Osaka merkezli, ihtiyaç sahibi gençlere destek veren kar amacı gütmeyen DxP adlı kuruluşun yaptığı ankete göre, Japonya’daki gençlerin yaklaşık %76’sı, son bir yılda aylık gıda harcamalarının arttığını belirtti.
PAHALI DİYE DAHA AZ YİYORUZ
Araştırmaya katılanların önemli bir bölümü ise artan fiyatlar nedeniyle yediklerini azaltmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Kasım ayında ücretsiz mesajlaşma uygulaması Line üzerinden gerçekleştirilen ankete, DxP’nin danışmanlık hizmetinden yararlanan 8.502 kişi davet edildi.
Geçerli yanıt veren 440 katılımcının ortalama yaşı 21,3 olarak ölçüldü. Katılımcıların %62,3’ü gıda harcamalarının geçen yıla göre arttığını belirtirken, yalnızca %6’sı gıda masraflarının aynı kaldığını ya da azaldığını ifade etti.
Birden fazla yanıtın mümkün olduğu ankette, gıda harcamaları artan gençlerin %63,7’si çözüm olarak daha ucuz ürünler aradığını söyledi. Ancak bu “çözüm” çoğu zaman sağlıksız beslenme anlamına geliyor.
Gençlerin yarıya yakını öğün atlıyor
Katılımcıların %43,7’si yedikleri yemek miktarını ya da öğün sayısını azalttığını, %32’si ise gıda masraflarını karşılayabilmek için daha fazla çalıştığını belirtti. Bazı gençler ise nakit avans ve tüketici kredilerine başvurduklarını açıkça dile getirdi.
Anketin serbest yorum bölümünde yer alan ifadeler ise tabloyu daha da çarpıcı hale getiriyor. 20 yaşındaki bir kadın, pirinç fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeniyle sürekli hazır noodle tüketmek zorunda kaldığını ve “o kadar çok hazır noodle yedim ki hastalandım” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
19 yaşındaki başka bir kadın ise eline geçen paranın artan yaşam maliyetinin çok gerisinde kaldığını ve temel gıda ürünlerine erişimin her geçen gün zorlaştığını ifade etti.
TÜRKİYE'DE DE GIDA ENFLASYONU YÜKSEK
Bu tablo Japonya’ya özgü değil. Türkiye’de de resmi veriler ve saha gözlemleri, gıda enflasyonunun özellikle gençler, öğrenciler ve düşük gelirli haneler üzerinde ciddi bir baskı yarattığını gösteriyor.
Öğün atlamak, daha ucuz ama besin değeri düşük gıdalara yönelmek ve sağlıktan kısmak, artık istisna değil, yaygın bir hayatta kalma stratejisine dönüşüyor. Gıda enflasyonu, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve halk sağlığı sorunu olarak kapıyı zorluyor.
