Gıda Bülteni Gıda Fonksiyonel gıdalar gerçek fayda mı, abartılı vaat mi?

Fonksiyonel gıdalar gerçek fayda mı, abartılı vaat mi?

Kolesterolü düşürdüğü, bağışıklığı güçlendirdiği ya da beyni koruduğu iddia edilen fonksiyonel gıdalar sofralarda hızla yayılıyor. Peki, bu ürünler gerçekten işe yarıyor mu, yoksa sağlık algısı pazarlamanın gölgesinde mi şekilleniyor?

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Market raflarında dolaşırken artık yalnızca fiyatlara değil, ambalajların ön yüzündeki iddialara da bakıyoruz. “Probiyotikli”, “lif ilaveli”, “omega-3 destekli”, “kalp dostu”… Fonksiyonel gıdalar, modern tüketicinin sağlıklı yaşam arayışına yanıt veren ürünler olarak öne çıkıyor. Ancak bu ürünlerin sunduğu faydalar kadar, yarattığı soru işaretleri de giderek artıyor.

Fonksiyonel gıdalar; temel besin öğelerinin ötesinde, düzenli tüketildiğinde sağlığı destekleyen ve bazı hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olabilen gıdalar olarak tanımlanıyor. Buna karşın bu ürünler ne ilaç ne de mucizevi çözümler olarak görülüyor.

Fonksiyonel Gıda Nedir?

Fonksiyonel gıdalar için dünya genelinde tek tip bir tanım bulunmuyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’ne (EFSA) göre fonksiyonel gıdalar, yeterli besin etkilerinin ötesinde vücuttaki bir veya daha fazla hedef fonksiyona olumlu etki eden ve sağlık ile esenliğin iyileştirilmesine katkı sağlayan gıdalar olarak tanımlanıyor.

Bu gıdalar doğal olarak biyoaktif bileşik içerebildiği gibi, teknolojik ya da biyoteknolojik yöntemlerle zenginleştirilmiş ürünler de olabiliyor. Ancak etkilerinin, günlük beslenmede tüketilmesi beklenen makul miktarlarda ortaya çıkması gerekiyor.

Fonksiyonel Gıdaların Kökeni neresi?

Fonksiyonel gıdalar kavramı ilk kez 1980’li yıllarda Japonya’da ortaya çıktı. 1991 yılında “Belirli Sağlık Amaçlı Gıdalar” anlamına gelen FOSHU sistemiyle Japonya, bu ürünler için özel bir onay mekanizması kuran ilk ülke oldu. Bugün Japonya, fonksiyonel gıdaları ayrı bir kategori olarak tanıyan dünyadaki tek ülke konumunda bulunuyor. Avrupa Birliği’nde ise 2007 yılından bu yana beslenme ve sağlık beyanları sıkı bir bilimsel değerlendirmeye tabi tutuluyor. 

Hangi Fonksiyonel Gıdalar Bilimsel Olarak Destekleniyor?

Bilimsel çalışmalar, bazı fonksiyonel gıdaların belirli koşullar altında fayda sağlayabildiğini gösteriyor. Özellikle lif ve β-glukan içeren tam tahıllı ürünlerin kan şekeri ve kolesterol üzerinde olumlu etkileri olduğu belirtiliyor. Bitki sterolleri ve stanolleri içeren ürünlerin LDL kolesterolü düşürmede etkili olduğu bilimsel verilerle destekleniyor.

Probiyotik ve prebiyotik içeren fermente gıdalar, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki gösterebiliyor. Omega-3 yağ asitleriyle zenginleştirilmiş ürünlerin ise kalp-damar sağlığına katkı sağladığı ifade ediliyor. Karotenoidler, özellikle lutein ve zeaksantin, yaşa bağlı görme kaybı riskinin azaltılmasıyla ilişkilendiriliyor.

Her Fonksiyonel Etiket Faydalı mı?

Her “fonksiyonel” ibaresinin bilimsel olarak güçlü bir fayda anlamına gelmediği br gerçek. Bazı ürünlerde etkin bileşiğin miktarı, sağlık üzerinde anlamlı bir etki yaratmak için yetersiz kalabiliyor. Ayrıca “destekler”, “yardımcı olabilir” gibi muğlak ifadeler tüketicide yanlış beklenti oluşturabiliyor.

Türkiye’de fonksiyonel gıdalar özel bir yasal kategoriye sahip değil. Denetimler, genel gıda mevzuatı ve sağlık beyanları düzenlemeleri kapsamında yürütülüyor. Bu durum, bazı ürünlerde iddiaların sınırlarının belirsizleşmesine yol açabiliyor.

En Büyük Yanılgı: ‘Nasıl Olsa Sağlıklı’ Algısı

Fonksiyonel gıdalarla ilgili en büyük risk, tüketicide sağlıksız beslenme alışkanlıklarını telafi edebileceği düşüncesinin oluşması. Şeker oranı yüksek ama vitamin eklenmiş ürünler ya da aşırı işlenmiş olmasına rağmen lif ilaveli atıştırmalıklar, uzun vadede beklenenin tersine sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

Fonksiyonel gıda tercihlerinde ambalaj ön yüzündeki iddialardan çok, içerik listesi ve besin değerleri dikkate alınmalı. Etkin maddenin miktarı, ürünün şeker, tuz ve doymuş yağ içeriği ile birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *