Süt ve yoğurt tüketimiyle ergenlerin ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi inceleyen geniş katılımlı araştırma, beslenme alışkanlıklarının psikolojik belirtilerle bağlantısına dikkat çekti.
Frontiers in Nutrition dergisinde 13 Ekim 2026’da yayımlanan çalışmada, Çin’in Shandong bölgesindeki 135 bin 138 öğrencinin beslenme alışkanlıkları ile depresyon ve kaygı belirtileri değerlendirildi.
Her gün süt içenlerde belirti puanları daha düşük
Araştırmacılar, öğrencilerin süt, yoğurt, süt tozu ve peynir tüketimini sıklık ve miktar bakımından ayrı ayrı inceledi. Ruh sağlığı değerlendirmesinde ise standart depresyon ve kaygı ölçeklerinden yararlanıldı.
Öğrencilerin yüzde 27,5’i her gün süt içtiğini bildirdi. Çeşitli kişisel ve ailevi özellikler hesaba katıldığında, günlük süt tüketenlerin depresyon belirti puanı hiç süt içmeyenlerden 2,30; kaygı puanı ise 0,90 puan daha düşüktü. Yoğurdu daha sık tüketenlerde de benzer yönde ilişki görüldü.
Bütün süt ürünleri aynı sonucu vermedi
Süt ve yoğurt için daha tutarlı bir örüntü ortaya çıkarken süt tozu, peynir ve toplam tüketim miktarına ilişkin sonuçlar değişkenlik gösterdi. Bazı ilişkiler cinsiyete ve öğrencilerin yaşadığı bölgeye göre farklılaştı.
Araştırmacılar, süt ürünlerini tek bir başlık altında değerlendirmek yerine ürün türünü, tüketim sıklığını ve miktarını ayrı incelemenin önemini vurguladı. Çalışma Çin’in Ulusal Ar-Ge Programı ve Shandong sağlık araştırma fonuyla desteklendi; yazarlar ticari çıkar çatışması bildirmedi.
Bazı kriterler ölçülmedi
Araştırmanın sınırlılıkları: Çalışma, 2024 yılında toplanan anket verilerinin kesitsel analizine dayanıyor. Beslenme ve psikolojik belirtiler öğrencilerin kendi bildirimleriyle ölçüldü; uyku, ekran süresi, zorbalık ve aile ilişkileri gibi bazı etkenler değerlendirmeye alınmadı.
Bu nedenle sonuçlar, süt ürünleri tüketimi ile belirtiler arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor; ilişkinin yönünü ve zaman içindeki seyrini açıklamak için uzun süreli takip çalışmalarına ihtiyaç bulunuyor.
