Aniden başlayan ve çoğu hastanın “dayanılmaz” olarak tanımladığı bir ağrı… Böbrek taşı, Türkiye’de özellikle sıcak iklim bölgelerinde daha sık görülüyor ve her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Uzmanlara göre genetik faktörler kadar günlük beslenme alışkanlıkları da böbrek taşı oluşumunda kritik rol oynuyor. Yeterince su içmemek, fazla tuz tüketmek ve masum görünen bazı besinleri aşırı kaçırmak riski artırabiliyor. Peki hangi yiyecekler böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlıyor, hangileri koruyucu etki gösteriyor?
University Hospitals Birmingham NHS Foundation Trust bünyesinde görev yapan üroloji uzmanı Dr. Ivo Dukic, birçok kişinin böbrek taşı taşıdığının farkında bile olmadığını belirtiyor.
Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir?
Dr. Dukic’e göre küçük taşlar böbrekte uzun süre sessiz kalabiliyor ve genellikle başka bir nedenle yapılan ultrason veya BT taramalarında tesadüfen saptanıyor. Ancak taş büyüdüğünde veya yer değiştirdiğinde; yan bölgede şiddetli ağrı, idrarda kans sık idrara çıkma ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Ağrı çoğu zaman karın ön kısmına doğru yayılıyor ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor.
Böbrek Taşının En Büyük Nedeni nedir?
Böbrek taşı riskini artıran en önemli faktör yeterince sıvı tüketmemek. Dr. Dukic, böbrek taşına yatkın kişilerin günde 2–2,5 litre su içmesi gerektiğini belirtiyor. Bu miktarın, diğer içecek ve yiyeceklerden alınan sıvıya ek olarak tüketilmesi öneriliyor. Yetersiz su tüketimi, idrardaki mineral yoğunluğunu artırarak kristalleşme ve taş oluşumuna zemin hazırlıyor.
Hangi gıdalar böbrek taşı yapar?
En yaygın böbrek taşı türü kalsiyum oksalat taşlarıdır. Oksalat, birçok bitkisel gıdada doğal olarak bulunan bir bileşik. Yüksek oksalat içeren besinler arasında; ıspanak, badem ve bazı kuruyemişler, patatesin bazı türleri ve baklagiller yer alıyor. Kalsiyum oksalat taşına yatkın kişilerde günlük oksalat alımının 100 mg’ın altına düşürülmesi faydalı olabilir.
Fazla Tuz Böbrek Taşı Riskini Artırır mı?
Günde 6 gramdan fazla tuz tüketimi önemli bir risk faktörü olarak gösteriliyor. Yüksek sodyum alımı, böbreklerin idrara daha fazla kalsiyum atmasına neden oluyor. İdrardaki yüksek kalsiyum düzeyi ise kalsiyum bazlı taş oluşum riskini artırıyor. Özellikle; işlenmiş et ürünleri, konserve çorbalar, hazır ve paketli gıdalar ve yüksek sodyum içeriği nedeniyle dikkatle tüketilmeli.
Hayvansal Protein Fazlalığı da Riskli mi?
Yüksek miktarda hayvansal protein tüketimi hem kalsiyum hem de ürik asit taşı riskini artırabiliyor. Kırmızı et, tavuk, balık ve yumurta gibi protein kaynaklarının aşırı tüketimi, idrardaki kalsiyum ve ürik asit düzeylerini artırıyor. Taş oluşumunu engelleyen sitrat seviyesini düşürüyor. Sık böbrek taşı sorunu yaşayan kişiler için hayvansal protein tüketiminin günde 40–50 gramla sınırlandırılması öneriliyor.
Kalsiyumdan Kaçınmak Doğru mu?
Toplumda yaygın bir inanışın aksine, kalsiyumdan tamamen kaçınmak doğru değil. Uzmanlara göre besinlerle alınan kalsiyum, oksalatın bağırsaktan emilimini azaltarak taş riskini düşürebiliyor. Ancak kalsiyum takviyeleri, özellikle öğünle birlikte doğru şekilde alınmazsa risk oluşturabiliyor. Bu nedenle kalsiyumun; süt ve süt ürünleri, zenginleştirilmiş gıdalar gibi doğal kaynaklardan alınması öneriliyor.
Meyve VE Sebze BÖBREK TAŞINA Koruyucu Olabilir Mİ?
Bol lifli beslenme ve günde en az beş porsiyon meyve-sebze tüketimi, böbrek taşı nedeniyle hastaneye yatış riskini azaltabiliyor. Ayrıca limon veya misket limonu suyu, içerdiği sitrat sayesinde doğal bir taş önleyici etki gösterebiliyor. Uzmanlar bir litre suya yaklaşık 60 ml limon suyu eklenmesini öneriyor.
Erkeklerde Böbrek Taşı Riski Daha MI Yüksek
Araştırmalara göre erkeklerde böbrek taşı görülme riski kadınlara kıyasla iki ila üç kat daha fazla. Bunların nedenleri arasında daha yüksek tuz ve hayvansal protein tüketimi, obezite ve diyabet gibi metabolik sorunların daha erken yaşta görülmesi, genetik ve biyolojik faktörler olduğunu belirtiyor.
Böbrek Taşından Korunmak İçin Ne Yapmalı?
Böbrek sağlığını korumak için:
- Günlük en az 2–2,5 litre su tüketin
- Tuz alımını azaltın
- Aşırı hayvansal protein tüketiminden kaçının
- Oksalat içeriği yüksek gıdaları kontrollü tüketin
- Meyve, sebze ve lif tüketimini artırın
