Türkiye'den ihraç edilen biberlerde pestisit sorunu bu yıl dikkat çekici boyuta ulaştı.
Avrupa Birliği'nin Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi RASFF'nin 2026 kayıtları, 24 Ağustos'a kadar Türkiye menşeli biberler için toplam 33 bildirim yapıldığını gösteriyor. Kayıtlar tek tek incelendiğinde bunların 31'inin pestisit kalıntılarıyla ilgili olduğu görülüyor.
Üstelik sorun yalnızca bildirim sayısı değil. Bazı biberlerde birden fazla tarım ilacı kalıntısına aynı anda rastlanıyor.
En çok formetanate ve fosthiazate çıktı
Gıda Bülteni'nin RASFF kayıtlarınden derlediği verilere göre 31 pestisit bildiriminde en sık karşılaşılan etken maddeler şöyle:
Formetanate 7, fosthiazate 7, acetamiprid 5, tebufenpyrad 4, cyflumetofen 3 kez bildirimlere konu oldu.
Klorpirifos-metil, flonicamid, pyridaben, pirimiphos-methyl ve abamectin de birden fazla bildirimde görüldü.
Avrupa'daki sınır retlerini derleyen RASFF verileri de Türkiye'den gelen biberlerde son dönemin en sık bildirilen sorunları arasında formetanate, acetamiprid ve fosthiazate'ı gösteriyor.
3 değil, bir biberde 4 pestisit de bulundu
31 pestisit bildiriminin 11'inde iki veya daha fazla etken madde aynı üründe tespit edildi.
22 Haziran tarihli bir bildirim özellikle dikkat çekiyor. Türkiye'den gönderilen acı biberlerde aynı anda acetamiprid, formetanate, bifenazate ve malathion olmak üzere dört farklı pestisit belirlendi.
Başka partilerde üçlü kombinasyonlar da var: Cyflumetofen-flonicamid-pirimiphos-methyl ile acetamiprid-pymetrozine-thiacloprid bunlardan bazıları.
Son bildirim ise 21 Ağustos'ta geldi. Bulgaristan'ın sınırda durdurduğu taze biberlerde emamectin, formetanate ve tebufenpyrad birlikte tespit edildi. RASFF bu vakayı “ciddi” risk olarak sınıflandırdı.
Limit 123 kata kadar aşıldı
Bazı sonuçlarda miktarlar da çarpıcı. 23 Haziran'da tespit edilen tebufenpyrad 1,229 mg/kg düzeyindeydi. Maksimum kalıntı limiti 0,01 mg/kg olduğundan sonuç yaklaşık 123 katlık bir aşım anlamına geliyor.
Aynı dönemde klorpirifos-metil 0,522 mg/kg ile 0,01 mg/kg'lık limitin yaklaşık 52 katına, formetanate ise 0,121 mg/kg ile limitin yaklaşık 12 katına ulaştı.
Ancak “limitin 123 katı” ifadesinin 123 kat daha zehirli anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor. Sağlık riski; pestisitin toksikolojik özellikleri, tüketilen miktar, vücut ağırlığı ve akut/kronik maruziyet birlikte değerlendirilerek belirleniyor.
BU BİBERLER Sinir sistemiMİZİ BOZAR
Bildirimlerdeki maddeler arasında klorpirifos-metil özel önem taşıyor. Avrupa Birliği bu etken maddenin onayını 2020'de yenilemedi.
EFSA değerlendirmelerinde genotoksisite potansiyelinin dışlanamadığı ve özellikle gelişimsel nörotoksisite, yani gelişmekte olan sinir sistemi üzerindeki olası etkiler konusunda kaygılar bulunduğu belirtiliyor.
Sık tespit edilen formetanate de sinir sistemi açısından önemli. EFSA'nın 2025 değerlendirmesinde maddenin asetilkolinesteraz enzimini baskıladığı, akut nörotoksisite çalışmalarında beyin ve kandaki kolinesteraz aktivitesinin etkilendiği belirtiliyor. Gelişimsel nörotoksisite konusunda ise veri açığı bulunuyor.
Biberde neden bu kadar çok bildirim var?
RASFF kayıtları Türkiye'deki marketlerden rastgele alınmış biber örneklerini değil, Avrupa'ya gönderilen ve kontrol edilen ihracat partilerini gösteriyor.
Diğer yandan bildirimlerin sıklığı nedeniyle Türkiye'den AB'ye gönderilen biberler zaten artırılmış resmi kontrollere tabi. Güncel uygulamada pestisit kalıntıları açısından sevkiyatların belirli bir bölümü ihracat yolculuğuna çıkmadan önce kimlik ve fiziksel kontrole alınıyor.
Son iki haftadaki tablo ise sorunun devam ettiğini gösteriyor: Önce klorpirifos-metil, hemen ardından başka bir partide üç farklı pestisit...
Bu nedenle asıl soru “Biber zehirli mi?” değil; aynı üründe neden bu kadar sık ve bazen birden fazla pestisit kalıntısı sınırda yakalanıyor ve ihracatta yakalanan bu sorun iç piyasada ne ölçüde denetleniyor?
