Crohn hastalığı olan ve fazla kilolu yetişkinlerde yürütülen randomize kontrollü bir çalışma, zaman kısıtlı beslenmenin (aralıklı oruç) hastalık aktivitesini %40, karın rahatsızlığını ise %50 oranında azalttığını ortaya koydu. Bulgular, Crohn ve Kolit Vakfı tarafından finanse edilen ve sonuçları Gastroenterology dergisinde yayımlanan 12 haftalık klinik denemeden elde edildi.
ARALIKLI ORUÇ nedir?
Aralıklı oruç yöntemiyle beslenme, gün içindeki tüm öğünlerin 8 saatlik bir zaman diliminde tüketilmesini, kalan 16 saatte ise kalori alınmamasını içeriyor. Bu model, aralıklı orucun en yaygın biçimlerinden biri olarak biliniyor.
Calgary Üniversitesi liderliğinde yürütülen çalışmaya Crohn hastalığı olan ve obezite ya da fazla kilo sorunu yaşayan 35 yetişkin katıldı. Katılımcıların 20’si 8 saatlik beslenme penceresi uygularken, 15’i normal beslenme düzenine devam etti. Araştırmacılar başlangıçta ve 12 hafta sonunda hastalık aktivitesi, inflamasyon belirteçleri ve vücut kompozisyonunu ölçtü.
Crohn hastalığında aralıklı oruç ne sağladı?

Aralıklı oruç uygulayan grupta: Hastalık aktivitesi %40 azaldı, mide rahatsızlığı %50 düştü, ortalama 2,5 kg kilo kaybı görüldü. Leptin ve PAI-1 gibi inflamasyonla ilişkili kan belirteçlerinde anlamlı düşüş saptandı.
Kontrol grubundakiler ise ortalama 1,7 kg kilo aldı. Çalışmada dikkat çeken nokta, her iki grubun da benzer miktarda ve kalitede besin tüketmiş olmasıydı.
Bu durum, iyileşmenin kalori kısıtlamasından değil, öğün zamanlamasından kaynaklanabileceğini gösteriyor.
İltihap ve bağırsak sağlığı üzerindeki etkiler
Araştırma, aralıklı oruç uygulayan katılımcılarda iç organ yağında azalma ve inflamatuvar sinyallerde belirgin düşüş olduğunu ortaya koydu.
Ayrıca bağırsak mikrobiyotasında olumlu değişiklikler gözlendi. Bu bulgular, beslenme zamanlamasının sindirim ve bağışıklık sistemi üzerinde bağımsız bir etkisi olabileceğini düşündürüyor.
Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Maitreyi Raman, kilo kaybının önemli olduğunu ancak zaman kısıtlı beslenmenin yalnızca tartıdaki değişimle sınırlı kalmadığını belirterek metabolizma ve inflamasyonda da olumlu dönüşümler görüldüğünü ifade etti.
