Gıda Bülteni Beslenme Gıda enflasyonu ruh sağlığımızı bozuyor; Gıdaya erişim kaygısı yüksek!

Gıda enflasyonu ruh sağlığımızı bozuyor; Gıdaya erişim kaygısı yüksek!

Market alışverişinde sürekli fiyat hesabı yapmak, restoran ve kafe menülerinde ekonomik seçenekler aramak ve “Yarın yeterli gıdayı satın alabilecek miyim?” diye düşünmek yalnızca beslenme düzenini değiştirmiyor, ruh halini de bozuyor. Türkiye’de 1.042 yetişkinle yapılan yeni araştırma, artan gıda fiyatlarının, toplumsal kaygıyı yüzde 61 oranında artırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, yoksul kesimde "gıda satın alamama kaygısı" çok yüksek.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Market alışverişinde sürekli fiyat hesabı yapmak, sevdiği gıdaları alamamak, temel gıda ürünlerine gelecekte de ulaşıp ulaşamayacağını düşünmek ve her alışverişte "Acaba bütçem yetecek mi?" kaygısı yaşamak, ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor.

Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan araştırma, gıda fiyatlarındaki artışın kaygıyı doğrudan değil, insanlarda oluşan "yeterli ve güvenilir gıdaya ulaşamama endişesi" üzerinden artırdığını gösterdi.

BESLENME KAYGISI RUH HALİNİ BOZDU

Araştırmada, Türkiye’de yaşayan 1.042 yetişkinin gıda enflasyonu karşısında alışveriş ve beslenme davranışlarının nasıl değiştiği, yeterli gıdaya ulaşma konusunda yaşadıkları endişe ve kaygı düzeyleri birlikte incelendi.

Araştırma, insanların yeterli ve güvenilir gıdaya bugün ve gelecekte ulaşıp ulaşamayacağı konusunda yaşadığı belirsizliğin ruh halini olumsuz etkilediğini gösterdi. .

Artan gıda fiyatları ruh sağlığımızı bozuyor

Araştırma, enflasyon nedeniyle sürekli yaşanan fiyat artışından dolayı, halkın gıdaya erişememe kaygısı yaşadığını ve bu kaygının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.  

insanların "Acaba yarın da gıda alabilecek miyim?" endişesini ortadan kaldıracak koşulların sağlanması halinde ise, toplumdaki kaygı yükü önemli ölçüde azaltılabilir.

Sorun yalnızca sevilen yiyeceği alamamak değil

Araştırma ekibinde yer alan Doç. Dr. Sedat Arslan, çalışmanın sonucunu şu sözlerle özetledi:

“Sorun yalnızca sevilen yiyecekleri satın alamamak değil. Asıl sorun, yarın yeterli ve güvenilir gıdaya ulaşamama endişesi.”

Bu endişe günlük hayatta farklı biçimlerde ortaya çıkıyor. Tüketicinin markette almak istediği ürünü fiyatı nedeniyle rafa geri bırakması, et, süt, meyve veya kuruyemiş gibi ürünleri daha seyrek satın alması, daha ucuz ve besin değeri düşük seçeneklere yönelmesi, öğünlerini azaltması ya da ay sonuna kadar mutfak bütçesinin yetip yetmeyeceğini sürekli hesaplaması bu sürecin parçaları arasında yer alıyor.

Kaygıya giden yol: Fiyat, davranış değişikliği ve erişim korkusu

Araştırmaya göre insanları kaygılandıran yalnızca bugünkü alışverişin pahalı olması değil. Aynı zamanda gelecek hafta, gelecek ay veya beklenmedik bir harcama sonrasında yeterli gıdayı satın alıp alamayacaklarını bilememeleri.

Gıda fiyatlarından en fazla etkilenenlerde kaygı iki katı aştı

Katılımcılar, gıda enflasyonunun beslenme davranışları üzerindeki etkisine göre düşük, orta ve yüksek olmak üzere üç gruba ayrıldı.

Gıda fiyatlarından düşük düzeyde etkilenenlerin Beck Kaygı Envanteri puanı ortalama 8,4 olarak ölçüldü. En yüksek düzeyde etkilenen grupta ise bu puan 19,47’ye çıktı.

Yoksullarda gıda kaygısı 2 kat fazla

Başka bir ifadeyle, beslenme ve alışveriş düzeni gıda enflasyonundan en fazla bozulan gruptaki ortalama kaygı puanı, en az etkilenen grubun iki katından daha yüksek bulundu.

Gıdaya erişim konusunda yaşanan sorun da benzer biçimde arttı. Gıda fiyatlarından düşük düzeyde etkilenen grupta ağır gıda yetersizliği yaşama olasılığı yüzde 1,2 iken, yüksek etki grubunda yüzde 48,2’ye yükseldi.

40 KAT DAHA FAZLA ENDİŞE

Bu sonuç, fiyat artışlarından en fazla etkilenen grupta yeterli gıdaya ulaşamama sorununun yaklaşık 40 kat arttığını gösterdi.

Gelirinin giderlerini karşılayamadığını söyleyenlerde gıda enflasyonunun etkisi belirgin şekilde daha yüksek bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *