Gıda Bülteni Beslenme 193 ülkeyi kapsayan araştırma: Sofra tuzuna potasyum katılsa 3 milyon ölüm önlenebilir!

193 ülkeyi kapsayan araştırma: Sofra tuzuna potasyum katılsa 3 milyon ölüm önlenebilir!

Sofralarımızdaki tuzun bileşimini değiştirmek milyonlarca hayat kurtarabilir mi? Nature Health dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, 193 ülkede normal tuzun bir bölümünün potasyum klorürle değiştirilmesi halinde yılda yaklaşık 3 milyon ölümün önlenebileceği hesaplandı. Ancak bu rakam gerçekleşmiş bir sonuç değil, bilimsel bir model tahmini. Peki normal sofra tuzunda potasyum yok mu, potasyumlu tuz tansiyonu düşürür mü ve herkes kullanabilir mi?

6 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Sofraların vazgeçilmezi olan tuz, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisi nedeniyle uzun yıllardır bilimsel araştırmaların konusu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) daha az tuz tüketilmesini önerirken bilim insanları şimdi başka bir seçenek üzerinde duruyor: Tuzun içindeki sodyumun bir bölümünü potasyumla değiştirmek.

4 Kasım 2026'da Nature Health dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, 193 ülke ve bölgedeki 25 yaş üzerindeki yetişkinler için bu değişikliğin olası sağlık etkileri hesaplandı.

Araştırmacılar normal sofra tuzunun yerine yüzde 75 sodyum klorür ve yüzde 25 potasyum klorür içeren karışımın kullanılmasını modelledi.

Hesaplamaya göre evlerde, restoranlarda ve hazır gıdalarda kullanılan tuzun tamamının bu karışımla değiştirilmesi, kalp-damar ve kronik böbrek hastalıklarına bağlı yılda yaklaşık 2 milyon 960 bin ölümün önlenmesini sağlayabilir.

Sofra tuzunda potasyum var mı?

Normal sofra tuzunun ana bileşeni sodyum klorür. Bu bileşiğin yaklaşık yüzde 40'ı sodyumdan, yüzde 60'ı klorürden oluşuyor. Potasyum ise doğal sofra tuzunda beslenme açısından anlamlı miktarda bulunmuyor.

Bununla birlikte Türkiye'de satılan iyotlu tuzlarda önemli bir ayrıntı var.

Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği'ne göre sofra tuzunun iyotlanmasında kilogram başına 25–40 miligram potasyum iyodat kullanılıyor.

Yani iyotlu tuzda potasyum içeren bir bileşik bulunabiliyor. Ancak miktarı son derece düşük ve bu tuzu potasyum kaynağı haline getirmiyor. Potasyumlu tuzda ise farklı bir madde kullanılıyor: Potasyum klorür.

Potasyumlu tuz nedir? Normal tuzdan farkı ne?

Potasyumlu tuz, sodyum klorürün bir bölümünün potasyum klorürle değiştirildiği bir tuz karışımı.

Yeni araştırmada incelenen karışımın yüzde 75'i normal tuz, yüzde 25'i potasyum klorürden oluşuyor.

Bu değişiklikle aynı miktarda tuz tüketildiğinde vücuda alınan sodyum azalırken potasyum miktarı artıyor.

Örneğin 5 gramlık iki farklı tuzun yaklaşık mineral içeriği şöyle:

5 gram tuzdaNormal tuz%25 potasyum klorürlü tuz
Sodyum1.966 mg1.475 mg
Potasyumİhmal edilebilir655 mg
Sodyumdaki azalma—%25

Potasyum, kasların ve sinirlerin normal çalışması için gerekli bir mineral. Ayrıca sodyumla birlikte kan basıncının düzenlenmesinde rol oynuyor.

Ancak potasyumlu tuz kullanmak, daha fazla tuz tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

3 milyon ölüm nasıl önlenebilir? Araştırmada hangi hesap yapıldı?

Nature Health araştırmasında bilim insanları beş farklı senaryo oluşturdu.

Küresel hastalık verileri, tuz tüketim alışkanlıkları, kan basıncı araştırmaları ve potasyumlu tuzla gerçekleştirilen klinik deneyler birlikte değerlendirildi.

Modelin hesapladığı yıllık ölüm azalması şöyle:

Potasyumlu tuza geçiş senaryosuÖnlenebilecek ölüm
Evde ve hazır gıdalarda kullanılan tüm tuzun değiştirilmesi2,96 milyon
Yalnızca evde ve sofrada kullanılan tuzun değiştirilmesi1,85 milyon
Yalnızca hazır gıda ve restoranlardaki tuzun değiştirilmesi1,56 milyon
Tanı almış hipertansiyon hastalarının evde kullandığı tuzun değiştirilmesi590 bin

Araştırmaya göre bütün tuzun değiştirilmesi durumunda yılda yaklaşık 10,17 milyon yeni kalp-damar ve kronik böbrek hastalığı vakasının da önlenebileceği tahmin ediliyor.

Ancak modelin gerçekleşmesi için tüketicilerin ve gıda sanayisinin yaygın biçimde potasyumlu tuza geçmesi gerekiyor. Kullanım oranları, ülkelerin tuz tüketim alışkanlıkları ve hastalık verileri de elde edilecek yararı değiştirebilir.

Potasyumlu tuz gerçekten tansiyonu düşürüyor mu?

Potasyumlu tuzun etkisini yalnızca matematiksel modeller değil, insanlar üzerinde gerçekleştirilen klinik araştırmalar da inceliyor.

2021 yılında New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan büyük bir araştırmada, Çin'deki 600 köyde yaşayan 20.995 kişinin verileri değerlendirildi.

Katılımcıların bir bölümü normal tuz kullanmaya devam ederken diğer gruba yüzde 75 sodyum klorür ve yüzde 25 potasyum klorür içeren tuz verildi.

Yaklaşık 4,7 yıllık takipte potasyumlu tuz kullanan grupta:

İnme görülme oranı yaklaşık yüzde 14 daha düşük,

Önemli kalp-damar olaylarının oranı yaklaşık yüzde 13 daha düşük,

Bütün nedenlere bağlı ölüm oranı yaklaşık yüzde 12 daha düşük bulundu.

Potasyumlu tuz kullananlarda büyük tansiyon değeri de ortalama 3,34 mmHg daha düşüktü.

Araştırmaya daha önce inme geçirmiş veya 60 yaşın üzerinde olup yüksek tansiyonu bulunan kişiler katılmıştı. Bu nedenle bulguların bütün sağlıklı yetişkinlerde aynı düzeyde etki göstereceği söylenemez.

Potasyumlu tuz böbreklere zarar verir mi? Kimler kullanmamalı?

Yeni küresel araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de potasyumlu tuzun olası zararlarını hesaplaması.

Potasyumun vücuttan uzaklaştırılmasında böbrekler önemli rol oynuyor. Böbrek işlevleri bozulduğunda kanda potasyum birikmesi, yani hiperkalemi ortaya çıkabiliyor.

Hiperkalemi ciddi kalp ritim bozukluklarına yol açabiliyor. Araştırmacıların modeline göre ileri evre kronik böbrek hastalarında potasyumlu tuza yaygın geçiş, potasyum yüksekliğine bağlı yılda yaklaşık 100 bin ek ölüme neden olabilir.

Aynı grupta kan basıncının düşmesine bağlı yaklaşık 750 bin ölümün önlenebileceği de hesaplandı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 rehberi, potasyumlu düşük sodyumlu tuzları genel yetişkin nüfus için koşullu olarak öneriyor. Ancak böbrek işlev bozukluğu bulunanlar ve potasyum atılımını azaltan ilaçları kullananlar bu genel önerinin dışında tutuluyor.

Özellikle spironolakton gibi potasyum tutucu idrar söktürücüler, bazı tansiyon ilaçları ve potasyum takviyeleri kullanan kişilerde dikkatli olunması gerekiyor. DSÖ'nün genel önerisi çocukları ve hamileleri de kapsamıyor; bu gruplarda yeterli kanıt bulunmuyor.

Bu nedenle potasyumlu tuz, herkesin doktor değerlendirmesi olmadan kullanabileceği sıradan bir tuz alternatifi olarak görülmemeli.

Türkiye'de günlük ne kadar tuz tüketiliyor?

Potasyumlu tuz araştırmasının Türkiye açısından da önemli bir boyutu bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü iş birliğinde gerçekleştirilen 2017 Türkiye Hanehalkı Sağlık Araştırması'nda günlük ortalama tuz tüketimi kişi başına 9,9 gram olarak belirlenmişti.

Dünya Sağlık Örgütü ise yetişkinlere günlük toplam tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını öneriyor. Dolayısıyla Türkiye'de ölçülen tüketim, önerilen sınırın yaklaşık iki katıydı. 

Türkiye'de tuz yalnızca sofrada eklenen miktardan oluşmuyor. Ekmek, peynir, zeytin, işlenmiş et ürünleri ve diğer hazır gıdalar da günlük sodyum alımına katkı sağlıyor.

Potasyumlu tuz iyotlu mu? Satın alırken neye bakılmalı?

Potasyumlu tuzların bileşimi ürünlere göre değişebiliyor. Bazı ürünlerde sodyum klorürün yalnızca bir bölümü potasyum klorürle değiştirilirken bazılarında potasyum oranı daha yüksek olabiliyor.

Tüketicinin öncelikle ürünün içindekiler bölümündeki sodyum klorür ve potasyum klorür oranlarını kontrol etmesi gerekiyor.

Bir diğer önemli konu iyot. Potasyum klorür içermesi, ürünün iyotla zenginleştirildiği anlamına gelmiyor. İyotlu olup olmadığı etiketinden ayrıca kontrol edilmeli.

Ürün üzerindeki “düşük sodyumlu” veya “potasyumlu” ifadeleri de her markanın aynı mineral oranına sahip olduğu anlamına gelmiyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün temel önerisi ise değişmiyor: Günlük toplam tuz tüketimini azaltmak.

Potasyumlu tuz uygun yetişkinler için sodyumu azaltmanın seçeneklerinden biri olabilir. Ancak normal tuzun potasyumlu tuzla değiştirilmesi, aşırı tuz tüketiminin bütün sağlık risklerini ortadan kaldırmıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *