Gıda Bülteni Konuk Yazar İftarda sahurda ne yemeli, nelerden kaçınmalıyız?

İftarda sahurda ne yemeli, nelerden kaçınmalıyız?

Ramazanda yapılan beslenme hataları neler? İftarda ve sahurda doğru beslenmenin ipuçları... Acıbadem Ataşehir Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman yazdı..

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Hepimizin heyecanla beklediği Ramazan geldi. 

Ramazanda sofralar bir şölene dönüşüyor, hal böyle olunca bu dönemde yapılan beslenme hataları bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor ya da kilo artışı ile sonuçlanabiliyor. 

Sahur ve iftarda beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekenler,  yapılan beslenme hataları,  pide ya da tatlının kontrolsüz tüketilmesine gibi konular son derece önemli. 

Sahurda Beslenme

Sahur yapmamak sıklıkla kişilerin tercih ettiği bir durum olsa da bazı besinsel riskleri beraberinde getiriyor. 

Kişinin herhangi bir sağlık sorunu yoksa günlük olarak kilogram başına yaklaşık 1 gram protein alması gerekiyor. 

Sahur yapılmadığında ne yazık ki bu gereksinimin çok az bir kısmı iftarda karşılanabiliyor. Bu anlamda sahur yapmak şart. 

Tokluk sağlamak, aynı zamanda günlük protein gereksinimini karşılamak için yumurta, peynir, yoğurt, kefir gibi protein kaynaklarına yer vermek gerekiyor. 

Sahurda diğer bir dikkat edilmesi gereken husus ise tuz tüketiminin sınırlı olması ve yeterince su tüketiminin sağlanması. Bu sayede iftara kadar susuzluk çekmemek mümkün oluyor. 

Sahurda tercih edilen peynir ve zeytinlerin tuzsuz olması,  bol su tüketilmesi ve yapısında bol su barındıran taze yeşil sebzelere sofralarda yer verilmesi oldukça önemli. 

Mevsime uygun taze yeşil sebzeler aynı zamanda posa içeriği ile tokluk süresinin uzamasına ve bağırsak hareketlerini optimize ederek kabızlık gibi sorunların önlenmesine de yardımcı oluyor. 

Sahurda tüketilen karbonhidratın türü ise diğer bir önemli husus. Sahurda beyaz undan yapılmış pide, poğaça, beyaz ekmek gibi karbonhidrat kaynaklarının tüketilmesi hızlı acıkmaya yol açabilir. 

Bunun aksine tam tahıllı ve çavdar ekmeği gibi seçenekler kan şekerini dengede tutarak çok daha uzun süre tokluk sağlayabilir.

İftarda Beslenme

İftarda kan şekerinin ani yükselmesini önlemek en önemli hedeflerden olmalı. 

Oruç su ile veya hurma ile açıldıktan sonra çok yağlı olmayan 1 kase ılık çorba ve beraberinde bir miktar salata veya pişmiş sebze tüketmek yemek yeme hızını frenleyebilir. 

İftarda çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler tüketmemek sindirim sisteminin çok daha rahat olmasını sağlayabilir. 

İftarda ana yemekte mutlaka bakliyat, hindi, tavuk, balık, kırmızı et gibi protein kaynaklarına yer vermek hem tokluk sağlamak , hem kan şekerini dengede tutmak hem de günlük protein gereksinimini karşılamak açısından elzemdir.

İftarda tüketilen pilav makarna gibi besinleri ana yemeğin yanında garnitür miktarlarda tüketmek sizi Ramazan’da kilo artışından koruyabilir. 

Geleneksel pirinç veya makarna yerine bulgur veya tam buğday makarna kan şekerini dengede tutarak iştahın kontrol altında tutulmasını kolaylaştırabilir. 

Ramazan sofrasında salata, sebze yemeği veya sebze çorbası gibi seçeneklerle sebzeye bol bol yer vermek vitamin, mineral ve posa gereksinimini sağlamaya yardımcı olur. 

Aynı zamanda kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olması sayesinde kilo kontrolünü destekler.

Ramazanda yapılan beslenme hataları

Ramazan ayında normal zamanlara göre çok daha çeşitli yemekler ve tatlılar sofralarda yerini alıyor. 

Uzun süren açlık sonrası bu besinlere karşı koymak zor olsa da Ramazan’da kilo almaktan veya sağlık risklerinden korunmak için beslenmeyi dikkatli yürütmek önem arzediyor. 

Ramazan’da geleneksel pideyi fazlaca tüketmek bu dönemde yapılan önemli hatalardan biri. 

Pide çabucak ve fazla miktarda tüketildiğinde kan şekerini hızlıca yükseltiyor. Bu da özellikle kan şekerinin düzenlenmesi ile ilgili sorunu olan diyabet hastaları ve buna eğilimli kişilerde hiperglisemi ile sonuçlanabiliyor. 

Pideyi 1-2 kare ve mümkünse sıcak değil biraz soğutarak tüketmekte fayda var. Diyabet hastalarının ise tam buğdaydan yapılmış pide ya da ekmek tercih etmesi çok daha sağlıklı olacaktır. 

Ramazan’da yapılan diğer bir hata ise yeterli su tüketmemek oluyor. 

Yetişkin bir kişinin günlük yaklaşık 2 litre su ihtiyacı bulunuyor ve bu ihtiyacın iftar ve sahur arasına dağıtılarak tüketilmesi önem arz ediyor.

Çay ve kahve gibi kafein ihtiva eden içecekler suyun yerini tutmuyor. Su ihtiyacını gidermek için bol su, tuz içermeyen ev yapımı ayran, şekersiz kompostolar tercih edilebilir. 

Ramazan’da dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise yemeğin hemen üzerine tüketilen tatlı.

Yemekte pilav, makarna, pide gibi karbonhidrat kaynakları tüketilmiş ve üzerine bir de tatlı yenmişse kan şekerinin hızlı yükselmesi ve buna bağlı olumsuz sonuçlar kaçınılmaz oluyor. 

İftar sonrası tatlı tüketilecekse, iftar yemeğinde protein ve sebze tercih etmeli, diğer karbonhidratları minimumda tutup, tatlıyı da küçük bir porsiyon yemeli. Bu sayede yemekte alınan protein ve sebze ile peşinden tüketilen tatlının kana karışma hızı yavaş olacağından çok daha risksiz olacaktır.

Tüketilen tatlının porsiyonu kadar türü de elbette önemli. Az şekerli sütlü tatlılar şerbetli tatlılara göre kan şekerini çok daha yavaş yükselterek dengede kalmasına yardımcı olacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *