ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) yayımladığı yeni beslenme raporu, toplumun vitamin, mineral ve yağ asidi düzeylerinin 2000’li yılların başından bu yana nasıl değiştiğini ortaya koydu.
CDC’nin 2026 Ulusal Beslenme Raporu, 1999 ile Ağustos 2023 arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması verilerine dayanıyor.
Araştırma kapsamında ABD nüfusunu temsil edecek biçimde seçilen kişilerin kan ve idrar örnekleri incelendi.
Önceki kapsamlı raporda 58 biyokimyasal gösterge yer alırken yeni raporda vitaminler, mineraller ve yağ asitleri dahil 131 gösterge değerlendirildi. Takviye kullananlarla kullanmayanların sonuçları da ilk kez ayrı ayrı analiz edildi.
D vitamini düzeyleri yaklaşık yüzde 20 arttı
Rapora göre Amerikalıların ortalama D vitamini düzeyi, 2000’li yılların başından 2021-2023 dönemine kadar yaklaşık yüzde 20 yükseldi.
D vitamini; kemik sağlığı, kas fonksiyonları ve bağışıklık sisteminin normal çalışması için gerekli. Ancak rapor, yükselişin yalnızca olumlu bir gelişme olmadığını gösteriyor.
D VİTAMİNİ NASIL YÜKSELİYOR?

Altı yaş ve üzerindeki kişiler arasında aşırı D vitamini seviyesine sahip olanların oranı 2000’li yılların başında yüzde 1’in altındayken son dönemde yüzde 8’e yükseldi.
En yüksek oranlar; besin takviyesi kullanan yetişkinlerde, kadınlarda, Hispanik olmayan beyazlarda görüldü.
AŞIRI D VİTAMİNİ ALIMI ZARARLI MI?
Aşırı D vitamini alımı, çoğunlukla bilinçsiz veya yüksek dozlu takviye kullanımından kaynaklanabiliyor. D vitamini zehirlenmesi nadir görülse de kandaki kalsiyumun aşırı yükselmesine, bulantıya ve böbrek sorunlarına yol açabiliyor.
Rapordaki bu sonuç, takviyelerin “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışıyla kullanılmaması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Folat ve iyot göstergeleri yüzde 10 ila 30 geriledi
D vitamini yükselirken iki önemli besin göstergesinde ters yönde bir eğilim görüldü. CDC’ye göre ortalama; serum folat, kırmızı kan hücresi folat, idrar iyot düzeyleri 2000’li yılların başından bu yana yüzde 10 ila 30 arasında azaldı.
Folat, DNA sentezi ve hücre bölünmesi açısından önem taşıyor. Gebelik öncesinde ve gebeliğin ilk dönemlerinde yeterli folat alınması, bebekte beyin ve omurilik gelişimini etkileyen nöral tüp kusurlarının önlenmesine yardımcı oluyor.
İYOT NEDEN GEREKLİ?

İyot ise tiroid hormonlarının üretimi için gerekli. Bu hormonlar metabolizma, büyüme ve gelişmede önemli rol oynuyor.
Raporda ayrıca üreme çağındaki kadınlarda folat yetersizliği ile demir eksikliğinin görülme oranının yaklaşık 6 puan arttığı belirtildi.
Nüfusun yüzde 98’i “optimal” omega-3 seviyesinin altında
Raporda ilk kez kırmızı kan hücrelerindeki EPA ve DHA miktarını gösteren omega-3 indeksi de değerlendirildi.
CDC’ye göre ABD nüfusunun yarısından fazlasında omega-3 indeksi “istenmeyen” düzeyde bulundu. Yaklaşık yüzde 98’inin ise yüzde 8 olarak kullanılan “optimal” değerin altında kaldığı bildirildi.
OMEGA-3'ÜN FAYDALARI NELER?
EPA ve DHA özellikle yağlı balıklarda bulunan uzun zincirli omega-3 yağ asitleri. Normal beyin işlevleri ve kalp-damar sağlığı açısından önem taşıyor.
Omega-3 indeksi için kullanılan yüzde 8 eşiği, kalp sağlığı bakımından önerilen bir hedef değer. Raporda ölçülen durum, nüfusun büyük bölümünün bu seviyeye ulaşamadığını gösteriyor.
Takviye kullananlarda değerler daha yüksek
Yeni raporun önemli özelliklerinden biri, besin düzeylerini son 30 gün içinde takviye kullananlarla kullanmayanlara göre ayrı göstermesi oldu.
Takviye kullanımı birçok vitamin ve mineralin kandaki düzeyini yükseltebiliyor. Ancak D vitamini sonuçları, takviye kullanımının gereksiz veya kontrolsüz olduğunda aşırı seviyelere de yol açabileceğini gösterdi.
Bu nedenle rapor, yalnızca hangi besinlerin düşük olduğunu değil, bazı maddelerde gereğinden fazla alım riskini de ortaya koyuyor.
Hangi VİTAMİN VE MİNERALLER doğal kaynaklardan alınabilir?

Raporda öne çıkan besinlerin başlıca doğal kaynakları şöyle:
D vitamini: Somon, sardalya, alabalık, yumurta sarısı ve D vitaminiyle zenginleştirilmiş süt ürünleri.
Folat: Yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, kuru fasulye, kuşkonmaz ve zenginleştirilmiş tahıllar.
İyot: İyotlu tuz, deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta.
EPA ve DHA: Sardalya, uskumru, hamsi, ringa balığı ve somon.
Ancak kan değerinde düşüklük görülmesi halinde yalnızca besin listelerine bakarak yüksek doz takviyeye başlanması önerilmiyor. İhtiyacın kan tahlili, yaş, sağlık durumu ve kullanılan ilaçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Rapor nedenleri değil, eğilimleri gösteriyor
CDC, sonuçların yorumlanmasında önemli bir sınırlamaya dikkat çekiyor. Rapor, vitamin ve mineral düzeylerinin zaman içinde nasıl değiştiğini gösteriyor; ancak değişimin nedenini belirlemiyor. Beslenme kalitesi, vücut ağırlığı, sigara kullanımı, hastalıklar veya yaşam tarzı gibi faktörler bu analizde neden-sonuç ilişkisi kuracak şekilde değerlendirilmedi.
Ancak yaklaşık 24 yıllık veriler, bir yandan folat ve iyot gibi temel besin göstergelerinin gerilediğini, diğer yandan D vitamini takviyelerinde aşırı kullanım ihtimalinin büyüdüğünü ortaya koyuyor.
