Fransa’da yürütülen NutriNet-Santé kohort çalışması kapsamında, başlangıçta kansersiz olan 105 bin 260 kişi ortalama 7,5 yıl boyunca takip edildi. Katılımcılar düzenli olarak marka bazlı 24 saatlik beslenme kayıtları tuttu; kanser tanıları ise resmi sağlık ve ölüm kayıtlarıyla doğrulandı.
Çalışma boyunca 4 bin 226 kişiye kanser tanısı konuldu. En sık görülen türler arasında ise bin 208 vaka ile meme kanseri, 08 vaka ile prostat kanseri, 352 vaka ile de kolon kanseri yer aldı.
Hangi koruyucular kanser yapıyor?
Araştırmada 17 farklı gıda koruyucu madde incelendi. Bunların 11’i ile kanser riski arasında herhangi bir ilişki bulunmadı. Ayrıca toplam koruyucu madde tüketimi ile genel kanser riski arasında da anlamlı bir bağlantı saptanmadı.
Ancak bazı maddeler için tablo farklıydı. Sodyum nitrit, potasyum nitrat, potasyum sorbat ve sülfitler gibi bazı yaygın koruyucuların, daha yüksek miktarda tüketildiğinde belirli kanser türleriyle hafif ama istatistiksel olarak anlamlı bir risk artışıyla ilişkili olduğu görüldü. Özellikle meme ve prostat kanseri riskindeki artış dikkat çekti.
Araştırmacılar, bu maddelerin tek başına kanser nedeni olarak gösterilemeyeceğini, ancak deneysel çalışmalarla uyumlu biçimde uzun vadeli etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye'de en sık hangi kanser türleri görülüyor?
Bu bulgular, Türkiye’de artan kanser yükü düşünüldüğünde daha da dikkat çekici hale geliyor. Uluslararası kanser verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser vakası teşhis ediliyor. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri ilk sıralarda yer alıyor.
Beslenme alışkanlıklarının giderek daha fazla işlenmiş ve paketli gıdalara kaydığı Türkiye’de, bu tür katkı maddelerine maruziyetin halk sağlığı açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
denetimler daha sıkı olmalı mı?
Araştırmacılar,uzatma ve gıda güvenliği açısından önemli faydalar sağladığını kabul ediyor. Ancak bu katkıların yaygın ve uzun süreli kullanımının yeterince izlenmemesinin, daha dengeli bir yaklaşımı zorunlu kıldığını belirtiyor.
Uzmanlara göre;
- Koruyucu maddelerin güvenlik sınırları yeniden gözden geçirilebilir,
- Daha net etiketleme ve şeffaflık sağlanabilir,
- Üreticiler gereksiz katkı kullanımını azaltmaya teşvik edilebilir.

Tüketici Ne Yapmalı?
- Taze ve minimum işlenmiş gıdaların tercih etmeli,
- İşlenmiş et ve hazır ürün tüketiminin sınırlandırmalı,
- Etiket okuma alışkanlığının güçlendirmeli.
