Türkiye'de geçen yıl yaşanan kuraklık endişesinin ardından yağış miktarında dikkat çekici bir artış kaydedildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 27 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri, ülke genelinde son 66 yılın en yüksek su yılı yağışına ulaşıldığını ortaya koydu.
1 Ekim 2025 ile 30 Eylül 2026 arasındaki dönemde Türkiye genelinde metrekareye ortalama 741,6 kilogram yağış düştü.
Uzun yıllar ortalaması 573,4 kilogram olan yağış miktarı, 2025 su yılında yalnızca 422,5 kilogram olarak gerçekleşmişti.
Böylece yağışlar geçen yıla göre yüzde 76, 1991-2020 dönemi ortalamasına göre yüzde 29 arttı.
Hangi bölgelerde yağış rekoru kırıldı?
Bakanlığın verilerine göre Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinin tamamında 12 aylık toplam yağışlar uzun yıllar ortalamasının üzerine çıktı.
Ancak artışın büyüklüğü bölgelere göre değişti.
Akdeniz Bölgesi'nde son 66 yılın,
Doğu Anadolu'da son 38 yılın,
İç Anadolu'da son 15 yılın,
Ege'de son 11 yılın,
Karadeniz'de son 10 yılın en yüksek su yılı yağışları kaydedildi.
Yağışların uzun yıllar ortalamasına göre en fazla arttığı bölgeler yüzde 45 ile Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu oldu.
İller arasında en dikkat çekici artış ise Şırnak'ta yaşandı. Kentte yıllık yağış miktarı normalinin yüzde 80 üzerine çıktı.
Rekor yağışlar tarımsal üretimi nasıl etkiledi?
Bakanlığın değerlendirmesine göre yağışlardaki artış, özellikle toprak nemini yükselterek bitki gelişimini olumlu etkiledi.
Hububat ve diğer tarla bitkilerinin gelişimi ülke genelinde büyük ölçüde normal seyrederken, 2025-2026 üretim sezonu yaygın bir tarımsal kuraklık yaşanmadan tamamlandı.
Bununla birlikte fazla yağışın her zaman yüksek verim anlamına gelmediği de görüldü.
Ege Bölgesi'nde ilkbaharda yaşanan aşırı yağışlar ve dolu, bazı tarım alanlarında gelişim geriliği ile mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara neden oldu.
Akdeniz'de aşırı yağışa bağlı drenaj sorunları ve bitkilerde yatma olayları görüldü. Doğu Anadolu'da ise kök çürüklüğü, sarı pas ve septoria gibi hastalıklar bazı alanlarda verim kayıplarına yol açtı.
Barajlar doldu mu? Sulama suyunda son durum
Yağış rekorunun tarım açısından en önemli sonuçlarından biri de su rezervlerindeki iyileşme oldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre 5 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki sulama amaçlı barajların aktif doluluk oranı yüzde 56,7 seviyesine ulaştı.
Bakanlık, mevcut su rezervlerinin 2026-2027 üretim sezonu açısından olumlu bir görünüm sunduğunu bildirdi.
Türkiye'de yağış rekoru kırıldı ama kuraklık bitti mi?
Rekor yağış verileri, Türkiye'nin tamamında su sıkıntısının sona erdiği anlamına gelmiyor.
Örneğin eylül ayında Sakarya ve Kocaeli'de yağışlar normalin üç katını aşarken, Mardin'de ay boyunca metrekareye yalnızca 0,4 kilogram yağış düştü.
Aynı dönemde Rize'de kaydedilen yağış miktarı ise 185,8 kilogram oldu.
Aydın, İzmir ve Manisa'da eylül yağışları yetersiz kalırken, İç Anadolu'da Karaman'ın bazı kesimlerinde düşük yağış ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle kuraklık riski dikkat çekti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğüne göre tarımsal kuraklık, yalnızca yağış miktarıyla değil, bitkilerin ihtiyaç duyduğu dönemlerde kök bölgesinde yeterli nem bulunup bulunmadığıyla değerlendiriliyor.
Ayrıca yer altı suları, göller ve barajlardaki su eksikliği, meteorolojik kuraklık sona erse bile devam edebiliyor.
Çiftçiyi 2027 sezonunda ne bekliyor?
2026 su yılındaki yağış artışı, 1 Ekim'de başlayan yeni tarımsal üretim sezonuna önceki yıla göre daha olumlu su koşullarıyla girilmesini sağladı.
Özellikle toprak nemindeki artış ve sulama rezervlerindeki iyileşme, yeni sezonun ekim ve bitki gelişimi açısından önemli avantajlar sunuyor.
Ancak 2027 yılında tarımsal verimin ne kadar artacağı henüz belli değil.
Bunun için yağışların toplam miktarı kadar ekim, çiçeklenme ve dane dolumu gibi kritik dönemlere nasıl dağıldığı, sıcaklıklar, sulama imkânları ve aşırı hava olayları da belirleyici olacak.
Bakanlık da 2026-2027 üretim sezonunda bölgesel kuraklık risklerine karşı il, ilçe ve havza düzeyinde izleme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
