Ramazan ayının gelmesi ile birlikte mutfak masrafı da yeniden gündemde. İftar sofralarının maliyeti, zincir market raflarındaki etiketler, üretici fiyatlarındaki sıçrama ve ücretlerin enflasyon karşısındaki reel erimesi birlikte okunduğunda, 2026 Ramazanı ekonomik baskının en yoğun hissedildiği dönemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’nin ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 8,46, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43,58 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 38,18 artması, gıda zincirinin daha en başında maliyet baskısının sürdüğünü ortaya koyuyor. Üretici cephesindeki bu artış, tüketiciye yansıyan fiyatlarla birleştiğinde mutfaktaki tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
TÜRK-İŞ mutfak enflasyonunu yüzde 41,1, İstanbul Ticaret Odası ise yüzde 36,8 olarak ölçümledi.
MUTFAĞIN ATEŞ SÖNMÜYOR!
Gıda fiyatlarında 2025 boyunca süren yukarı yönlü seyir, 2026’nın ilk ayında yeni bir eşiği aşmış durumda.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın 1 ila 25 Ocak dönemine ilişkin hesaplamasına göre aylık gıda enflasyonu yüzde 5,17’ye çıkarken, yıllık artış ise yüzde 30,5’e ulaştı.
Bu oran son iki yılın en yüksek aylık gıda artışı olarak kayda geçti.
Dört aydır düşüş eğiliminde olan aylık artışın ocakta yeniden hız kazanması, gıda enflasyonunun “yapışkan” bir karakter kazandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
FİYATLAR KATLANDI MI?
Son dönemde ürün bazlı hareketler de dikkat çekti.
Taze meyve ve sebze grubunda fiyatı en hızlı düşen ürünler portakal, havuç ve kuru soğan olurken; kabak, taze fasulye ve patlıcan fiyatlarında belirgin artışlar kaydedildi.
Ramazan ayı öncesinde yapılan saha çalışmaları da fiyat artışının boyutunu netleştirdi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan öncesini karşılaştırdığı çalışmaya göre, markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü.
Limondaki artışı yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi.
SEBZE DE PAHALI
28 Ocak-12 Şubat döneminde markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu.
Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi.
Aynı dönemde markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 9,6 ile yeşil mercimek olarak açıklandı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görülürken, karnabaharı yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en yüksek artış ise yüzde 47,3 ile maydanozda gerçekleşti.
Markette fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 41,9 ile kuru soğan oldu.
BU NEYİN FARKI?
Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat farkları da dikkat çekici boyutta.
Bir litre ayçiçek yağı 109 TL ile 179 TL arasında değişirken, fiyat farkı yüzde 68’e ulaşıyor.
Bir kilogram nohut 109 TL ile 154 TL arasında satılıyor ve fark yaklaşık yüzde 41 olarak hesaplanıyor.
Bir kilogram bütün tavuk 95 TL ile 120 TL arasında; bir litre süt 58 TL ile 71 TL arasında; bir kilogram yoğurt ise 78 TL ile 93 TL arasında değişiyor.
Aynı ürünün farklı marketlerde yüzde 20’yi aşan fiyat farkıyla satılması, tüketici açısından maliyet baskısını daha da görünür kılıyor.
MENÜLER CEP YAKIYOR
Mevcut tablo, iftar sofralarının maliyetine doğrudan yansımış vaziyette.
Menülere göre kişi başı iftar fiyatları 500 TL ile 5 bin TL arasında değişiyor.
Dört kişilik bir ailenin dışarıda iftar maliyeti 2 bin TL’den başlarken, esnaf lokantasında yaklaşık 2 bin TL’ye kurulan sofra, orta segment restoranda 6-7bin TL bandına, lüks otellerde ise 15-20 TL'ye kadar yükseliyor.
Analistlere göre, enflasyon oranları gerilese bile fiyat seviyesinin yüksek kaldığı bir ortamda reel gelir kaybı devam ediyor.
Ramazan sofralarının maliyeti, bu kaybın günlük hayattaki en somut yansımalarından biri olarak belirginleşiyor.
FİYAT ARTIŞI DURMADI
Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise evde kurulan sofraların bile düşük maliyetli olmaktan uzaklaştığını vurgularken, şunları söyledi: "Çorba, etli ana yemek, yardımcı yemek, pide, salata, tatlı ve içecekten oluşan dört kişilik temel bir iftar menüsünün maliyeti neredeyse 2 bin TL aralığına yükselmiş durumda.
Kırmızı et fiyatları yıllık bazda yüzde 70’in üzerinde, tavuk eti yüzde 55, süt ve süt ürünleri yüzde 65 oranlarda arttı.
Bakliyat ve unlu mamuller grubunda artış yüzde 50, sebze ve meyvede ortalama yüzde 60 seviyesini aştı."
Kaynak: Haber Global
