Almanya merkezli Reishunger GmbH tarafından yapılan açıklamada, farklı gramajlardaki organik basmati pirinçleri ve karışım ürünlerinde aflatoksin B1 tespit edildiği bildirildi.
Organik pirinçte kanserojen toksin tespit edildi
Aflatoksin B1, bilimsel olarak en güçlü doğal kanserojenlerden biri olarak kabul ediliyor ve özellikle karaciğer hasarıyla ilişkilendiriliyor.
Pişirmek çözüm değil: ısıya dayanıklı toksin
Bilimsel çalışmalara göre, aflatoksinler, küf kaynaklı mikotoksinler ve en kritik özelliği ısıya dayanıklı olmaları. Yani pirinci pişirmek bu toksinleri ortadan kaldırmıyor. Düzenli tüketimde ise uzun vadeli sağlık riskleri ciddi boyutlara ulaşabiliyor.
Geri çağrılan ürünler açıklandı

Geri çağırma kapsamında farklı son kullanma tarihlerine sahip; 200 gram, 600 gram ve 3 kg’lık organik basmati pirinçler ile organik yabani pirinç basmati karışımları yer alıyor.
Yetkililer, bu ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Avrupa’da basmati pirinci alarmı büyüyor
Bu gelişme, Avrupa’da son aylarda artan basmati pirinci bildirimlerinin yeni bir halkası oldu.
RASFF kayıtlarına göre 2025 yılında Hindistan ve Pakistan menşeli pirinçlerde, aflatoksin B1
yasaklı pestisit kalıntıları, mineral yağ bulaşmaları gibi birçok uygunsuzluk tespit edildi.
4 ayda onlarca ürün geri çevrildi
Yalnızca 2025’in son dört ayında Avrupa’da en az 10 farklı basmati pirinci partisi sınırdan geri çevrildi veya piyasadan toplatıldı.Bazı ürünler “potansiyel ciddi risk” kategorisine alındı.
Türkiye’de de satılıyor
Basmati pirinci Türkiye’de de yaygın olarak ithal edilip farklı markalarla satışa sunuluyor. Bu nedenle Avrupa’da ortaya çıkan her risk, dolaylı olarak Türkiye’deki tüketiciler için de önem taşıyor.
Uzmanlar, özellikle ithal ürünlerde menşe ülke analiz raporu, denetim süreçleri konusunda daha şeffaf bir sistem gerektiğine dikkat çekiyor.
Aflatoksin sessiz ilerleyen tehlike
Aflatoksin B1 maruziyeti, karaciğer kanseri, bağışıklık sistemi zayıflaması, kronik toksik etki ile ilişkilendiriliyor. Bu nedenle düşük dozda ama uzun süreli tüketim, en büyük risk olarak görülüyor.
