Matcha, Camellia sinensis bitkisinin genç yapraklarının gölgede yetiştirilip kurutulmasının ardından taş değirmenlerde ince toz haline getirilmesiyle elde edilen özel bir yeşil çay türüdür.
Matcha çayı nedir?
Geleneksel yeşil çaydan farkı, yaprakların süzülmeden tamamının tüketilmesidir. Bu nedenle içerdiği tüm maddeler doğrudan vücuda alınır.
Matcha çayı nasıl üretilir?
Yüksek kaliteli matcha üretiminde çay bitkileri hasattan haftalar önce gölgelenir. Bu yöntem klorofil miktarını artırarak çaya karakteristik parlak yeşil rengini verir. Hasat edilen yapraklar kısa süre buharda pişirilir, kurutulur ve taş değirmenlerde toz haline getirilir. Bu hassas süreç, ürünün kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
Matcha çayı nasıl yapılır?
Genellikle 1 gram matcha tozu, 70–80 °C sıcaklıktaki 80–100 ml suyla karıştırılır ve bambu çırpıcıyla köpük oluşana kadar çırpılır. Matcha latte gibi içeceklerde ise suyun ardından sıcak süt eklenir.
Matcha çayının yararları nelerdir?
Matcha; antioksidanlar, L-teanin ve kafein içerir. Bu bileşenler sayesinde zihinsel odaklanmayı artırabilir, yorgunluk hissini azaltabilir ve metabolizmayı destekleyebilir. Gölgede yetiştirme yöntemi, amino asit içeriğini yükselterek daha yumuşak bir tat profili sağlar.
Matcha çayının zararları var mı?
Avrupa’da yapılan analizlerde, özellikle bazı matcha örneklerinde yüksek alüminyum seviyeleri tespit edildi.
Stuttgart Kimyasal ve Veterinerlik Araştırma Bürosu'nun Almanya'da satılan 11 matcha çayını incelediği çalışmada, çayların ortalama 1112 mg/kg oranında alüminyum içerdiği belirlendi. B
azı matcha çaylarında saptanan alüminyum değerinin (2085 mg/kg), toksikolojik sınır aralığına ulaşması, yetiştirme yöntemine ve menşeine bağlı olarak bazı matcha çaylarının sağlık riski taşıyabileceğini ortaya koydu.
Matcha’da yaprağın tamamı tüketildiği için, çay bitkisinin topraktan aldığı alüminyum da doğrudan vücuda giriyor.
MATCHA ÇAYI GÜVENLİ BİR İÇECEK Mİ?
Uzun süreli ve yüksek miktarda alüminyum alımı; sinir sistemi, kemik sağlığı ve böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle EFSA, alüminyum için haftalık tolere edilebilir alım sınırı belirlemiş durumda.
Araştırmalar, Japonya menşeli organik matcha örneklerinde pestisit kalıntısına rastlanmadığını, buna karşılık bazı geleneksel yöntemlerle üretilmiş ürünlerde pestisit ve kirletici seviyelerinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Gübre kaynaklı kirletici peklorat da matcha çaylarında tespit edildi ancak test edilen tüm numunelerden hiçbiri çay için belirlenen azami seviyeyi aşmadı.
Matcha çayı nasıl tüketilmeli?
Uzmanlar, matcha tüketiminde menşei belli, organik ürünlerin tercih edilmesini, günlük ve düzenli aşırı tüketimden kaçınılmasını öneriyor. Özellikle çocuklar, hamileler ve tiroid hastalarının matcha tüketimini sınırlı tutması gerektiği vurgulanıyor.
