Ticaret Bakanlığı servis ücreti, kuver, masa ücreti gibi isimler altında müşterilerden ücret alınmasını yasalamıştı. Ancak restoranların bu yasağı farklı yöntemlerle aştığı ortaya çıktı.
Hürriyet gazetesi yazarı Sefer Levent tanıt olduğu olayı gazetedeki köşesinde şöyle yazdı:
"Geçtiğimiz haftasonu yolumuz İstanbul Poyrazköy’e düştü. Bir restoranda yemek yedikten sonra hesabı istedik. Her zaman yaptığım gibi adisyonu tek tek incelemeye başladım. Çünkü bugünlerde yalnızca ne yediğinize değil, hesabınıza nelerin eklendiğine, neye ne kadar fiyat yazıldığına dikkat etmeniz gerekiyor.
İşte tam o sırada gözüme bir kalem takıldı: “Ekmek ve su” ücreti... Üstelik kişi başına 100 lira.
Şaşırdım. Çünkü masadaki hiç kimse ekmek yememişti. Su yerine başka meşrubatlar tercih edilmiş onlar da zaten hesaba eklenmişti. Sular da ekmekler de aynen geldiği gibi masa da duruyordu. Buna rağmen dört kişilik ekmek-su karşılığında bizden 400 TL isteniyordu.
İtirazı rağmen ücret adisyondan çıkmadı
Garsona durumu sorduk: “Herkese yazılıyor, adisyonla otomatik çıkıyor. Artık kuver yazılamıyor” diye açıklama yaptı. İtirazımıza rağmen ücret hesaptan çıkarılmadı. Acaba bu tek bir işletmenin hatası mıydı, yoksa yeni bir alışkanlığın işareti miydi?
Biraz araştırınca, son dönemde benzer şikâyetlerin arttığını gördüm. Önceki gün Ticaret Bakanlığı da bu konuya dikkat çeken, tüketicileri uyaran bir açıklama yayımladı. Biraz araştırınca, son dönemde benzer şikâyetlerin arttığını gördüm. Önceki gün Ticaret Bakanlığı da bu konuya dikkat çeken, tüketicileri uyaran bir açıklama yayımladı.
Adisyonlardaki ‘kuver’ kalemini yıllarca tartıştık. Masaya gelen ekmek, zeytin, tereyağı ya da küçük ikramlar için müşteriden ücret alınması birçok kez gündem oldu.
Farklı isimler altında ücret alınıyor
Yapılan düzenlemelerle birlikte restoran, kafe ve benzeri işletmelerde kuver, masa ücreti veya servis ücreti adı altında ilave bedel alınamayacağı açık şekilde ortaya konuldu. Ticaret Bakanlığı da son günlerde yaptığı açıklamayla bu kuralları bir kez daha hatırlattı.
Ancak görünen o ki bazı işletmeler farklı yöntemler deniyor. Bu kez karşımıza ‘ekmek-su’, ‘masa hazırlığı’, ‘servis katkı payı’, ‘ikram bedeli’ gibi yeni isimler çıkıyor. İsimler değişiyor ama tüketicinin cebinden çıkan para değişmiyor. Üstelik bazı durumlarda tüketilmeyen veya talep edilmeyen ürünler de hesaba eklenebiliyor. Bu çok ciddi bir sorun. Ne düzenlemelerle ne de tüketici haklarıyla bağdaşıyor."
