Gıda Bülteni Gündem DSÖ uyardı: Okul yemekleri çocukların geleceğini belirliyor

DSÖ uyardı: Okul yemekleri çocukların geleceğini belirliyor

Dünya Sağlık Örgütü, çocukluk çağı obezitesine karşı okul yemeklerinin kökten değiştirilmesi çağrısı yaptı. Ancak Türkiye’de milyonlarca çocuk için sorun obezite değil; okulda bir öğün yemeğe erişememek. Eğitim İzleme Raporu 2025 verileri, beslenme eşitsizliğinin çocukların eğitim ve gelişimini doğrudan tehdit ettiğini ortaya koyuyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

DSÖ okulları, çocukların sağlıklı geleceği için bir fırsat alanı olarak görüyor. Türkiye’de ise okul, milyonlarca çocuk için açlıkla baş etme mekânına dönüşmüş durumda. Aynı sıralarda oturan çocuklar, aynı ülkede ama farklı hayatlara uyanıyor.

DSÖ’nün uyarısı: Okul, sadece eğitim değil sağlığın da adresi

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre dünya genelinde her 10 çocuktan biri obeziteyle yaşıyor. 2025 verileri, okul çağındaki yaklaşık 188 milyon çocuğun obez olduğunu gösteriyor. Bu sayı, ilk kez düşük kilolu çocukların sayısını geride bırakmış durumda. DSÖ’nün yayımladığı yeni küresel rehber, okulların yalnızca akademik değil, yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanıldığı temel alanlar olduğunu vurguluyor. 

Rehber, “okulun tamamını kapsayan” bir yaklaşım öneriyor: okul yemekleri, kantinler, otomatlar ve okul çevresindeki gıda satış noktalarının çocuk sağlığına göre düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus: “Çocukların okulda ne yediği, yalnızca sağlıklarını değil; öğrenme kapasitelerini ve tüm yaşamlarını etkiler” diyor.

Türkiye’de tablo tersine

DSÖ’nün küresel çağrısı, Türkiye’de çok daha temel bir sorunla karşılaşıyor. Türkiye’de milyonlarca çocuk için mesele “sağlıklı menü” değil, menünün olup olmadığı. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) yayımladığı Eğitim İzleme Raporu 2025, bu gerçeği çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

ERG 2025: Çocuklar ne yiyemiyor?

Rapora göre Türkiye’de:

  • Her 10 çocuktan 1’i, maddi yetersizlik nedeniyle günde taze meyve ve sebze tüketemiyor
  • Her 4 çocuktan 1’i, et, tavuk ya da balık gibi düzenli protein kaynaklarına erişemiyor
  • Çocukların %5,5’i, yetersiz beslenmeye bağlı bodurluk yaşıyor
  • Bu veriler, beslenme sorununun yalnızca kalite değil, temel gıdaya erişim meselesi olduğunu gösteriyor.
  • Devlet okullarında durum: Beslenme çantası kaderi belirliyor
  • Devlet okullarının büyük bölümünde:
  • Ücretsiz ve düzenli okul yemeği bulunmuyor
  • Sosyal destekler sınırlı
  • Beslenme tamamen ailenin ekonomik gücüne bağlı
  • Artan gıda fiyatları nedeniyle birçok çocuk okula:
  • Sadece ekmekle
  • Hazır bisküviyle
  • Ya da hiçbir şey olmadan gidiyor

Eğitim sendikalarının ve öğretmenlerin sahadan aktardığı gözlemlere göre, özellikle büyük şehirlerin kenar mahallelerinde ve kırsalda aç derse giren çocuk sayısı artıyor. Öğretmenler, sınıf içinde beslenme eşitsizliğinin öğrenme süresini, dikkati ve başarıyı doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Özel okullarda tablo farklı: Yemek var ama ücretli

Özel okullarda ise bambaşka bir tablo söz konusu. Günlük sıcak yemek, ara öğünler ve diyetisyen onaylı menüler. Ancak bu hizmetler yüksek ücretler karşılığında sunuluyor. Bazı özel okullarda yemek hizmeti, yıllık eğitim ücretinden ayrı ücretlendiriliyor ve bu bedel asgari ücretli bir ailenin bütçesini zorlayacak düzeylere ulaşıyor. Bu durum, sağlıklı beslenmenin giderek bir hak olmaktan çıkıp ayrıcalığa dönüşmesi eleştirilerini beraberinde getiriyor. DSÖ’nün önerdiği modelde ise okul yemeği bir hak, beslenme, eğitimin ayrılmaz parçası, sağlıklı gıdaya erişim eşit ve kamusal olmalı. 

Beslenme uzmanlarına göre çocukluk çağında yaşanan yetersiz beslenme, bilişsel gelişimi, dikkat süresini, akademik başarıyı ve bağışıklık sistemini doğrudan olumsuz etkiliyor.

Dahası, ERG raporuna göre düşük gelirli hanelerde çocukların düzenli protein tüketim oranı yüzde 43,5’te kalırken, bu oran yüksek gelirli gruplarda yüzde 77,9’a çıkıyor. Uzmanlar, yetersiz beslenen çocukların ilerleyen yaşlarda obeziteye daha yatkın hale geldiğine dikkat çekiyor.

DSÖ ne diyor, Türkiye nerede duruyor?

DSÖ, okullarda şekerli - tuzlu gıdaların sınırlandırılmasını, sağlıklı gıdaların teşvik edilmesini ve tüm çocuklar için eşit erişimi savunuyor. ERG’nin 2025 raporu ise Türkiye’de ücretsiz ve kapsayıcı okul yemeği uygulamasının hâlâ yaygın ve sürdürülebilir bir kamu politikası haline gelmediğini ortaya koyuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *