterince temsil etmediği belirtilmişti. Türkiye'de de 2023 yılında Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle kuru meyveler için AB'den farklı maksimum seviyeler belirlenmişti.
Bakanlık, bu farklılıkların ticarette teknik engellere neden olabildiğine dikkat çekmiş ve uluslararası düzeyde konunun ele alınması için girişim başlatmıştı.
Gıda ihracatında uygunsuzluk kontrollerine yeni yaklaşım
CCCF'nin 19'uncu toplantısında Türkiye'nin katkı sağladığı bir diğer önemli konu da bulaşan kontrollerinde büyük ürün partilerinin değerlendirilmesi oldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı raporuna göre, çok büyük partilerin resmî kontroller sırasında alt partilere ayrılması halinde her alt partinin kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi yönünde karar alınmasında Türkiye etkin rol üstlendi.
Toplantıda bazı ülkeler, bir alt partide uygunsuzluk tespit edilmesi durumunda diğer alt partiler dikkate alınmadan bütün partinin uygunsuz sayılmasını önermişti. Türkiye'nin yürüttüğü görüşmeler ve girişimler sonucunda alt partilerin ayrı değerlendirilmesine yönelik yaklaşımın kabul edilmesi sağlandı.
Bu karar, özellikle büyük hacimli gıda ticareti yapan üretici ve ihracatçılar açısından önem taşıyor.
