Gıda Bülteni Beslenme Düşük testosteron ve şekerli beslenme birleşince risk büyüyor

Düşük testosteron ve şekerli beslenme birleşince risk büyüyor

Yeni bir bilimsel araştırma, düşük testosteron seviyesine sahip erkeklerde yüksek fruktoz (şeker) tüketiminin karaciğerde yağ birikimini ciddi şekilde artırabileceğini ortaya koydu. Uzmanlara göre özellikle şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar bu riskin büyümesinde önemli rol oynuyor.

2 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Japonya’daki Osaka Metropolitan University tarafından yürütülen yeni bir araştırma, düşük testosteron seviyesi ile yüksek fruktoz tüketiminin birlikte karaciğer sağlığı üzerinde nasıl etkiler oluşturduğunu inceledi.

Bilim insanları özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan Metabolic Dysfunction-Associated Steatotic Liver Disease (MASLD) yani metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığının arkasındaki mekanizmaları anlamaya çalışıyor. Araştırmalara göre dünyada yetişkin erkeklerin yaklaşık yüzde 40’ı bu hastalığın risk faktörlerini taşıyor.

MASLD’nin erken evresi olan yağlı karaciğer; obezite, Tip - 2 Diyabet, düşük testosteron şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalardan alınan yüksek fruktoz gibi faktörlerle yakından ilişkili.

Araştırma sonuçları özellikle şu gruplar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor; düşük testosteron seviyesine sahip erkekler, obezite riski olan kişiler ve yoğun şekerli içecek tüketen bireyler. Araştırmayı yapan bilim insanlarına göre fruktoz içeriği yüksek olan gazlı içecekler, hazır meyve suları ve işlenmiş gıdalar uzun vadede karaciğer sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir.

Karaciğerde yağ birikiminde hızlı artış görüldü

Araştırma kapsamında tek başına düşük testosteron ya da fruktoz tüketimi karaciğerde sınırlı değişikliklere yol açtı. Ancak iki faktör birlikte olduğunda karaciğerde yağ birikimi hızla arttı. Özellikle testosteron seviyesi düşük olan ve fruktozla beslenen farelerde,  karaciğer ağırlığı arttı, trigliserit birikimi yükseldi ve yağlı karaciğer belirtileri belirginleşti. Bu durum, iki faktörün birlikte “sinerjik etki” oluşturduğunu gösterdi.

Bağırsak bakterileri süreci hızlandırırdı

Araştırmada ayrıca bağırsak mikrobiyotasında önemli değişiklikler tespit edildi. Bilim insanları, bağırsak bakterilerindeki değişimlerin pirüvat adı verilen bir metabolitin artmasına yol açtığını belirledi. Laboratuvar deneyleri, pirüvatın fruktoz ile birlikte çalışarak karaciğer hücrelerinde yağ birikimini artırabildiğini gösterdi. Araştırmacı Takahashi, bu mekanizmanın yağlı karaciğer hastalığının gelişiminde önemli rol oynayabileceğini ifade ediyor.

Gelecekte yeni tedaviler geliştirilebilir

Araştırmacılar, pirüvatın karaciğerde yağ birikimini nasıl artırdığını daha ayrıntılı şekilde incelemeyi planlıyor. Uzmanlara göre bu çalışmalar; yağlı karaciğer için yeni ilaçların geliştirilmesi, beslenme temelli önleyici stratejilerin oluşturulması açısından önemli bilgiler sağlayabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *