Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), deniz ürünlerindeki cıva tüketimine ilişkin AB genelinde yürüttüğü yeni araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Çalışma, tüketicilerin cıva içerebilecek balık ve deniz ürünlerini ne sıklıkla tükettiklerini ve ulusal beslenme tavsiyeleri konusundaki farkındalık düzeylerini mercek altına aldı.
Araştırma, Avrupa Komisyonu talebiyle, bazı üye ülkelerin cıva maruziyetiyle ilişkili balık türlerine yönelik beslenme kılavuzlarını güncellemesinden önceki ve sonraki tüketim alışkanlıklarını karşılaştırmak amacıyla yürütüldü.
Büyük BALIKLARDA CIVA ORANI YÜKSEK Mİ?
EFSA’nın çalışması, yaşamları boyunca daha küçük balıkları tüketerek cıva biriktiren köpekbalığı, kılıç balığı ve bazı ton balığı türleri gibi büyük yırtıcı balıklara odaklandı. Bu türler, cıva açısından en yüksek yasal limitlere sahip balıklar arasında yer alıyor.
Nisan–Mayıs 2023 döneminde, AB’nin 27 üye ülkesi ile İzlanda ve Norveç’i kapsayan ilk geniş çaplı ankete katılanların yüzde 60’ı balık ve deniz ürünü tükettiklerini bildirdi. Bu grubun yaklaşık üçte biri, cıva oranı yüksek türleri haftada üç kez veya daha fazla tükettiğini ifade etti. EFSA, sonuçların önemine dikkat çekerken, anketlerin temsiliyetine ilişkin belirsizlikler nedeniyle verilerin ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
cıva içeren balık nasıl tüketilmeli?
AB genelinde ulusal otoriteler, genellikle haftada bir–iki porsiyon yüksek cıva içeren balık ya da üç–dört porsiyon daha düşük cıva seviyesine sahip türlerin tüketilmesini öneriyor. Hamile kadınlara ise büyük yırtıcı balıklar yerine daha küçük ve düşük cıvalı türlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.
EFSA’ya göre bu öneriler, deniz ürünlerinin kardiyovasküler sağlığı destekleyen ve bağışıklık gelişimine katkı sunan besleyici faydaları ile özellikle fetüs ve küçük çocuklarda sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebilen metilcıva riskleri arasında denge kurmayı amaçlıyor.
HALK BİLDİĞİ HALDE ÖNLEM ALMIYOR
EFSA, ilk kez sosyal bilim yöntemlerini kullanarak tüketicilerin beslenme tavsiyelerini ne ölçüde anladığını da değerlendirdi. Sonuçlar, balık tüketiminin sağlık faydalarının yaygın olarak bilindiğini, ancak riskler konusunda aynı düzeyde bir bilinç oluşmadığını gösterdi.
Araştırmaya göre katılımcıların yaklaşık yarısı balığın sağlık yararları hakkında bilgi sahibiyken, yalnızca her 10 kişiden biri sağlık risklerine hâkim. Buna rağmen, cıva deniz ürünleriyle ilişkili en çok bilinen kirletici madde olarak öne çıkıyor.
EFSA, elde edilen bulguların ulusal halk sağlığı otoritelerinin tüketicilerle daha etkili risk iletişimi kurmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
KİMLER CIVALI BALIK TÜKETMEMELİ?
Türkiye, kişi başına balık tüketimi AB ortalamasının altında olsa da, özellikle ton balığı, kılıç balığı ve büyük yırtıcı türler hem iç pazarda hem de ithalat yoluyla sofralara giriyor. Hamileler ve çocuklar için tür seçimi kritik önem taşıyor. “Balık sağlıklıdır” algısı, miktar ve tür farkı gözetilmeden tüketildiğinde risk oluşturabiliyor. Türkiye’de deniz ürünlerine yönelik cıva farkındalığına dayalı açık ve sade beslenme rehberleri henüz sınırlı.
