İngiltere'de Belfast Queen's Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada, tek bir plastik bazlı sakızın çiğneme sırasında 250 binden fazla mikro ve nanoplastik parçacığı salabildiği tespit edildi.
Bilim insanları, bu parçacıkların tamamının yutulup yutulmadığı veya vücutta nasıl davrandığı konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut veriler, mikroplastik maruziyetinin inflamatuar (iltihabi) yanıtlarla ilişkili olabileceğine işaret eden erken dönem çalışmalarla birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bulunuyor.
Sakızın içeriğinde ne var?
Pek çok tüketici sakızın doğal reçinelerden üretildiğini düşünse de, piyasadaki ürünlerin büyük bölümü sentetik polimer bazlı. İçerik listelerinde yer alan “sakız bazı” ifadesi ise yasal olarak kabul edilen ancak detay vermeyen genel bir tanım. Bu ifade; polietilen, polivinil asetat ve benzeri petrokimya türevi plastik bileşenleri kapsayabiliyor.
Bu maddeler gıda mevzuatı kapsamında değerlendiriliyor ancak başka bir gıda ürününde doğrudan “plastik polimer” kullanımına izin verilmezken, sakız bu yönüyle gri bir alanda konumlanıyor.
Gençler daha büyük risk altında olabilir
Sakız tüketiminin özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygın olduğu biliniyor. Türkiye’de de sakız, en çok tüketilen şekerleme ürünleri arasında yer alıyor. Renkli ambalajlar, aromalı çeşitler ve “şekersiz” ibareleriyle pazarlanan ürünlerin içerdiği sentetik polimerler konusunda ise kamuoyunda yeterli farkındalık bulunmuyor. Uzmanlara göre sorun yalnızca çevresel atık değil; aynı zamanda doğrudan ağız yoluyla gerçekleşen potansiyel mikroplastik maruziyeti.
etiket şeffaflığı yetersiz mi?
İngiltere’de konu siyasi ve düzenleyici gündeme taşınmış durumda. Plastik içeriğin açıkça belirtilmemesi eleştirilirken, sentetik polimer kullanımının yeniden değerlendirilmesi çağrıları yapılıyor.
Türkiye’de ise sakız içerikleri Türk Gıda Kodeksi kapsamında “sakız bazı” başlığı altında değerlendiriliyor. Ancak ürün etiketlerinde kullanılan polimer türlerinin ayrıntılı biçimde belirtilmesi zorunlu değil. Uzmanlar, tüketicinin bilinçli tercih yapabilmesi için daha açık içerik beyanı gerektiğini savunuyor.
Bitki bazlı sakız alternatifleri mümkün mü?
Plastik içermeyen, doğal reçine bazlı sakız üretimi son yıllarda yeniden gündeme gelmiş durumda. Sentetik polimerler yerine chicle gibi doğal ağaç reçineleri kullanan alternatif ürünler, hem çevresel hem de sağlık açısından daha güvenli seçenekler olarak öne çıkıyor.
Mikroplastikler, gıda güvenliği ve toksikoloji alanında yeni bir araştırma başlığı olarak kabul ediliyor. Bilimsel veriler henüz kesin hüküm vermese de, artan bulgular sakız gibi “zararsız” kabul edilen ürünlerin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
