Gıda Bülteni Tarım Gübre krizi tarladaki verimi düşerecek mi; Gıda krizi sesleri

Gübre krizi tarladaki verimi düşerecek mi; Gıda krizi sesleri

İran savaşıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama, küresel gübre tedarikini üçte bir oranında daralttı. Uzmanlara göre bu gelişme, kısa sürede gıda fiyatlarına yansıyabilir ve milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel gıda sisteminin en kritik halkasını hedef aldı: gübre. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, sadece enerji değil, tarımın “şah damarı” olarak görülen gübre ticaretini de felç etti.

Küresel gübre arzı üçte bir oranında daraldı

Veri analitik şirketleri Kpler ve CRU’nun analizlerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama küresel gübre tedarik zincirinde yaklaşık yüzde 33’lük daralmaya yol açtı.

GÜBRE FİYATLARI NE KADAR ARTTI? 

Boğazdan geçen sevkiyatların durmasıyla birlikte; Küresel nitratlı gübre arzının %38’i, Fosfatlı gübre arzının %20’si, kesintiye uğradı.

Yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatının büyük ölçüde sekteye uğraması ve sevkiyatların yarısının gemilere yüklenememesi, krizin boyutunu gözler önüne seriyor.

GÜBRE Fiyatları hızla yükseliyor

Arz daralmasıyla birlikte gübre fiyatlarında sert artışlar yaşandı. Şubat sonunda ton başına yaklaşık 482 dolar olan üre fiyatı, mart ortasında yüzde 50 artarak 720 dolara yükseldi. Amonyak fiyatları da aynı dönemde yüzde 24 artışla 600 dolar seviyesine dayandı.

Bu artışın temel nedeni ise enerji maliyetleri. Azotlu gübre üretim maliyetinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, üretimi doğrudan baskılıyor ve bazı tesislerin kapanmasına yol açıyor.

Tarımsal üretim risk altında

Gübre, modern tarımın vazgeçilmez girdisi. Dünya genelinde her yıl kullanılan 190 milyon tonun üzerindeki bitki besleme ürününün kesintisiz tedariki, gıda üretiminin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.

Bu zincirde yaşanan en küçük aksama bile ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlara göre gübre kullanımının azalması halinde ürün veriminde dramatik düşüşler yaşanabilir.

Özellikle buğday, mısır ve pirinç gibi temel ürünler, azotlu gübreye yüksek oranda bağımlı. Küresel kalori tüketiminin büyük bölümünü oluşturan bu ürünlerde yaşanacak verim kaybı, doğrudan gıda krizini tetikleyebilir.

Kriz küresel açlığı büyütebilir

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), mevcut gelişmelerin devam etmesi halinde küresel açlık riskinin ciddi şekilde artabileceği uyarısında bulunuyor.

Tahminlere göre, çatışmanın sürmesi halinde yaklaşık 45 milyon insan daha akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabilir. Bu da toplamda 363 milyon insanın açlık riskiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.

En büyük risk ise ithalata bağımlı ülkelerde. Afrika ve Asya’daki birçok ülke, hem enerji hem de gübre tedarikinde dışa bağımlı olduğu için bu krizden daha sert etkileniyor.

Küresel üretim zinciri kırılıyor

Körfez bölgesindeki limanlarda gemi trafiği aksıyor

Kriz sadece fiyatlarla sınırlı değil. Hürmüz Boğazı’ndaki aksama, üretim zincirini de parçalıyor. Hindistan’da gaz arzının kısıtlanması nedeniyle üre üretimi ciddi oranda düştü Çin, fosfatlı gübre ihracatına kısıtlama getirdi. Brezilya ve Avustralya gibi ülkelerde stok krizi riski ortaya çıktı
Katar’da büyük gübre tesisleri üretimi durdurdu. 

Bu gelişmeler, küresel tarım sisteminin birkaç kritik bölgeye ne kadar bağımlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Gıda fiyatları kaçınılmaz olarak artacak

Uzmanlara göre bu kriz, kısa vadede değil orta vadede daha sert hissedilecek. Çünkü gübre, üretim sürecinin başında kullanılan bir girdi.

Bugün yaşanan aksama, birkaç ay sonra daha düşük rekolte ve daha yüksek fiyat olarak tüketiciye yansıyacak.

Enerji, gübre ve lojistik maliyetlerinin aynı anda yükselmesi, gıda fiyatlarında yeni bir dalgayı tetikleyebilir.

Türkiye için ne anlama geliyor?

Türkiye’de yetkililer gübre arzına yönelik bir sorun olmadığını belirtse de, küresel piyasalardaki gelişmelerin dolaylı etkileri kaçınılmaz görünüyor. Gübrede gümrük vergilerinin sıfırlanması, alternatif tedarik kanallarının devreye alınması ve amonyum nitrat gübresinin yeniden kullanıma açılması gibi önlemler, küresel krizin tarımsal üretime yansımaması için atılan önleyici hamleler olarak değerlendiriliyor.

Gübre krizi gıda krizine dönüşür mü?

Ortaya çıkan tablo net; Gübre arzı daralıyor, fiyatlar yükseliyor, üretim baskı altında. Eğer çatışma uzar ve tedarik zincirindeki aksama devam ederse, bu sürecin gıda krizine dönüşmesi güçlü bir ihtimal.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *